MİT operasyonuyla yakalanan Sığırcıkoğlu'na müebbet ve 35 yıl hapis istemi
MİT operasyonuyla yakalanan Sığırcıkoğlu'na müebbet ve 35 yıl hapis

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) operasyonuyla Suriye-Lübnan sınırında yakalanarak Türkiye'ye getirilen Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırladı. İddianamede, Sığırcıkoğlu'nun 'devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme' ve 'devletin güvenliğine ilişkin gizli bilgileri casusluk maksadıyla açıklama' suçlarından müebbet hapis ve 35 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

İddianamede yer alan iddialar

Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Sığırcıkoğlu'nun MİT'teki görevi sırasında tanıdığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanları Yarbay Hüseyin Harmoush ve Binbaşı Mustafa Kassum'un kaçırılarak Esed rejimine teslim edilmesi planını organize ettiği ve gerçekleştirdiği belirtildi. Bu eylemler nedeniyle 2012 yılında Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 'cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 20 yıl hapis cezasına mahkum edildiği ve kararın Yargıtay tarafından onandığı hatırlatıldı.

2014 yılında Osmaniye Açık Ceza İnfaz Kurumu'na sevki sırasında verilen 10 saatlik yol iznini kullanarak firar eden Sığırcıkoğlu'nun, sonraki 10 yıl boyunca devrik Esed rejiminin koruması altında Suriye'nin farklı bölgelerinde yaşadığı kaydedildi. Bu süreçte rejim unsurları ve Rus istihbarat servisleriyle temas kurduğu, MİT'in faaliyetleri ve personeline ilişkin gizli bilgileri bu yapılara aktardığı anlatıldı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Kara propaganda ve örgüt bağlantıları

İddianamede, sanığın 2014-2016 yılları arasında THKP-C/ACİLCİLER terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural ve Reyhanlı saldırısının faili Yusuf Nazik ile birlikte hareket ettiği belirtildi. Sığırcıkoğlu'nun bu dönemde çeşitli röportajlar vererek Türkiye aleyhine kara propaganda faaliyetleri yürüttüğü ifade edildi.

Ayrıca, Aralık 2024'te Esed rejiminin çökmesinin ardından önce Lübnan'a, ardından Rusya'ya kaçtığı, bir süre Rusya'da kaldıktan sonra yeniden Lübnan'a geçtiği ve Suriye-Lübnan sınırında MİT tarafından düzenlenen operasyonla yakalandığı aktarıldı.

Gizli bilgilerin ifşası

İddianamede, Sığırcıkoğlu'nun 1993 yılında MİT bünyesinde göreve başladığı ve 2012 yılına kadar kurumda çalıştığı, Suriye iç savaşının başlamasının ardından Hatay'ın Yayladağı ilçesindeki sığınmacı kamplarında görevlendirildiği anlatıldı. Görevinin sağladığı imkanlarla elde ettiği, devlet menfaatleri gereği gizli kalması gereken Esed rejimi muhalifi sığınmacılara ilişkin bilgileri, kurum faaliyetlerini ve MİT raporlarını rejim istihbaratına aktarmaya başladığı belirlendi.

Suriyeli bir aşiret lideriyle yaptığı görüşmeyi ses ve görüntü kaydı alabilen bir kalem aracılığıyla kaydederek Suriye istihbaratına ulaştırdığı, ÖSO komutanları Hüseyin Harmuş ve Adnan Kassoum'un 2011 yılında Hatay'dan kaçırılarak Suriye rejimine teslim edilmesini sağladığı tespit edildi. Bu eylemlerin, Türkiye'nin uluslararası pozisyonuna aykırı olduğu ve rejimin muhaliflere karşı güç gösterisi yapmasına neden olduğu vurgulandı.

Sanığın, Suriye'ye kaçmasının ardından Esed rejimi tarafından sağlanan imkanlarla istihbarat faaliyeti yürüttüğü, MİT'e ilişkin gizli bilgileri rejim unsurlarına aktardığı ve bir röportajda bazı MİT personelinin isimlerini deşifre ettiği kaydedildi.

Yargılama süreci

Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Sığırcıkoğlu'nun 'devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme' ve 'devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk amacıyla açıklama' suçlarından müebbet hapis ve 35 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. Ayrıca, devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgelerin bulunması nedeniyle yargılamanın kapalı oturumlarda yapılması talep edildi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması