Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, davetine icabetle Türkiye'ye gelen Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'i Vahdettin Köşkü'nde ağırladı. İki liderin gerçekleştirdiği zirvede ekonomik ilişkiler başta olmak üzere bölgesel meseleler ele alındı. Görüşmelerin ardından Şahbaz Şerif ile basın toplantısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede yaşanan son gelişmelere değinerek sorunların diplomasiyle çözülmesini desteklediklerini ifade etti.
Erdoğan: İsrail mutabakatı dinamitlemeye çalışıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in saldırgan tutumunun devam ettiğini belirterek, "İsrail'in mutabakatı dinamitlemeye yönelik tahriklerini dikkatle takip ediyoruz. Siyasi bekasını bölgede çatışmaların sürmesine bağlayan Siyonist katliam kadrosu, özellikle Lübnan'ı ve Suriye'yi rahat bırakmıyor. İsrail işgal güçleri, Gazze'deki mazlumlara yönelik hukuk ve insanlık dışı saldırılarına da devam ediyor. Savaş bağımlısı mevcut İsrail hükümetinin coğrafyamızı tekrar barut ve kan kokusuna boğmasına fırsat vermemek gerekiyor" dedi.
İslamabad Mutabakatı ile dünya derin bir nefes aldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan'ın arabuluculuğunda sağlanan İslamabad Mutabakatı'na da değinerek, "İslamabad mutabakatıyla sağlanan sükunet sayesinde tüm dünya derin bir nefes almıştır. Son günlerde uluslararası basına yansıyan haberler, müzakere sürecinin hangi zorluklarla yürütüldüğünü ortaya koymaktadır. Bu neticenin alınmasında büyük emeği geçen değerli kardeşim Başbakan Şerif'i ve Pakistanlı kardeşlerimizi bir daha tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.
Şerif: Türkiye hep yanımızda oldu
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ederek, "Değerli kardeşim Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ediyorum. İstanbul'u ziyaret etmek her zaman büyük bir memnuniyet. Doğu ve Batı'yı bir araya getiren bir şehir. Genç kadınlar, kızlar, anneler yoğun çabalar sarf ettiler Türk Kurtuluş Savaşı'nda. Bizim halkımız da onlara yardım etti. İki ülke arasında hep böyle bir dayanışma oldu" dedi.
İkili görüşme ve heyetler arası toplantı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Pakistan Başbakanı Şerif arasındaki görüşme yaklaşık bir saat sürdü. Basına kapalı gerçekleşen görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç hazır bulundu. Liderler, ikili görüşmenin ardından heyetler arası görüşme gerçekleştirdi.
İş Forumu ve ekonomik işbirliği
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Görüşmelerde, Türkiye ile Pakistan arasında ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere, ilişkiler tüm boyutlarıyla gözden geçirilecek, bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulacaktır. Ziyaret kapsamında ayrıca bir İş Forumu düzenlenmesi de öngörülmektedir" dedi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İstanbul'da düzenlenen "Türkiye-Pakistan İş Forumu"na katılarak bir konuşma yaptı. Şerif, "Türkiye, Pakistan'ın dünya çapında en sadık müttefiklerinden biridir. İki ülke arasındaki bu kardeşçe bağ, yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Aslında bu bağ, Pakistan'ın 1947'de kurulmasından çok önceye uzanmaktadır" ifadesini kullandı.
Pakistan'ın arabuluculuk rolü
Şerif, Pakistan'ın ABD ile İran arasında barış için arabuluculuk yapabildiğini belirterek, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük desteğiyle, ABD ile İran arasında barış için arabuluculuk yapabildiğimiz zaman geldi. Bu, kolay bir görev değildi, oldukça zorluydu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve diğer dost ve kardeş ülkelerin samimi desteği olmasaydı, bu görev neredeyse imkansız olurdu" dedi. Şerif, Pakistan'ın arabuluculuğunda ateşkesin yürürlüğe girdiğini ve İslamabad Mutabakat Anlaşması'nın ABD Başkanı Donald Trump, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Pakistan Başbakanı olarak kendisi tarafından imzalandığını hatırlattı.
