Türkiye Bölgesel Krize Karşı Diplomasi ve Arabuluculuk Çağrısında Bulundu
Küresel fay hatlarının hızla kırıldığı bir dönemde, Türkiye bölgesinde yaşanan krizlerin daha da derinleşmesini önlemek amacıyla yoğun diplomatik çaba sarf ediyor. İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının ardından başlayan ve İran'ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla devam eden gerilim, bölgenin geleceği ve küresel istikrar açısından ciddi riskler taşıyor.
Uluslararası Hukuk ve Barış Vurgusu
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan son açıklamada, Türkiye'nin bu süreçte herhangi bir ülkenin tarafında yer almadığı, aksine kalıcı barışın ve istikrarın tarafında durduğu vurgulandı. Açıklamada, "Uluslararası hukuka aykırı ve masum sivillerin hayatını tehdit eden her türlü eylemden derin kaygı duyuyoruz" ifadelerine yer verildi. Ankara, bölgedeki sorunların ancak uluslararası hukuk temelinde ve diplomasi yoluyla çözülebileceğinin altını çizdi.
Arabuluculuğa Hazır Olduğunu Duyurdu
Türkiye, taraflar arasında yaşanan çatışmaların daha fazla yayılmadan sona ermesi ve diyalog zeminine dönülmesi gerektiğini belirterek, arabuluculuk konusunda gerekli desteği vermeye hazır olduğunu açıkladı. Dışişleri Bakanlığı, "Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye davet ediyoruz. Bölgemizdeki meselelerin barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" şeklinde çağrıda bulundu.
Ankara'nın Üç Temel Önceliği
Gelinen noktada Türkiye'nin üç ana önceliği öne çıkıyor:
- Bölgede acil bir ateşkesin sağlanması ve sivil kayıpların en aza indirilmesi.
- Diplomasi kanallarının yeniden açılması için gerekli girişimlerde bulunulması.
- Başta sınır güvenliği olmak üzere, Türkiye'nin tüm güvenlik katmanlarının korunması.
Bu kapsamda, Türkiye sınır güvenliğini sağlamak için 7/24 esasına göre önlemler alıyor ve saldırıların yaşandığı ülkelerdeki Türk vatandaşlarının güvenliğini takip ediyor.
Fidan'ın Yoğun Diplomatik Trafiği
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, son gelişmeler ışığında İran, Irak, Suudi Arabistan, Katar, Suriye, Mısır, Endonezya, Birleşik Arap Emirlikleri, İspanya ve Macaristan dışişleri bakanları ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde, bölgedeki tırmanmanın nasıl durdurulabileceği ve saldırıların sona ermesi için atılabilecek adımlar ele alındı.
Asılsız İddialara Yanıt
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, sosyal medyada dolaşan ve Türkiye'nin İran'a yönelik saldırılara destek verdiği yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu açıkladı. Yapılan açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, tarafı olmadığı herhangi bir çatışma veya savaşta; taraflar lehine hava, kara ve deniz unsurlarını operasyonel amaçlarla kullandırmaz" denilerek, ülkenin temel dış politika prensiplerine işaret edildi.
Dünyadan İtidal Çağrıları
Kriz, uluslararası toplumda da geniş yankı buldu. Birçok ülke ve kuruluş, tarafları itidale davet etti:
- Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, tarafları "azami itidal göstermeye" çağırdı.
- Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, saldırıları esefle karşıladığını belirtti.
- Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, BM Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı.
- Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran'a yönelik saldırıları kınadı.
- Çin, İran'ın egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Vatandaşlara Yönelik Güvenlik Önlemleri
Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği, İran'daki Türk vatandaşlarına yönelik bir güvenlik duyurusu yayınladı. Duyuruda, vatandaşların güvenlikli bölgelerde kalmaları, askeri alanlardan uzak durmaları ve acil olmayan seyahatleri ertelemeleri tavsiye edildi. Ayrıca, Türkiye-İran kara sınır kapılarının açık olduğu ve vatandaşların karayoluyla Türkiye'ye dönüş yapabilecekleri bilgisi paylaşıldı.
Öte yandan, THY dahil birçok havayolu şirketi bölgeye uçuşlarını iptal etti. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ise, Ortadoğu'dan sivillerin tahliyesini amaçlayan Estia Planı'nı devreye aldı.



