İran Savaşı Çıkmazı: Trump'ın Masasındaki 3 Kritik Seçenek
İran Savaşı Çıkmazı: Trump'ın 3 Kritik Seçeneği

New York Times'ın kapsamlı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri ve siyasi stratejisi beklenen sonuçları vermedi ve Washington yönetimi savaşta net bir çıkış yolu bulmakta zorlanıyor. Gazete, Trump'ın askeri operasyonları genişletme, ekonomik baskıyı artırma veya zafer ilan ederek geri çekilme seçenekleri arasında kaldığını belirtiyor. Füze stoklarındaki azalma, enerji piyasalarındaki dalgalanma ve Hürmüz Boğazı'ndaki riskler ise karar sürecini daha da karmaşık hale getiriyor.

Hedeflere Ulaşılamadı

Habere göre, Trump yönetimi savaşın başında belirlenen temel hedeflerin büyük bölümüne ulaşamadı. İran'ın nükleer programının sona erdirilemediği, yönetim değişikliğinin sağlanamadığı ve Washington'un askeri üstünlüğüne rağmen sahadaki dengelerin beklendiği gibi şekillenmediği ifade ediliyor. Trump'ın başlangıçta ezici askeri güç kullanarak İran'da ABD'nin çıkarlarına uygun bir hükümet değişikliği gerçekleştirebileceğine inandığı, ancak bugün istihbarat kurumlarının böyle bir sonucun mümkün olmadığı yönünde değerlendirmeler yaptığı belirtiliyor.

Trump, 14 Haziran'da verdiği bir röportajda İran'ın büyük bir saldırı tehdidi karşısında anlaşmaya razı olduğunu savunmuş ve "Büyük bir teklif yapmaya gidiyorduk, onlar da 'Lütfen yapmayın, bir anlaşma yapacağız' dediler." ifadelerini kullanmıştı. Ancak bu iyimser söyleme rağmen, sahadaki gerçeklik farklı bir tablo çiziyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Füze Stokları Tehlikede

New York Times, Trump'ın askeri tırmanış konusunda çekingen davranmasının en önemli nedenlerinden birinin ABD'nin hava savunma füze stokları olduğunu yazdı. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) nisan ayında yayımladığı bir değerlendirmeye atıf yapılan haberde, bazı kritik önleme sistemlerinde ABD envanterinin yarısının kullanılmış olabileceği tahmin ediliyor. Bu ay yaşanan 13 gün süren karşılıklı saldırılar sonrasında bazı yetkililer stok seviyelerinin kritik düzeye indiğini değerlendiriyor. Habere göre, Washington yönetimi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Jinping'in bu zayıflığı kendi stratejik hesaplamalarına dahil edebileceğinden endişe ediyor. Putin'in Ukrayna ve Avrupa'da, Şi'nin ise Tayvan konusunda daha cesur adımlar atabileceği belirtiliyor.

Ekonomik Baskı Seçeneği

Trump'ın ikinci seçeneği ekonomik yaptırımları artırmak. Hürmüz Boğazı'ndaki yeni abluka uygulamaları ile İran'ın petrol ihracatının daha fazla baskı altına alınması planlanıyor. Ancak bu stratejinin başarılı olabilmesi için bölgede uzun süreli Amerikan askeri varlığı, yeni askeri harcamalar ve daha fazla can kaybı riskinin göze alınması gerekiyor. Savaşın ekonomik sonuçları da Trump yönetimini zorluyor: Petrol fiyatları yükseliyor, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği yeniden yavaşlıyor ve Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki ikinci önemli deniz koridoru da tehdit altında bulunuyor.

Trump'ın İran'ın petrol ihracatında kritik öneme sahip Hark Adası'nı ele geçirmek ve zenginleştirilmiş uranyum depolarını kontrol altına almakla tehdit ettiği, ancak kara birlikleri gönderme konusunda istekli olmadığını kamuoyuna açıkladığı kaydediliyor. Bu durum, askeri seçeneğin sınırlarını ortaya koyuyor.

Çekilmenin Ağır Sonuçları

Üçüncü seçenek ise zafer ilan ederek çatışmadan çekilmek. New York Times, Trump'ın daha önce ekonomik çöküş yaşanmasını önlemek amacıyla ateşkesi tercih ettiğini ve Herbert Hoover dönemindeki Büyük Buhran benzeri bir tablo oluşmasını istemediğini söylediğini aktardı. Trump'ın savaşın sürmesi halinde küresel petrol stoklarının ciddi biçimde azalacağını savunduğu ifade ediliyor. Ancak gazete, ABD'nin İran'ı neredeyse bomba yapımına uygun düzeyde zenginleştirilmiş uranyumla baş başa bırakması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki fiili İran etkisinin devam etmesi halinde savaşın temel gerekçesinin çözülemeyeceği değerlendirmesini yapıyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Üç Seçenek Masada

New York Times'a göre, Trump yönetimi önünde üç temel seçenek bulunuyor: İran'a yönelik askeri operasyonları yeniden genişletmek, ekonomik yaptırımları artırarak baskıyı sürdürmek veya zafer ilan ederek çatışmadan çekilmek. Haberde, bu seçeneklerin Başkan Yardımcısı JD Vance, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, Jared Kushner ve özel temsilci Steve Witkoff ile yapılan değerlendirme toplantılarında ayrıntılı şekilde ele alındığı belirtiliyor. Trump'ın 28 Şubat'ta İran'ın nükleer programını sona erdirmek ve ülkede yönetim değişikliği sağlamak hedefiyle başlattığı süreç, beş ay sonra beklenen sonuçları vermedi. 17 Haziran'da Versay Sarayı'nda imzalanan 14 maddelik ateşkes anlaşması ise Trump tarafından büyük bir diplomatik başarı olarak sunulsa da, kalıcı bir çözüm sağlamaktan uzak görünüyor.