İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in, işgal altındaki Batı Şeria'da yer alan Filistin köyü Han el-Ahmer'in boşaltılması talimatını vermesi, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Bu adım, Filistin Devleti'nin kurulma olasılığını ortadan kaldırmayı amaçlayan sistematik bir politikanın parçası olarak nitelendiriliyor.
Han el-Ahmer Köyü ve Tehdit Altındaki Topraklar
İşgal altındaki Kudüs'ün doğusunda yer alan Han el-Ahmer köyünde yaklaşık 350 Filistinli bedevi yaşamaktadır. Köy, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler lehine yıllardır yıkım ve yerinden edilme tehdidiyle karşı karşıya. Bölge, İsrail yerleşim birimlerinin genişlemesi ve Filistinlilerin topraklarından sürülmesiyle ilgili uzun süredir devam eden bir mücadelenin merkezinde yer alıyor.
FKÖ Yetkilisinden Açıklama
Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi'nde Dokümantasyon Sorumlusu Emir Davud, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Davud, Smotrich'in talimatının, Filistin halkının toprakları üzerindeki varlığını silmeyi ve iki devletli çözümü imkansız hale getirmeyi hedeflediğini vurguladı.
Uluslararası Tepkiler
Smotrich'in bu hamlesi, uluslararası toplumda da tepkiyle karşılandı. Birçok ülke ve insan hakları örgütü, İsrail'in Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine karşı çıkarken, bu tür adımların bölgede barışı tehdit ettiğini belirtti.
Bölgedeki Durum
Han el-Ahmer köyü, İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da, Kudüs'ün hemen doğusunda yer alıyor. Köy, 2009 yılından bu yana yıkım tehdidiyle karşı karşıya. İsrail Yüksek Mahkemesi, 2018 yılında köyün yıkılmasına izin vermiş ancak uluslararası baskılar nedeniyle karar uygulanmamıştı. Smotrich'in son talimatı, bu sürecin yeniden başlatılması anlamına geliyor.
Filistin Tarafının Tutumu
Filistin yönetimi ve FKÖ, Smotrich'in talimatını kınarken, uluslararası toplumu İsrail'e karşı harekete geçmeye çağırdı. Filistinliler, Han el-Ahmer köyünün boşaltılmasının, Batı Şeria'nın parçalanması ve Filistin devletinin kurulmasının önünde büyük bir engel oluşturacağını savunuyor.



