İsrail medyasında yer alan dikkat çekici bir analize göre Türkiye, son on yılda savunma sanayiinde gerçekleştirdiği dönüşümle dışa bağımlı bir silah alıcısından, kamikaze dronlar, otonom helikopterler ve insansız kara sistemleri üreten küresel bir teknoloji gücüne dönüştü.
İnsansız Savaş Alanı Konsepti
MERKÜT, ALPİN, DUMRUL ve KORGAN gibi platformlarla "insansız savaş alanı" konseptini hayata geçiren Ankara, düşük maliyetli ancak yüksek etkili kitlesel üretim kapasitesiyle İsrail, ABD ve Çin'le doğrudan rekabet ediyor. Sabah.com.tr Dış Haberler'in aktardığına göre, İsrail merkezli Ofer'e göre Türkiye, savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği dönüşümle küresel askeri dengeleri değiştirecek yeni bir aşamaya geçti.
Askeri Güç Anlayışında Değişim
Geçmişte askeri güç tankların ve insanlı savaş uçaklarının sayısıyla ölçülürken, bugün Türkiye'nin geliştirdiği insansız sistemler savaş alanlarının doğasını yeniden tanımlıyor. Analize göre, Ankara artık yalnızca tekil insansız hava araçları üretmekle yetinmiyor; seri üretime geçen kamikaze dronlar, otonom hava platformları ve insansız kara sistemleriyle kapsamlı bir "insansız savaş alanı" mimarisi inşa ediyor.
FPV Devrimi: Sayının Stratejik Güce Dönüştüğü Yeni Dönem
Habere göre, büyük ve maliyetli insansız hava araçlarının aksine FPV (birinci şahıs görüşlü) dronlar yeni savaş düzeninin "piyade askerleri" olarak öne çıkıyor. Ukrayna savaşında edinilen tecrübelerle şekillenen bu sistemler, düşük maliyetleri ve yüksek etkinlikleriyle yıpratma savaşlarının temel unsuru haline geliyor.



