Siyaset kulislerinde konuşulan yeni iddialar, kamuoyunda bağımsız bir siyasi hareket olarak tanıtılan Yeni Parti’nin aslında CHP’ye yönelik dört aşamalı bir planın parçası olduğunu öne sürüyor. Edinilen bilgilere göre, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibi, devam eden yargı sürecinden çıkabilecek olası kararlara göre hareket etmeye hazırlanıyor. Yeni Parti’nin ise bu süreçte bir operasyon üssü olarak kullanılabileceği belirtiliyor.
Kulis bilgilerine göre, masada dört farklı senaryo bulunuyor. Bu senaryoların her biri, yargıdan çıkacak kararın niteliğine göre devreye sokulacak şekilde kurgulanmış durumda. Planın merkezinde ise Selin Sayek Böke’nin yer aldığı iddia ediliyor.
Yeni Parti neden “operasyon üssü” olarak anılıyor?
İddialara göre Yeni Parti, kendi başına siyaset yapacak bağımsız bir hareket olmaktan çok, CHP’de yaşanabilecek gelişmelere karşı hazırlanmış bir güvence mekanizması. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti kurmaylarının, yargı sürecinin sonucuna göre CHP yönetimini yeniden ele geçirmek için bu yapıyı bir araç olarak kullanması bekleniyor.
Devam eden davayla ilgili dört ana ihtimal üzerinde duruluyor. Bunlardan ilki, mahkemenin eski yönetimin önünü açacak bir karar vermesi. Bu durumda Özel’e sadık kadroların hızla CHP yönetimine yerleştirilmesi planlanıyor. Planın kilit ismi ise Selin Sayek Böke. Böke’nin üstleneceği rolle birlikte Gül Çiftçi ve Aylin Nazlıaka gibi isimlerin de yönetim kademelerine taşınması ve partinin dolaylı yoldan kontrol edilmesi hedefleniyor.
Senaryo 1: Böke üzerinden dolaylı kontrol
İlk senaryoda, yargıdan çıkacak kararın eski CHP yönetimini yeniden yetkili kılması halinde, Özgür Özel’e bağlı isimlerin parti içinde güçlendirilmesi öngörülüyor. Bu kapsamda Selin Sayek Böke’nin kilit bir pozisyona getirilmesi, Gül Çiftçi ve Aylin Nazlıaka’nın da yönetim kademelerinde yer alması planlanıyor. Böylelikle partinin doğrudan değil, dolaylı bir yönetimle kontrol altına alınması amaçlanıyor.
Kulislerde konuşulan bu plan, doğrudan bir genel başkanlık değişikliği yerine, parti yönetiminin Özel’e yakın isimler aracılığıyla yeniden şekillendirilmesini öngörüyor. Bu formülde Böke’nin öne çıkması, partinin mevcut yapısının korunarak yönetimin ele geçirilmesini sağlayacak bir geçiş modeli olarak değerlendiriliyor.
Senaryo 2: Olağanüstü kurultay ve 45 günlük süre
İkinci senaryo ise mahkemenin CHP yönetimine bir çağrı heyeti ataması ihtimaline dayanıyor. Böyle bir kararın çıkması halinde, yasal süreç gereği 45 gün içinde olağanüstü kurultayın yapılması gerekiyor. Hazırlıkların tamamlandığı, Özel’e sadık delegelerin hızlıca organize edileceği belirtiliyor.
Bu senaryoda devreye yine Selin Sayek Böke giriyor. Delegelerin desteğiyle Böke’nin genel başkan adayı olarak gösterilmesi, ardından yapılacak kongrede genel başkanlığa seçilmesi planlanıyor. Böylece Özgür Özel, doğrudan aday olmadan, partinin yönetimini Böke üzerinden yeniden kendi kontrolüne almayı hedefliyor. Bu formül, "kurultay operasyonu" olarak nitelendiriliyor.
Senaryo 3: Milletvekili transferleriyle CHP’yi eritme
Üçüncü senaryo, hukuki süreçten kurultay açılmasını sağlayacak bir sonuç çıkmaması durumunda devreye girecek. Bu kez doğrudan CHP içindeki milletvekilleri ve teşkilat yöneticileri hedef alınacak. İddiaya göre, CHP bünyesinde siyaset yapan isimlerin Yeni Parti’ye transfer edilmesiyle Meclis’teki grup gücü ve teşkilat yapısı büyütülecek.
Bu senaryoda amaç, CHP’ye doğrudan dönüş mümkün olmadığında partiyi parça parça yeni yapıya taşımak. Böylece CHP’nin siyasi gücü eritilirken, Yeni Parti’nin bir siyasi güç olarak öne çıkması sağlanacak. Kulis bilgilerinde, bu yöntemin partiyi "içten" zayıflatmaya yönelik bir hamle olduğu yorumu yapılıyor.
Senaryo 4: Mutlak butlan kararının kaldırılması ve birleşme
Dördüncü ve en kapsamlı senaryo ise birleşme operasyonunu içeriyor. Eğer mahkeme mutlak butlan kararını kaldırırsa, Böke ve Özel’e yakın kurmayların Yeni Parti’nin feshini isteyeceği, ardından tüm yapının yeniden CHP çatısı altında toplanacağı ifade ediliyor.
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde Özgür Özel ve ekibinin CHP’ye resmen geri dönüşü sağlanacak. Daha sonra düzenlenecek büyük bir kurultayla partinin tepeden tırnağa yeniden dizayn edilmesi planlanıyor. Bu formül, masadaki en radikal seçenek olarak değerlendiriliyor.
Planın merkezindeki isim: Selin Sayek Böke
Dört senaryonun üçünde de Selin Sayek Böke’nin adının geçmesi dikkat çekiyor. Özellikle kurultay ve çağrı heyeti senaryolarında Böke’nin genel başkan adayı olarak öne çıkarılması, kulislerde Özgür Özel’in parti yönetimine doğrudan görünmeden hükmetme isteğiyle ilişkilendiriliyor. Gül Çiftçi ve Aylin Nazlıaka ise yönetim kademelerindeki diğer kritik isimler olarak sıralanıyor.
Tüm bu iddialar, henüz resmi bir açıklamayla doğrulanmış değil. Ancak kulislerde konuşulan dört aşamalı yol haritası, Yeni Parti’nin bağımsız bir siyasi oluşum olmaktan ziyade, CHP’ye dönüşü mümkün kılacak bir operasyon üssü olarak değerlendirilmesine neden oluyor. Yargıdan gelecek kararın hangi senaryoyu harekete geçireceği ise siyaset kulislerinin en sıcak gündemi olmaya devam ediyor.



