İstanbul Ticaret Üniversitesi ile 15 Temmuz Derneği iş birliğinde düzenlenen "10. Yılında 15 Temmuz: İrademiz, Zaferimiz" panelinde konuşan Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, FETÖ'nün Türkiye'deki darbe süreçleriyle uzun yıllara yayılan bir geçmişe sahip olduğunu anlattı. Likoğlu, "Fetullah Gülen 1960 darbesinden itibaren devlet kurumlarına sistemli şekilde sızdı, kadrolaştı ve yıllar içinde kritik kurumlarda etkisini artırdı. 1986'daki askeri soruşturmalarda isimleri geçenler, yıllar sonra general rütbesiyle 15 Temmuz darbe girişiminde aktif rol aldı" dedi.
Panelde FETÖ'nün Tarihsel Arka Planı Ele Alındı
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hanifi Parlar'ın moderatörlüğünde düzenlenen panele, Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kavas, Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdülkadir Akil ve GSRL Üyesi Dr. Nevzet Çelik konuşmacı olarak katıldı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül de iştirak etti. Panelde FETÖ'nün devlet kurumlarına sızma yöntemleri, 15 Temmuz darbe girişimine giden süreç ve örgütle mücadelenin bugünkü seyri detaylı şekilde ele alındı.
İstanbul Valisi Gül: Millet Uçurumun Kenarından Döndü
İstanbul Valisi Davut Gül, 15 Temmuz'un yalnızca şehit ve gazileri anma günü değil, milletin demokrasi ve bağımsızlığına sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Darbecilerin milletin direnişini ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın liderliğini hesaplayamadığını ifade eden Gül, "15 Temmuz'da elde edilen zaferi gelecek nesillere aynı bilinçle aktarmalıyız" dedi.
Likoğlu: FETÖ 1960 Darbesinden Beri Sızıyor
Hüseyin Likoğlu, FETÖ'nün yalnızca 15 Temmuz darbe girişimiyle ortaya çıkan bir yapı olmadığını vurgulayarak, örgütün Türkiye'deki darbe süreçleriyle uzun yıllara yayılan bir geçmişe sahip olduğunu anlattı. Fetullah Gülen'in 1960 darbesinden itibaren çeşitli dönemlerde devlet kurumlarına sistemli şekilde sızdığını belirten Likoğlu, örgütün özellikle eğitim faaliyetlerini kullanarak kadrolaştığını ve yıllar içinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) başta olmak üzere kritik kurumlarda etkisini artırdığını ifade etti. 1986'daki askeri soruşturmalarda isimleri geçen bazı kişilerin yıllar sonra general rütbesine yükselerek 15 Temmuz darbe girişiminde aktif rol aldığını hatırlatan Likoğlu, bunun örgütün onlarca yıla yayılan planlı yapılanmasının en somut göstergelerinden biri olduğunu kaydetti.
Yarım Asırlık Tehdit Bertaraf Edildi
15 Temmuz'un yalnızca FETÖ ile sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Likoğlu, örgütün arkasındaki yapıların ve destek mekanizmalarının da doğru analiz edilmesinin önemine dikkat çekti. Likoğlu, "FETÖ kendiliğinden ortaya çıkmış bir oluşum değil. Örgüt, geçmişte Osmanlı topraklarında faaliyet gösteren misyoner yapılanmaların kullandığı yöntemlere benzer şekilde eğitim yoluyla devlet kurumlarına nüfuz etti. 15 Temmuz'da milletin gösterdiği direniş sayesinde, yarım asırlık büyük bir tehdit bertaraf edildi. Benzer yapıların yeniden ortaya çıkmasını önlemek için 15 Temmuz'un iyi anlaşılması, hafızalarda canlı tutulması ve mücadelede yalnızca örgüte değil, onu destekleyen yapılara karşı da dikkatli olunması gerek" şeklinde konuştu.



