ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Washington'da gerçekleşen 90 dakikalık kritik görüşmenin perde arkası sızdı. Görüşmenin ana gündem maddesi İran olsa da, Trump'ın İsrail ordusunun Suriye ve Lübnan'dan çekilmesi yönündeki kararlı talepleri karşısında köşeye sıkışan Netanyahu'nun Türkiye'yi hedef alan hamleleri zirveye damga vurdu. Ankara'nın bölgesel gücünden duyulan endişe, Beyaz Saray'daki görüşmenin en önemli başlıklarından biri haline geldi.
İşgali meşrulaştırmak için haritalı oyun
İsrail basınına konuşan üst düzey bir yetkilinin aktardığına göre, Trump'ın kapalı kapılar ardında İsrail ordusunun Suriye ve Lübnan'dan tamamen çekilmesi yönündeki baskısı Netanyahu'yu paniğe sevk etti. Trump'ın bu konudaki tutumunu değiştirmek isteyen Netanyahu, görüşmeye özel olarak hazırladığı bir harita ile gitti. Söz konusu haritada, Türkiye'nin Suriye'deki güçlü ve istikrar sağlayıcı askeri varlığı ile İsrail'in işgal ettiği alanları karşılaştıran Netanyahu, Türkiye'nin Suriye topraklarının yüzde 5'inde hakimiyet kurduğunu, İsrail'in ise yalnızca yüzde 0,1'lik bir alanı kontrol ettiğini öne sürerek sınırlı işgalini aklamaya çalıştı. Ancak Times of Israel'in aktardığı haber, Türkiye'nin bölgedeki varlığının meşruiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. İsrail'in hukuksuz işgalinin aksine, Türkiye'nin Suriye'de kontrol ettiği bölgelerdeki varlığının meşru bir zemine dayandığı gerçeği haberde açıkça vurgulandı.
Erdoğan korkusu ve F-35 çatlağı
Zirvenin en çarpıcı anlarından biri ise Netanyahu'nun Türkiye'nin artan etkisinden ve bağımsız politikalarından duyduğu derin rahatsızlığı dile getirdiği anlar oldu. İsrailli yetkilinin açıklamalarına göre, görüşmede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Netanyahu arasındaki iplerin gerildiği konu başlıkları da masaya yatırıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Osmanlı İmparatorluğu'nun nüfuzunu ve gücünü bölgede yeniden tesis etmeye çalıştığını iddia ederek hedef saptırmaya çalışan Netanyahu, Türkiye'ye yönelik F-35 savaş uçağı satışının durdurulması için Trump'a yoğun bir baskı yapmaya çalıştı. Ancak Türkiye'nin bölgesel ağırlığının farkında olan Trump, İsrail Başbakanı'nın bu haddini aşan talebine çok sert bir karşılık verdi. Türkiye'ye F-35 satışına onay verme eğiliminde olduğu belirtilen ABD Başkanı, kendisine kimin kime silah satacağını hiç kimsenin dikte edemeyeceğini vurgulayarak Netanyahu'nun talebini net bir dille reddetti.
Lübnan'dan çekilme baskısı ve yeni planlar
Gergin geçen görüşmede İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki altı millik işgal hattı da tartışma konusu oldu. Netanyahu, söz konusu birliklerin sınır kasabalarını korumak için orada olduğunu savunarak Trump'ın daha fazla geri çekilme talebini şimdilik savuşturmaya çalıştı. İsrail ordusunun bu ayın başlarında ilk pilot bölgeden çekilerek yerini Lübnan Silahlı Kuvvetleri'ne bıraktığı biliniyor. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı, Lübnan'ın güneyinde yeni pilot güvenlik bölgeleri oluşturmayı planladığını duyurdu. Bu kritik konunun, gelecek hafta Roma'da ABD'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilecek İsrail-Lübnan görüşmelerinde karara bağlanması bekleniyor.
Netanyahu'nun Beyaz Saray'a haritayla gidip hezimete uğraması, Türkiye'nin bölgesel meşruiyetini ve uluslararası alandaki desteğini bir kez daha teyit etti. Trump'ın net tutumu, İsrail'in işgalci politikalarının kabul görmediğini ortaya koyarken, Ankara'nın sahada kazandığı itibarı da pekiştirdi.



