Tunus'ta Cumhurbaşkanı Kays Said yönetimi, 25 Temmuz 2021'de başlattığı süreçle demokratik kazanımları tasfiye ederken, son olarak Nahda Hareketi lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi hakkında verilen müebbet hapis cezası uluslararası kamuoyunda tepki çekti.
Gannuşi'ye Müebbet Hapis Cezası
84 yaşındaki Gannuşi, “Nahda'nın gizli yapılanması” olarak adlandırılan dava kapsamında müebbet hapis cezasına çarptırılırken, çok sayıda siyasetçi de ağır hapis cezalarına mahkum edildi. Gannuşi'nin kızı Sümeyye Gannuşi, babasının sağlık durumuna ilişkin bilgi verdi.
Sümeyye Gannuşi: Babamın Morali Yüksek
84 yaşındaki siyasetçinin sağ elini etkileyen hafif düzeyde Parkinson hastalığı bulunduğunu söyleyen Sümeyye Gannuşi, normal şartlarda ailesiyle birlikte olması gereken babasının cezaevinde tutulduğunu, buna rağmen moralinin yüksek olduğunu ifade etti:
“Babam zayıflığı ve teslimiyeti bilmez. Burgiba rejimine karşı direndi, ardından Bin Ali rejimine karşı mücadele etti. Her iki rejim de tarihe karıştı. Ancak Gannuşi ve temsil ettiği değerler, varlığını sürdürdü. Kays Said rejimi de bir gün sona erecek. Fakat Gannuşi’nin mirası yaşamaya devam edecek.”
Dosya Tamamen Siyasi
Tunus'taki siyasi atmosfer hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulunan Sümeyye Gannuşi, ülkedeki durumu Türkiye’de AK Parti ve onun geldiği siyasi geleneğin yaşadıklarına benzetti:
“Raşid el-Gannuşi ve Nahda Hareketi'ne yöneltilen gizli yapılanma iddiaları tamamen siyasi amaçlarla üretildi. Tüm dünya babamın uzun yıllardır itidalin ve ılımlılığın sembolü olduğunu bilmektedir. Sözde gizli yapılanma iddiası gerçeklikten çok bilim kurgu eserlerini andırıyor. Bu suçlamalar, Yüksek Yargı Konseyi'nin feshedilmesi ve siyasi isimleri yargılamak için özel hakimlerin atanmasının ardından ortaya çıktı. Dosya tamamen siyasi saiklerle hazırlandı. Babam bu nedenle soruşturma sürecini boykot edip mahkemelere çıkmayı da reddetti.”
Özgürlük, Adalet ve Onur
Sümeyye Gannuşi, Tunus’ta yaşananların Türkiye’nin geçmişte yaşadığı darbe süreçlerini hatırlattığını belirterek, babasının özgürlük ve İslam projesine olan inancını vurguladı:
“Babam, hayatını adadığı özgürlük ve İslam projesinin hâlâ geçerli olduğunu düşünüyor. Diktatörlüğün hiçbir hayır getirmeyeceğini, özgürlük, adalet, onur ve zulme karşı durma ilkeleri etrafında birleşilmesi gerektiğini savunuyor. Özgürlüğü ise insanlığın ortak iyiliği için sahip çıkılması gereken evrensel bir değer olarak görüyor.”



