Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde, "Terörsüz Türkiye" sürecinde artık siyasi söylem aşamasından yasal altyapı aşamasına geçildiği görülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz" sözleri, devletin elindeki güvenlik ve istihbarat verileri doğrultusunda silah bırakma sürecinin belirli bir aşamaya geldiğine işaret ediyor.
Güler'den sürecin zamanlamasına ilişkin net ifadeler
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in açıklaması ise Meclis'e gelecek düzenlemelerin zamanlamasını netleştiriyor: "Önce silah bırakmanın sahada doğrulanması. Bu durumun istihbarat ve güvenlik kurumlarınca raporlanması. Ardından eş zamanlı yasal düzenlemelerin Meclis'e sunulması." Bu nedenle Ankara'da, düzenlemelerin "ön şartının" silah bırakmanın fiilen başlaması olduğu değerlendiriliyor.
Yasal düzenlemede neler var?
Henüz resmi metin ortaya çıkmadı ancak kulislerde ve önceki çözüm süreçlerinden farklı olarak şu başlıklar konuşuluyor:
- Örgüt üyelerinin teslim olması veya dönüş süreçlerine ilişkin hukuki mekanizmalar,
- Ceza infaz sisteminde bazı özel düzenlemeler,
- Etkin pişmanlık hükümlerinin genişletilmesi,
- Silah bırakmayı teşvik edecek hukuki güvenceler,
- Sürecin denetlenmesine ilişkin idari ve yargısal mekanizmalar.
Bunun dışında Ankara siyasi çevrelerinde, "genel af" beklentisinin gerçekçi olmadığı, hükümetin özellikle böyle bir düzenlemeye mesafeli durduğu belirtiliyor. Halkın büyük bölümü de bu tarz bir düzenlemeye karşı çıkıyor.
Yenikapı ruhuna vurgu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Tekrar Yenikapı ruhu aranıyorsa, vücut bulması gereken süreç Terörsüz Türkiye sürecidir" sözleri, sürecin sadece Cumhur İttifakı'nın değil, Meclis'teki tüm partilerin desteğiyle yürütülmesini istediği şeklinde yorumlanıyor. Buradaki mesajın özellikle CHP'ye, DEM Parti'ye ve diğer muhalefet partilerine yönelik olduğu değerlendiriliyor. İktidar, sürecin toplumsal ve siyasi meşruiyetinin geniş tabanlı destekle güçleneceğini düşünüyor.
Takvim şekilleniyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Meclis kapanmadan yetiştirebildiğimiz düzenlemeleri tamamlayacağız" açıklaması oldukça kritik bir sürece işaret ediyor. TBMM'nin mevcut çalışma takvimi dikkate alındığında gözler temmuz ayına çevrildi. Eğer sahadaki gelişmeler beklenen hızda ilerlerse süreç şöyle ilerleyecek:
- Güvenlik birimlerinin raporları gelecek,
- AK Parti ve Cumhur İttifakı ortak metni şekillendirecek,
- Düzenleme TBMM'ye sunulacak,
- İlk maddeler Meclis tatile girmeden yasalaştırılmaya çalışılacak.
Yetişmeyen veya daha kapsamlı çalışma gerektiren başlıkların ise sonbaharda başlayacak yeni yasama yılına bırakılması ihtimali bulunuyor. Tablo özetle şöyle: "Terörsüz Türkiye" sürecinde artık somut yasal adımların hazırlık aşamasına geçildiğini gösteriyor. Erdoğan'ın açıklaması siyasi iradeyi ortaya koyarken, Abdullah Güler'in sözleri de Meclis takviminin silah bırakma süreciyle senkronize işletileceğini ortaya koyuyor. Bu nedenle önümüzdeki haftalarda gözler hem sahadan gelecek silah bırakma doğrulamalarında hem de TBMM'ye sunulacak yasal paketlerde olacak.



