Yeni Yalta 2025: Küresel Düzenin Taşları Alaska ve Pekin'de Örülüyor
Yeni Yalta 2025: Küresel Düzen Alaska ve Pekin'de Şekilleniyor

KEREM ALKİN'in analizine göre, 18 Mayıs 2026 Pazartesi günü yayımlanan yazısında, yeni küresel düzenin temellerinin atıldığı süreç 1945 Yalta Konferansı'na benzetiliyor. Şubat 1945'te Yalta'da ABD, Sovyetler Birliği ve Birleşik Krallık, II. Dünya Savaşı sonrası dünya düzenini şekillendirmişti. Ekonomik sistem Temmuz 1944'te Bretton Woods'ta, uluslararası siyasi yapı ise Ekim 1944'te Dumbarton Oaks'ta belirlenmişti. Bugün ise 80 yıllık düzen çözülürken, 15 Ağustos 2025 Alaska Zirvesi'nden 14 Mayıs 2026 Pekin Zirvesi'ne uzanan bir süreçte yeni küresel mimari örülüyor.

Masada Bu Kez Farklı Aktörler Var

1945 Yalta'sından farklı olarak, 2025'te masada Washington, Moskova ve Pekin yer alırken Londra belirleyici değil. Birleşik Krallık'ın dışlanmasının nedeni, 20. yüzyılda Atlantik düzeninin jeoekonomik merkezi olan Londra'nın 21. yüzyılda bu konumunu kaybetmesi. ABD ile BK arasındaki Ağustos 1941 Atlantik Bildirisi sonrası oluşan düzende dolar, NATO ve Washington belirleyiciydi. Ancak son 10 yılda Anglo-Sakson kardeşlik zayıfladı. Brexit sonrası ekonomik daralma, enerji kırılganlığı ve sanayi kapasitesindeki aşınma ile BK artık düzen kurucu değil, düzen koruyucu konumda.

Çin'in Kurucu Ortaklık Talebi

Çin ise 1944 Dumbarton Oaks'ta stratejik ortak olduğunu hatırlatarak, sisteme giriş değil, kurucu ortaklık statüsünün yeniden tanımlanmasını talep ediyor. Başkan Şi Jinping'in konuşmalarındaki yükselen ton buradan geliyor. ABD ise kendi kurduğu 1945 düzeninin çözülmesini engellemeye çalışıyor ancak bunun mümkün olmadığını görerek çözülmeyi yönetmeye odaklanıyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Üç Süper Gücün Pozisyonları

Yeni küresel düzen masasında Çin yüksek kapasiteli üretim, teknoloji, kritik mineraller ve ticaret ağlarıyla; Rusya enerji, nükleer kapasite ve askeri baskıyla; ABD ise dolar, finans sistemi ve güvenlik mimarisiyle konumlanmış durumda. Bu masa 'Yalta 2025' olarak adlandırılıyor. Şi-Trump Pekin Zirvesi'nde kamuoyuna yansımayan pazarlık başlıkları arasında Tayvan karşılığında ekonomik istikrar, nadir toprak elementleri karşılığında teknoloji erişimi, İran ve Hürmüz üzerinden enerji güvenliği, yapay zeka ile nükleer risk yönetimi yer alıyor.

Putin'in Pekin Ziyareti Kritik

Putin'in Trump'ın ardından yarın ve Çarşamba günü Pekin'de olması kritik. Şi, Trump'a 'benimle istikrar kurarsan sistem yönetilebilir' derken, Putin'e 'stratejik arka cephem sağlam' mesajı verecek. Çin, ABD ile rekabet ederken Rusya'yı jeopolitik sigorta olarak görüyor. İngiltere'nin öfkesi, 1940-1945 Atlantik mimarisinin zihinsel tasarımının kendisine ait olduğu düşüncesinden kaynaklanıyor. Ancak yeni düzenin pazarlığı Londra'da değil, Alaska ve Pekin arasında yapılıyor. BK oyunun yazarı değil, seyircisi olma riskiyle karşı karşıya.

Türkiye'nin Dengeleyici Rolü

Bu süreçte Türkiye, 'orta güç' olarak öne çıkıyor. Karadeniz'den Hazar'a, Basra'dan Hint Okyanusu'na uzanan eksende denge kuran, koridor inşa eden, kriz yöneten ve güven üretebilen bir çekim merkezi. 1945 Yalta'sında masada olmayan Türkiye, 2040'a giderken kurulacak yeni düzende masanın dengesini belirleyen aktörlerden biri konumunda. Yeni küresel düzen, büyük güçlerin çatışmasıyla mı yoksa Türkiye gibi akıllı orta güçlerin denge koruyucu siyasetiyle mi kurulacak? 21. yüzyılın cevabı burada saklı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması