19 Ülke ve İslam İşbirliği Teşkilatı İsrail'i Kınadı: Batı Şeria Kararlarına Tepki
Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 19 ülke, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İsrail'in Batı Şeria üzerindeki hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten bir dizi kararını en güçlü şekilde kınadı. Ortak yazılı açıklamada, bu kararların uluslararası hukukun bariz bir ihlali olduğu ve bölgedeki barış çabalarını zayıflattığı belirtildi.
Uluslararası Toplumdan Sert Tepki
Türkiye, Brezilya, Danimarka, Endonezya, Fransa, Filistin, Finlandiya, İspanya, İsveç, İrlanda, İzlanda, Katar, Lüksemburg, Mısır, Norveç, Portekiz, Slovenya, Suudi Arabistan ve Ürdün Dışişleri Bakanları ile Arap Birliği ve İİT Genel Sekreterleri, İsrail'in Batı Şeria'ya ilişkin hukuka aykırı kararları hakkında ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, "İsrail'in ahiren aldığı, Batı Şeria üzerindeki hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten bir dizi kararı en güçlü şekilde kınıyoruz" ifadesi kullanıldı.
Bu değişikliklerin geniş kapsamlı olduğu ve Filistin topraklarını İsrail'in sözde 'devlet arazisi' olarak yeniden sınıflandırdığı, yasa dışı yerleşim faaliyetlerini hızlandırdığı ve İsrail idaresini daha da derinleştirdiği vurgulandı. Açıklamada, İsrail'in yasa dışı yerleşimleri ve bunları ilerletmeyi amaçlayan kararlarının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) önceki kararları ve Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 2024 tarihli İstişari Görüşü de dahil olmak üzere uluslararası hukukun ihlali olduğu kaydedildi.
Barış Çabalarını Zayıflatan Adımlar
Ortak açıklamada, İsrail'in bu son kararlarının, sahadaki gerçekliği değiştirmeyi ve kabul edilemez fiili ilhakı ilerletmeyi amaçlayan açık bir gidişatın parçası olduğu ifade edildi. Kararların, ABD'nin Gazze için önerdiği 20 maddelik plan da dahil olmak üzere bölgede barış ve istikrara yönelik devam eden çabaları zayıflattığı ve anlamlı bir bölgesel entegrasyon umudunu tehdit ettiği belirtildi.
İsrail hükümetine, bu kararları derhal geri alması, uluslararası yükümlülüklerine riayet etmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarının hukuki ve idari statüsünde kalıcı değişikliklere yol açacak adımlardan kaçınması çağrısında bulunuldu. Açıklamada, "Bu tür eylemler, Filistin Devleti'nin yaşayabilirliğine ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesine yönelik kasıtlı ve doğrudan bir saldırıdır" denildi.
İlhak ve Yerleşimci Şiddeti Endişesi
1967'den bu yana işgal altında bulunan Filistin Toprakları'nın, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik tüm tedbirlerin reddedildiği yinelenirken, her türlü ilhaka karşı olunduğu vurgulandı. Batı Şeria'daki endişe verici tırmanış karşısında İsrail'e, Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetine son vermesi ve sorumluları hesap verebilir kılması çağrısında bulunuldu.
Açıklamada, "Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimlerin genişlemesine, zorla yerinden etme politikalarına ve ilhak tehditlerine karşı uluslararası hukuka uygun olarak somut adımlar atma konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz" ifadesi kullanıldı. Ayrıca, Kudüs'teki statükoya yönelik tekrarlanan ihlallerin kınandığı ve bölgesel istikrar için bir tehdit oluşturduğu belirtildi.
Vergi Gelirlerinin Serbest Bırakılması Çağrısı
Bakanlar, İsrail'in Filistin Yönetimi'ne ait alıkonulan vergi gelirlerini derhal serbest bırakması çağrısında bulundu. Paris Protokolü uyarınca Filistin Yönetimi'ne aktarılması gereken bu gelirlerin, Gazze ve Batı Şeria'daki Filistin halkına temel hizmetlerin sağlanması açısından hayati öneme sahip olduğu vurgulandı.
4 Haziran 1967 sınırları temelinde, Arap Barış Girişimi ve ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararları doğrultusunda, Orta Doğu'da iki devletli çözüme dayalı adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşma konusundaki sarsılmaz bağlılık yinelendi. Açıklamada, "İsrail-Filistin ihtilafının sona erdirilmesi bölgesel barış, istikrar ve entegrasyon için şarttır. Bölge halkları ve devletleri arasında bir arada yaşama ancak ve ancak bağımsız, egemen ve demokratik bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesiyle mümkün olacaktır" ifadelerine yer verildi.