Türkiye'nin ekonomik dönüşümü ve yatırım fırsatları
Şerif, Türkiye'nin son 20 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde gösterdiği ekonomik dönüşüme dikkat çekerek, "Sanayi yapınız tamamen dönüşüme uğradı. Bugün otomobil sektörünüz, Avrupa ile aynı seviyede. Tekstil, hayvancılık ve tarım sektörleriniz de öyle. Bu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde son 20 yılda gerçekleşen bir tür küçük mucize oldu. Bugün buradayız ki, deneyimlerinizden ders alalım, büyük başarı hikayelerinizden faydalanalım" değerlendirmesinde bulundu.
Şerif, Karaçi Sanayi Parkı içinde Türk yatırımcılara özel bir bölge tahsis edileceğini aktardı. Ülkesinin nadir mineral kaynakları açısından zenginliğine işaret eden Şerif, "Şimdi ortak işbirliğimiz sayesinde bu doğal kaynakları keşfetmenin tam zamanı. Bence sınır yok" dedi.
Genç nüfus ve teknoloji yatırımları
Pakistan'ın 240 milyonluk nüfusunun yüzde 60'ının 15-30 yaş grubundan oluştuğuna dikkat çeken Şerif, genç nüfus gücünün oldukça fazla olduğunu söyledi. Her zorluğun aynı zamanda bir fırsat barındırdığını belirten Şerif, Pakistan'ın genç nüfusunun büyüklüğünün, yapay zeka odaklı girişimler ve teknoloji yatırımlarıyla ekonomik avantaja dönüştürülebileceğini ifade etti.
Türkiye-Pakistan dayanışması
Şerif, Pakistan ile Türkiye'nin tarih boyunca zor zamanlarda birbirinin yanında olduğuna dikkat çekerek, "Daha geçen yıl, hiçbir suçumuz yokken Pakistan'a bir savaş dayatıldığında ve topraklarımızı, ülkemizin şerefini ve haysiyetini savunmak zorunda kaldığımızda, Mareşal Asım Munir'in komutasındaki silahlı kuvvetlerimiz, o cesur birliklerimiz, 4 ila 5 gün içinde düşmanımızı daha önce hiç görülmemiş bir şekilde mağlup ettiler. Ve o dönemde, az sayıdaki kardeş ülke arasından kim Pakistan'ı destekliyordu; Türkiye. Türkiye, Pakistan'ın yanında kaya gibi durdu" dedi. Türkiye'nin bu nedenle bazı ticari kayıplarla karşı karşıya kaldığını belirten Şerif, "Onlar 'bir kardeşe yardım ediyor ya da destek oluyorsak hiçbir önemi yok. Bu süreçte maddi kayıplar da vardır. Bu, bir bedel değildir' dediler" diye konuştu.
Somut sonuçlar çağrısı
Şerif, konferansta yapılan sunum ve konuşmaların somut sonuçlara dönüşmesi çağrısında bulunarak, "Bu yorumlar, sunumlar, sözler ve konuşmalar eyleme dönüştürülsün ve yıldırım hızıyla hayata geçirilsin ki, sadece somut sonuçlar elde etmekle kalmayalım, aynı zamanda karşılıklı güven, saygı ve haysiyet temelleri üzerine kurulu bu dostluğun, dünyanın şimdiye kadar görmediği bir tür ekonomik işbirliğine, ekonomik dönüşüme dönüştüğünü tüm dünyaya ilan edelim. Eğer bu meydan okumayı kabul etmeye hazırsak, o zaman sizi temin ederim ki hiçbir şey yolumuza engel olamaz. Ne bu Boğaz, ne dağlar, ne de dünyanın en büyük denizi" ifadelerini kullandı.



