Gazilere tarihi düzenleme: Malul sayılmayan yaralıya da aylık
Gazilere tarihi düzenleme: Malul sayılmayan yaralıya da aylık

AK Parti Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, terörle mücadele sırasında yaralanmasına rağmen mevcut mevzuat nedeniyle “malul” sayılmayan asker, polis, MİT mensubu ve güvenlik korucularına aylık bağlanmasını öngörüyor. Teklifin yasalaşması halinde, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yapan erbaş ve erler dahil askerî personel, MİT mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli, askerî öğrenciler ve güvenlik korucuları kapsama alınacak.

Malul sayılmayan yaralıya aylık bağlanacak

Teklifin 5’inci maddesiyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na geçici 20’nci madde ekleniyor. Buna göre, terörle mücadele görevi sırasında yaralanan ancak mevcut mevzuata göre malul sayılmayan personele, 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpılması sonucunda bulunacak tutarda aylık bağlanacak. Düzenleme kapsamında; ateşli silah mermi çekirdeği, şarapnel, el yapımı patlayıcı, mayın, havan, roket, el bombası ve benzeri patlayıcı mühimmat nedeniyle meydana gelen penetran yaralanmalar, patlama basıncı ve termal etkiler sonucu oluşan yaralanmalar ile terör örgütü mensuplarının kesici, delici veya ezici nitelikteki yakın muharebe saldırıları sonucu meydana gelen yaralanmalar değerlendirilecek.

Ancak her yaralanma otomatik olarak aylık bağlanması sonucunu doğurmayacak. Olay tarihindeki yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmaması ve kişinin mevcut sağlık durumuyla olay sırasında yaşadığı yaralanma arasında illiyet bağı bulunması gerekecek. Bu durum, içinde en az bir adli tıp uzmanının bulunduğu sağlık kurulunun hazırlayacağı raporla tespit edilecek.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Maliyeti Hazine karşılayacak

Şartları taşıdığı belirlenen kişilere aylık, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanacak. Yapılan ödemeler ise Hazine tarafından SGK’ye aktarılacak. Bu kişiler, aylık bağlanmasına ilişkin hükümlerin yanı sıra 1005 sayılı Kanun kapsamında gazilere tanınan diğer sosyal ve özlük haklarından da yararlanabilecek. Düzenleme, geçmişte yaralanan kişileri de kapsayacak. Kanunun yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylar bakımından hükümler bir defaya mahsus uygulanacak. Ancak hak sahiplerinin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde olay tarihinde bağlı bulundukları kurumlara başvurmaları gerekecek. Kişinin daha sonra malul olduğunun tespit edilmesi halinde vazife malullüğüne ilişkin hükümler uygulanacak ve bu madde kapsamında bağlanan aylık kesilecek.

Anne ve babaya asgari ücret güvencesi

Teklif, yalnızca yaralanan personeli değil, hayatını kaybeden vazife malullerinin anne ve babalarını da ilgilendiren yeni bir güvence getiriyor. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 72’nci maddesinde yapılması öngörülen değişiklikle, vazife malulü olarak hayatını kaybedenlerin anne ve babalarına bağlanacak toplam aylığın net asgari ücretin altında olmaması yasal güvenceye bağlanacak. Düzenlemeyle mevcut kapsama ilişkin sınırlamaların kaldırılması ve kategorik ayrım yapılmadan tüm vazife malullerinin anne ve babalarının kapsama alınması amaçlanıyor. Böylece anne ve babalara bağlanacak toplam aylık için bir taban ödeme güvencesi oluşturulacak.

