ABD'nin New Jersey eyaletindeki Delaney Hall Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) tesisi önünde günlerdir devam eden protestolar, polis müdahalesiyle daha da tırmandı. Göstericilere göz yaşartıcı gazla müdahale edilirken, artan güvenlik endişeleri nedeniyle tesis çevresinde gece saatlerini kapsayan sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Protestoların başlangıcı ve gelişimi
AA'nın ABD basınına dayandırdığı haberlere göre, Newark kentindeki Delaney Hall tesisinde açlık greviyle bağlantılı olarak başlayan protestolarda, göstericiler ile güvenlik güçleri arasındaki gerginlik sürüyor. Polis, kalabalığı dağıtmak amacıyla göz yaşartıcı gaz kullanarak müdahalede bulundu. Gösteriler sırasında ICE'yi destekleyen küçük bir grup da alana gelerek göçmen politikalarına destek veren sloganlar attı ve pankartlar açtı.
Belediye başkanından sokağa çıkma yasağı açıklaması
Newark Belediye Başkanı Ras Baraka, yaptığı açıklamada, tesis çevresinde "artan güvenlik endişeleri ve polis müdahalesi ihtiyacındaki yükseliş" nedeniyle yaklaşık 800 metre çapındaki bölgede sokağa çıkma yasağı uygulanacağını duyurdu. Baraka, başka bir duyuruya kadar yasağın her gece 21.00 ile 06.00 saatleri arasında geçerli olacağını belirtti. Ayrıca çok sayıda kişinin gözaltına alındığını ve bazı kişilerin silah taşıdığının tespit edildiğini aktardı.
Vali Sherrill'den güvenlik önlemleri
New Jersey Valisi Mikie Sherrill ise tesis çevresinde son günlerde artan protestoların ardından polise güvenlik çemberi oluşturma talimatı verdi. Sherrill, protestoculara gerilimi düşürme çağrısı yaparak, şiddet olaylarının ICE operasyonlarını genişletmek için gerekçe oluşturmasına izin vermek istemediğini ifade etti.
Açlık grevi 22 Mayıs'ta başladı
Newark'taki Delaney Hall ICE tesisinde tutulan yaklaşık 300 göçmenin, tesisteki insanlık dışı kötü şartlar nedeniyle 22 Mayıs'tan bu yana açlık grevi protestosuna başladığı belirtiliyor. ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ise Delaney Hall tesisine yönelik kötü muamele ve sağlık hizmeti eksikliği iddialarını "asılsız" olarak nitelendirdi. Bakanlık, gözaltındakilere üç öğün yemek, sağlık hizmeti ve yasal süreçlere erişim sağlandığını savundu.



