Dr. Yunus Şahbaz, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi'nden yaptığı analizde, Yeni Parti'nin kuruluş sürecini ve karşılaştığı zorlukları değerlendiriyor. Osmanlı-Türk modernleşme tecrübesine atıfta bulunan Şahbaz, gerçek yeniliğin eski yapılarla hesaplaşmayı gerektirdiğini vurguluyor.
Yeni Parti'nin Kuruluşu ve Sembolik Çelişkiler
Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) ayrılan isimler tarafından kuruldu. Ancak partinin kuruluşu, CHP'nin grup kürsüsünden duyuruldu ve bu durum, partinin ne kadar "yeni" olduğu sorusunu gündeme getirdi. Şahbaz'a göre, bu çelişki partinin en büyük handikapı. Kurucu kadroda 5-6 dönemdir CHP milletvekilliği yapan isimler yer alıyor. Ayrıca Özel, Lozan Antlaşması'nın yıl dönümü ve Hacı Bayram Camii'nde cuma namazı gibi sembollerle doğrudan 1923 CHP'sine göndermeler yaparak tarihsel CHP'yle organik bir bağ kurdu.
Gerçekten Yeni Bir Parti mi?
Tüm bu sembolik adımlar, Yeni Parti'nin aslında o kadar da yeni olmadığını gösteriyor. Şahbaz, partinin CHP'nin oynaması gereken rolü üstlenmeyi hedeflediğini belirtiyor. Bu durum, ANAP gibi farklı siyasi hareketlerden isimleri bir araya getirecek bir merkez sağ partisi olma iddiasını da zayıflatıyor. Özgür Özel'in motivasyonu, kimlik ve ideoloji tartışmasına girmekten kaçınmak olabilir. Ancak Şahbaz, "Aslı varken taklidine niye oy verelim?" sorusunu gündeme getiriyor. Yeni Parti, ideolojik olarak CHP'nin pozisyonuna talip görünüyor.
CHP'nin Gölgesi ve Kurumsal Güç
CHP'nin kurumsal gücü, tarihi aidiyeti ve teşkilat organizasyonu hafife alınıyor. Mevcut CHP yönetimine duyulan nefret, ilk etapta rövanşist duygularla bir sinerji yaratabilir. Ancak bu sinerjinin orta ve uzun vadede kurumsal bir parti kimliğine dönüştürülmesi zor. Yakın dönemde kurulan hizip partileri (milliyetçi çevrelerde ve AK Parti'den ayrılanlar) 1-2 yıl içinde sadece liderlerinin ismi hatırlanır hale geldi. Şahbaz, başarılı bir parti için üç temel unsurun menüde olması gerektiğini belirtiyor: parti kimliği/aidiyeti, güçlü kadro ve lider, finansal planlama.
Yeni Parti için en büyük handikap, özgün bir parti kimliği oluşturmak. Cumhuriyet değerlerine ve Kemalizm'e atıfla yola çıkan bir hareketin orijinal söylem inşa etmesi mümkün değil. Muhtemel motivasyon, mevcut CHP yönetimine duyulan öfke üzerinden CHP'nin tarihi misyonunu sahiplenmek. Ancak CHP, Özgür Özel döneminde bile açık ara birinci parti olamadı. Yeni Parti, anketlerde ana muhalefet olarak görülebilir ancak iktidar adayı olmak için kapsayıcı bir söyleme ihtiyaç var. Yıllarca CHP'de siyaset yapmış isimlerle yola çıkan bir partinin bu kapsayıcılığa ulaşması zor.
Kadro Meselesi
İkinci büyük sorun kadro. Güçlü ve geniş bir kadro, güçlü liderlikle organize edilirse kimlik tartışmaları geri planda kalabilir. Ancak Yeni Parti için bu durum şimdilik görünmüyor. CHP'den 90 civarında vekilin istifası önemli bir rakam olsa da, bu isimlerin çoğu CHP'de bile seçmende karşılığı kalmayan kişiler. Aralarında 20 yıl ve üzeri milletvekilliği yapanlar var. Diğerleri büyük oranda Ekrem İmamoğlu'na yakın isimler. Popüler belediye başkanlarından destek gelirse kadro konusunda rahatlama olabilir, ancak şu ana kadar Ankara ve İzmir dahil büyükşehir belediye başkanlarından sinyal gelmedi.
Finansman Sorunu
Son olarak finansal problemler. Türkiye'de siyaset maliyetli bir iş. Teşkilat organizasyonu ve güçlü seçim çalışması güçlü sermaye gerektirir. Hazine yardımı almayan partiler ciddi sıkıntı yaşayabiliyor. Devlet Bahçeli'nin Yeni Parti için Hazine yardımı önerisi var ancak yasal düzenleme gerekiyor. Mevcut durumda parti maliyetlerini kendi kaynaklarıyla karşılamak zorunda. İş adamlarının bağışları önemli bir enstrüman, ancak sermaye başarıyı veya başarı ihtimalini satın alır. Yeni bir girişime yüklü bağışlar ancak istikbal vadetmesiyle mümkün. Finansal konuları yönetmek, Yeni Parti'nin önündeki en önemli sorunlardan biri olacak.
Sonuç: Yenilik Sadece İsimde Kalmamalı
Bir siyasi partinin adında "yeni" sıfatını taşıması, onu yeni kılmaz. Siyasette yenilik, yeni bir tabela veya eski kadroların farklı bir çatı altında buluşmasıyla inşa edilemez. Esas yenilik, yeni bir siyasi dil, yeni bir toplumsal koalisyon ve seçmende karşılık bulan bir gelecek tasavvuru gerektirir. Osmanlı-Türk modernleşmesinde III. Selim'in Nizam-ı Cedid ordusu, eski yapıya dokunmadığı için başarısız olmuş; ancak Yeniçeriliğin kaldırılmasıyla gerçek yenilik mümkün olabilmiştir. Şahbaz, "Gerçek yenilik, eski yapılarla hesaplaşmayı, alışkanlıklardan kopmayı ve yeni bir kurumsal düzen inşa etmeyi gerektirir. Aksi halde 'yeni', zamanla sadece bir sıfata dönüşür" diyor.
Yeni Parti'nin kaderini belirleyecek olan, CHP'den ne kadar uzaklaştığı değil, Türk siyasetinde doldurulamayan hangi boşluğu doldurabileceğidir. Bunun için mevcut muhalefetin tekrarı olmaktan çıkıp kendine özgü bir kimlik, güçlü teşkilat ve geniş toplum kesimlerini kuşatan bir siyasal vizyon gerekiyor. Şahbaz, iyimser bir tablo çizmiyor: "Başarılamaması halinde, Yeni Parti, büyük iddialarla kurulup kısa süre sonra etkisini kaybeden birçok hizip partisinin akıbetini paylaşabilir."



