Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Türkiye'ye gelen Karadağ Başbakanı Milojko Spajic, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile ayrı ayrı görüştü. Görüşmelerde savunma sanayii alanındaki iş birliğinin derinleştirilmesi öne çıktı.
Karadağ ile İlişkilerde Yeni Hedefler
Erdoğan, Spajic ile görüşmesinde iki ülke ilişkilerini her alanda daha ileri taşıyacaklarına inandığını belirtti. Özellikle ticaret, yatırım, turizm, savunma sanayii ve güvenlik konularında iş birliğini geliştirmek için gayret gösterdiklerini ifade eden Erdoğan, Türkiye öncülüğünde kurulan Balkan Barış Platformu'nun Balkanlar'da sınır güvenliği, enerji ve ulaşım gibi konuların ele alındığı bir zemin olmasından memnuniyet duyduğunu söyledi.
Slovakya ile NATO'nun Geleceği
Pellegrini ile görüşmede Erdoğan, NATO'nun Avrupa sütununu güçlendirmenin önemine değindi. Avrupa Birliği'nin savunmaya yönelik çabalarının NATO'yu tamamlayıcı bir özellik arz etmesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, Gazze'de huzur ve istikrarın tesisi ve insani felaketin bitirilmesi amacıyla yoğun bir şekilde çalıştıklarını vurguladı.
Arnavutluk'a COP31 Daveti
Erdoğan, Rama'yı kabulünde Türkiye ile Arnavutluk ilişkilerini daha ileri taşımak için çalıştıklarını, özellikle savunma sanayii alanındaki iş birliğini derinleştirmeyi arzu ettiklerini ifade etti. Erdoğan, Rama'yı kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 Liderler Zirvesi'ne davet etti.
Erdoğan: Türkiye NATO'nun Merkezî Aktörü
Erdoğan, sosyal medya hesabından Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi'ne ilişkin değerlendirmede bulundu. "İki günlük yoğun Ankara Zirvesi, Türkiye'nin NATO'nun güvenlik gündemine yön veren, krizlerde diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel barış perspektifini koruyan ve savunma sanayisi kapasitesiyle İttifakın dönüşümüne somut katkı sağlayan merkezî bir aktör olduğunu göstermiştir" ifadelerini kullandı. Erdoğan, "NATO 3.0 vizyonu, Avrupa'nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi ve ittifakın yeni döneme daha hazırlıklı biçimde uyum sağlamasını hedeflemektedir" derken, "Türkiye ise sahip olduğu askeri kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayisi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO'nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır" dedi. Trump ile görüşmelerinin KAAN ve F-35 programı başta olmak üzere Türkiye'nin beklentilerine uygun somut neticelere vesile olacağına inandığını dile getirdi.



