Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Uçum, geçiş sürecinin tamamlanmasına yönelik unsurları değerlendirerek, bundan sonraki aşamada pratik konuların ağırlık kazanacağını, yasal düzenlemelerin ise oransal olarak daha az yer tutacağını ifade etti. Ancak bu durumun, yasal düzenlemelerin önemsiz olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.
Geçiş Sürecinin Temel Unsurları
Uçum, devletin geçiş sürecinde muhataplarıyla yürüttüğü diyaloğun, terörün her mecradan kesin ve sürekli tasfiyesi için yapılan bir temas olduğunu belirtti. Diyaloğun amacının, Terörsüz Türkiye'ye geçiş sürecinin en sorunsuz şekilde tamamlanmasını sağlamak olduğunu söyleyen Uçum, diyaloğa farklı anlamlar yüklenmesinin ve ana mecrasından uzaklaştırılmasının sürece zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramayacağını ifade etti.
Sürecin Başlangıcı ve Gelişimi
Uçum, Terörsüz Türkiye'ye geçiş sürecinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 25-26 Ağustos 2024'te Ahlat ve Malazgirt programlarında, 30 Ağustos 2024'te Zafer Bayramı etkinliğinde ve 1 Ekim 2024'te TBMM'nin yeni yasama yılı konuşmasında açıkladığı yeni paradigma ile başladığını hatırlattı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de bu konuda öncü girişimler yaptığını belirtti.
Sürecin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliği, Bahçeli'nin kararlı yaklaşımları, Cumhur İttifakı'nın iradesi ve devlet kurumlarının titiz çalışmalarıyla güçlü bir şekilde devam ettiğini söyleyen Uçum, geçen 20 aylık sürede önemli ilerlemeler kaydedildiğini ve hedefe erişmenin eşiğine gelindiğini ifade etti.
Geçiş Sürecindeki Önemli Adımlar
- 27 Şubat 2025: Öcalan'ın tarihi çağrısı yayımlandı. Çağrıda statü taleplerinden vazgeçilmesi, devlet ve toplumla bütünleşme, tek devlet ve tek ulus vurgusu yapıldı.
- 12 Mayıs 2025: Terör örgütünün fesih kararı ilan edildi.
- 11 Temmuz 2025: Silah yakma merasimi gerçekleştirildi.
- 12 Temmuz 2025: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Kardeşlik Manifestosu' konuşmasıyla süreç üst aşamaya geçti.
- 5 Ağustos 2025: TBMM'de 'Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu' kuruldu.
TBMM Komisyonu Raporu
Uçum, TBMM Komisyonu'nun 18 Şubat 2026'da raporunu tamamladığını belirterek, raporun geçiş süreci hukuku açısından toplumsal rızayı güçlendirdiğini ifade etti. Raporda, münfesih PKK'nın tüm unsurlarıyla silah bıraktığının tespit ve teyit edilmesi gerektiği, yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğu ve geçiş süreci için müstakil, geçici bir kanun çıkarılması önerildi. Ayrıca, ceza ve infaz hukuku düzenlemelerine yollama yapılarak adli işlemlerin gerekliliğine işaret edildi.
Raporda, yürütme içinde bir izleme ve raporlama mekanizması kurulması önerilirken, yapılacak düzenlemelerin toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmaması gerektiği vurgulandı.
Geçiş Sürecinin Tamamlanması
Uçum, geçiş sürecinin tamamlanması için sistematik terörün tasfiyesinin unsurlarını sıraladı: aktif terör pratiğinin tasfiyesi, teröre destek pratiklerinin tasfiyesi, terör dilinin tasfiyesi ve demokratik siyaset üzerindeki terör vesayetinin tasfiyesi. Ayrıca, illegal yapılar yoluyla oluşturulan 'gayrimeşru ve üstenci kadro vesayeti'nin ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti.
Siyasi Dil ve Topluma Güven
Uçum, geçiş sürecinde kullanılan dilin, özellikle siyasi dilin önemine dikkat çekti. Diyalog yürütülen muhatapların, toplumun tüm kesimlerine güven vermesi ve endişeleri gidermesi gerektiğini söyledi. Öcalan'ın iradesi dikkate alınarak, terör ve şiddet siyasetinin gayrimeşru olduğunun ifade edilmesi ve silaha dönüş dilinin terk edilmesi gerektiğini vurguladı.
Etnik siyaset tarzının Türkiye siyasetinin önüne çıkarılmaması gerektiğini belirten Uçum, 'Kürdistan' ifadesinin etnik siyaset aracı olarak kullanılmasının doğru olmadığını ifade etti.
Uçum, sözlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kazakistan dönüşü uçakta yaptığı açıklamalarla tamamladı: 'Biz kararlıyız. Terörsüz Türkiye hedefini istemeyenleri sevindirmeyeceğiz, buna fırsat vermeyeceğiz. Bütün engelleri vakar içinde aşarak Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız.'



