Yavuz Donat: Siyaset-Medya İlişkilerinde İtibar Kaybı ve CHP'nin Yumuşak Karnı
Yavuz Donat: Siyaset-Medya İlişkilerinde İtibar Kaybı

Yavuz Donat, köşe yazısında siyaset ve medya arasındaki ilişkilerin itibar ve güvenilirliğe verdiği zararı ele alıyor. CHP'nin eski Ankara İl Başkanı ve TBMM eski Başkanvekili Yılmaz Ateş'in, "Allah, Cumhuriyet Halk Partisi'ni basındaki yandaşlarından korusun" sözüne dikkat çekiyor. Donat, siyaset ile medya ve para ilişkilerinin ülke gündeminin önemli konularından biri haline geldiğini belirtiyor.

Partili Gazeteciler ve Ölçü Sorunu

Donat, gazetecilerin de herkes gibi siyasi tercihleri olabileceğini ancak bir partinin "amigosu, militanı veya avukatı" olmaması gerektiğini vurguluyor. Siyaset-medya ilişkilerinde ölçünün önemli olduğunu, orantısız övgü veya hakarete varan öfkenin doğru olmadığını ve itibar kaybına yol açtığını ifade ediyor.

CHP'nin Tarihinde Partili Gazeteciler Maddesi

Yazıda, CHP'nin 1935 ve 1938 kurultaylarında kabul edilen tüzüklerinde "partili gazeteciler" maddesi olduğu hatırlatılıyor. Madde 146'ya göre, sahibi CHP'li olan gazete ve dergilerin yazıları parti prensipleri bakımından göz önünde tutuluyor ve partili gazetecilerin parti programına aykırı yazı yazmamaları isteniyordu. Donat, 2026 Türkiye'sinde siyaset-medya-para üçgeninin gazete manşetlerine çıktığını belirterek herkesin özeleştiri yapması gerektiğini söylüyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Zaman Tünelinden: 1980 Sonrası Sol Mahalle

12 Eylül 1980 darbesi sonrası demokrasiye dönüşte, Anavatan Partisi iktidardaydı. Sol mahallede SHP (Erdal İnönü) ve DSP (Rahşan Ecevit) bölünmüştü. Donat, Cumhuriyet Gazetesi'nin SHP'den yana tavır koyduğunu, DSP'nin ise Ecevit'in yazdığı seçim şarkısıyla yurdu dolaştığını anlatıyor. SHP'nin seçim otobüsünde Ecevit'in "ak güvercin"ine karşılık "kara karga" benzetmesi yapıldığını ve Rahşan Ecevit'in toplantılarında Cumhuriyet Gazetesi'nin yırtılıp yakıldığını aktarıyor. Donat, o dönemi eleştirdiğini ve bugün partili gazetecilerin birbirini boğacak hale geldiğini belirtiyor.

Zemin Etüdü ve Yumuşak Karın

Donat, siyasette zemin etüdünün önemine değiniyor. Kamuoyunun bir avuç fanatik partili olmadığını, iktidarları yapan ve değiştiren güç olduğunu vurguluyor. "Cunta" ve "darbe" gibi söylemlerin kamuoyunda karşılığı olmadığını ifade ediyor. CHP'nin yumuşak karnının ise çok başlılık olduğunu belirtiyor; "İki kaptan gemiyi batırır" sözüyle durumu özetliyor.

Anketlerin Güvenilmezliği

Donat, masasının çeşitli anketlerle dolu olduğunu ancak bu anketlere güvenmediğini söylüyor. Son seçimde anketlerin çoğunun doğru çıkmadığını, bu sektörün kamburu olduğunu belirtiyor. "Hangisine inanalım?" sorusunu yöneltiyor.

Günün Sözü: Kendine Hakim Olmak

Yazı, Antik Yunan filozofu Eflatun'un (Platon) "En büyük zafer, insanın kendisine hâkim olmasıdır" sözüyle bitiyor. Donat, günümüzde eline, beline, diline hâkim olamayan çok kişi olduğunu ekliyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması