RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Risklerini Araştırma Komisyonu'nda yaptığı konuşmada, çocukların korunmasına yönelik kriterlerin güçlendirildiğini ve yeni bir koruyucu sembol sisteminin yakında uygulamaya konulacağını duyurdu. Daniş, "Kısa zaman içerisinde uygulamaya başlayacağımız yeni koruyucu sembol sisteminde şiddetin türleri, ayırımcılık, intihar gibi isteğe bağlı yayın hizmetlerine özel yazılı uyaranlar geliştirdik. Çocukların korunmasına yönelik kriterleri güçlendirdik. Savunmasız gruplara yönelik koruma yaklaşımını daha da genişlettik" dedi.
Komisyon Başkanı Beyazıt: Şiddet Görüntülerinin Tekrarı Yeni Mağduriyetler Doğuruyor
AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplanan komisyonun açılış konuşmasını yapan Beyazıt, toplantının amacının ilgili kurum ve platformların görev ve sorumluluk alanlarını değerlendirmek ve uygulanabilir çözüm önerileri geliştirmek olduğunu belirtti. Beyazıt, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun sorumluluğu, okul saldırılarının ve gençlik şiddetinin haberleştirilmesinde çocukların mahremiyetini koruyan, şiddeti normalleştiren ve saldırganı görünürlük yoluyla özendirmeyen yayın ilkelerinin uygulanmasını sağlamaktır. Şiddet görüntülerinin sürekli tekrar edilmesi, saldırı yöntemlerinin ayrıntılı biçimde gösterilmesi ve çocukların kimliklerinin açığa çıkarılması yeni mağduriyetler doğurabilmektedir" ifadelerini kullandı.
Dijitalleşme Yeni Risk Alanları Oluşturuyor
RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, dijitalleşmenin çocukların bilgiye erişimini kolaylaştırmakla birlikte yeni risk alanları da ortaya çıkardığını vurguladı. Daniş, "Şiddet içerikleri, siber zorbalık, mahremiyet ihlalleri, dezenformasyon ve yaşlarına uygun olmayan yayınlar çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Üstelik bütün çocukların karşılaştıkları içerikleri yalnızca kendi tercihleri belirlememektedir. Algoritmik öneri sistemleri, izleme alışkanlıklarından hareketle benzer içerikleri sürekli öne çıkarabilmekte ve kimi zaman zararlı içeriklerin görünürlüğünü artırabilmektedir" dedi. Daniş, çocukların dijital ortamda korunmasının yalnızca ailelere bırakılamayacağını, kamu kurumları, yayıncılar, teknoloji şirketleri, eğitim camiası ve toplumun ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Yeni Sembol Sisteminde Zorbalık İlk Kez Çok Boyutlu Ele Alındı
Çocukların korunmasında en etkili araçlardan birinin akıllı işaretler ve koruyucu sembol sistemi olduğunu belirten Daniş, lisanslı dijital yayıncılığın değişen ihtiyaçlarına göre güncellenmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Daniş, "Kısa zaman içerisinde uygulamaya başlayacağımız yeni koruyucu sembol sisteminde şiddetin türleri, ayırımcılık, intihar gibi isteğe bağlı yayın hizmetlerine özel yazılı uyaranlar geliştirdik. Çocukların korunmasına yönelik kriterleri güçlendirdik. Savunmasız gruplara yönelik koruma yaklaşımını daha da genişlettik. Günümüzde çocuklar için önemli bir sorun olan zorbalık, ilk kez çok boyutlu şekilde ele alındı. Kumar gibi davranışsal bağımlılık, uyuşturucu gibi madde kullanımına ve dilin doğru kullanımına özen gösterilerek bağımlılık ve uygunsuz dil olmak üzere iki yeni içerik sembolü eklenmesi planlanmaktadır. Ayrıca, yaş kategorilerinde de '10+' ve '16+' sembollerinin eklenmesi ve çocuklara yönelik olumsuz içerik taşıyan yayınların yayınlanma saatlerinin yeni semboller ışığında yeniden düzenlenmesi yapılacaktır" dedi.
Son 5 Yılda 454 İdari Yaptırım, 345 Milyon TL Ceza
Daniş, dijital platformlarda ebeveyn kontrolü, çocuk profili, PIN uygulaması ve içerik filtreleme araçlarının etkin biçimde sunulmasını yakından takip ettiklerini belirtti. Çocuklara karşı genel ahlaka aykırılık, dilin kaba kullanımı, bağımlılık riski içeren yapımlar, suç, şiddet ve istismar içeriklerine karşı yaptırımlarda bulunduklarını aktaran Daniş, "Son 5 yılda 454 kez idari yaptırım uygulanmıştır. Uygulanan idari para cezalarının toplamı 345 milyon TL civarındadır. Ancak yaklaşımımız yalnızca ihlal sonrasında ceza uygulamak değildir. Yayıncılarla sürekli diyalog içinde önleyici rehberliği, ortak sorumluluğu ve çocuk hakları odaklı yayıncılık anlayışını güçlendirmeyi önemsiyoruz" diye konuştu.
Yapay Zeka Destekli Denetim: VIA Projesi
Dijital yayın ortamının büyüklüğü ve değişim hızının denetim kapasitesinin teknolojiyle birlikte geliştirilmesini zorunlu kıldığını ifade eden Daniş, "Bu doğrultuda VIA Projesi'yle yapay zeka destekli izleme, analiz ve raporlama kapasitemizi güçlendiriyor, dijital yayın ortamındaki risklere daha hızlı ve etkili biçimde müdahale etmeyi hedefliyoruz. Bugün mesele yalnızca çocukların hangi içeriği izlediği değildir, o içeriğin çocukların karşısına nasıl çıkarıldığı, hangi tasarım araçlarıyla sunulduğu ve algoritmalar tarafından nasıl önerildiği de en az içeriğin kendisi kadar önemlidir. Bu nedenle, algoritmik şeffaflığın artırılması, yaş güvencesi sistemlerinin geliştirilmesi, ebeveyn kontrol araçlarının güçlendirilmesi ve çocuk hakları etki değerlendirmesinin yaygınlaştırılması önümüzdeki dönemin temel çalışma alanları arasında yer almalıdır" dedi.
Gençlerin Medya Kullanımı Araştırması: Her 10 Gençten 9'u Sosyal Medyada Aktif
RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler, 2025 yılında 15-21 yaş arası 7 bin 511 genç ile gerçekleştirdikleri medya kullanımı ve dijital okuryazarlık araştırmasının sonuçlarını paylaştı. Güler, "Gençlerin sosyal medyayı günlük ortalama 3 saat 24 dakika, radyoyu 38 dakika kullandığını, sosyal medyanın neredeyse her gün kullanıldığını ve yüzde 77'sinin televizyon izlediğini tespit ettik. Bu tablo bize öncelikle şunu göstermektedir: Gençlerin medya merkezi artık geleneksel ekranlardan ve radyodan ziyade dijital ağlardır; yani her 10 gençten 9'u sosyal medyada aktif bir durumdadır" dedi. Güler, 2018 yılında yaklaşık 3 saat olan günlük televizyon izleme süresinin 2025 yılında 40 dakikalara gerilediğini belirterek, dijital platformlara her 10 gençten 6'sının aktif olarak bağlandığını, yüzde 89,2'sinin en az 1 sosyal medya hesabı bulunduğunu ve yüzde 25'inin profilinin herkese açık olduğunu ifade etti. Bu durumun aile denetiminin zayıfladığı bir gölge alan oluşturduğunu vurguladı.