Ödeme 2,5 asgari ücrete çıkacak

Teklifte gaziler açısından doğrudan ekonomik sonuç doğuracak bir başka düzenleme de yer alıyor. Başkasının yardım ve desteği olmadan hayatını sürdürmek için gerekli hareketleri yapamayacak derecede bakıma muhtaç olan gazi ve malullere yapılan ek ödeme artırılacak. Mevcut durumda net asgari ücretin iki katı olan ödeme tutarının, düzenlemeyle net asgari ücretin 2,5 katına çıkarılması öngörülüyor. Bu değişiklik, özellikle ağır bakım ihtiyacı bulunan gazi ve maluller açısından doğrudan gelir artışı anlamına geliyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Erbaş, er, korucu, öğrenci ve sivilere yeni taban

Teklifin 3’üncü maddesiyle, terörle mücadele kapsamında vazife malulü olan erbaş ve erler ile güvenlik korucuları, askerî öğrenciler ve sivillerin aylıklarında da artış öngörülüyor. Bu kişilerin vazife malullüğü aylıklarının hesaplanmasında, eğitim durumlarına bakılmaksızın en az 10’uncu derecenin 1’inci kademesi esas alınacak. Dört yıllık yükseköğrenim mezunları için ise 8’inci derecenin 1’inci kademesi dikkate alınacak. Söz konusu kişilere, yükseköğrenim mezunlarında olduğu gibi derece yükselmesinden yararlanma imkânı getirilecek. Dördüncü dereceye yükselenlerden itibaren de kademeli olarak 2 bin 100 ile 3 bin 600 arasında ek gösterge uygulanacak. Bu gruplara bağlanacak toplam aylık için de yasal bir taban oluşturulacak. Toplam aylığın, 35 bin 398 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpılması sonucu bulunacak tutardan az olmaması öngörülüyor. Bu tutarın altında kalan farkların Hazine tarafından karşılanması hükme bağlanıyor.

Geçmişteki yaralanmalar da kapsamda

Teklifin 4’üncü maddesiyle, terör eylemleri nedeniyle yaralanmasına rağmen ilgili mevzuata göre malul sayılmayan ve Nizamname hükümleri uyarınca derece tespiti yapılan kişilerin gösterge tablosunun güncellenerek aylıklarının artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda aylık bağlanan kişilerin, 1005 sayılı Kanun kapsamındakilere tanınan diğer sosyal ve özlük haklarından da aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlandırılması teklif ediliyor.

15 Temmuz gazilerine yeni hak

Teklifin 7’nci maddesi, 15 Temmuz darbe girişimini ve terör eylemlerini engellemeye çalışırken yaralanan kamu görevlileri ile sivillere yönelik yeni haklar da getiriyor. Malul sayılmayan veya derece tespiti yapılmayan kişilere 17 bin 135 gösterge rakamı üzerinden aylık bağlanması ve bu aylıklara 5454 sayılı Kanun kapsamında ek ödeme yapılması öngörülüyor. Böylece düzenlemenin kapsamı, yalnızca terörle mücadele görevi yürüten güvenlik personeliyle sınırlı kalmayacak. 15 Temmuz gecesi ve terör eylemlerinin önlenmesi sırasında yaralanan ancak mevcut mevzuat kapsamında maluliyet statüsüne giremeyen kamu görevlileri ve siviller de düzenlemeden yararlanabilecek.

“Maluliyet” nedeniyle kapsam dışında kalanlar

Teklifin bütününe bakıldığında, düzenlemenin en önemli yönünün terörle mücadelede yaralanma ile “malul sayılma” arasındaki hukuki boşluğu kapatmayı amaçlaması olduğu görülüyor. Bugüne kadar yaralanmasına rağmen mevzuattaki maluliyet şartlarını karşılamadığı için aylık ve belirli sosyal haklardan yararlanamayan kişiler için yeni bir hak sahipliği mekanizması kuruluyor. Teklifin bir başka özelliği ise yalnızca düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra meydana gelecek olayları değil, belirli şartlarla geçmişte yaşanan olayları da kapsaması. Özellikle geçici 20’nci madde kapsamında geçmiş olaylar için bir yıllık başvuru süresi öngörülmesi, uzun süredir hak arayan yaralı personel açısından düzenlemenin önemini artırıyor.