Türkiye genelinde düzenlenen ve yeni teknolojilerin yarıştığı bir etkinlikte birincilik ödülü kazanan yerli motor projesi, savunma sanayisinde dışa bağımlılığı kırmayı hedefliyor. Tanklarda ve insansız araçlarda kritik rol oynayacak olan motor, ASELSAN'ın yaklaşık beş yıl önce yaptığı bir çağrı üzerine üniversite-sanayi işbirliğiyle (TÜBİTAK 1505 projesi kapsamında) hayata geçirildi.
Askeri alanda büyük boşluğu dolduracak
Özellikle tanklarda ve zırhlı araçlarda 'Yardımcı Güç Ünitesi' (APU) olarak kullanılan bu motor, ana motor kapalıyken radarların ve diğer elektronik ekipmanların elektrik ihtiyacını karşılıyor. Dar kabin hacimlerinde ve -30 ile +65 derece gibi çok ağır iklim şartlarında çalışabilen motor, aynı zamanda insansız hava (İHA), kara (İKA) ve deniz araçlarında da (İDA) kullanılabilecek.
Kritik parçalar da millileştirildi
Bugüne kadar dünyada sadece birkaç merkezden yüksek mühendislik maliyetleriyle ithal edilebilen bu motorların yerlileştirilmesi, Türkiye için önemli bir güvenlik ve ekonomik kazanım sağlıyor. Prof. Dr. Köten, bir motoru yaparken alt bileşenlerinin de yerli olmasının şart olduğunu belirterek, motorun üzerindeki bine yakın parçadan en kritik olan yakıt pompasının da Türkiye'de ilk kez bu basınç şartlarında yerli olarak üretildiğini vurguladı.
İhracatın önündeki en büyük engel: Yerli sertifikasyon eksikliği
Sivil alanda yat ve teknelerde marin jeneratörü olarak da büyük bir pazar potansiyeline sahip olan motorun önündeki en büyük engel ise belgelendirme süreçleri. Geliştirilen yerli motorun satış fiyatı yaklaşık 3.500 Avro iken, uluslararası pazarda zorunlu olan 'Marin CE' sertifikasını almak için yurt dışındaki onay kuruluşları sadece etiket bedeli olarak 50.000 Avro talep ediyor. Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olmasına rağmen, ülkemizde motor sertifikasyonu ve Marin CE belgesi verecek TÜRKAK onaylı (akredite) bir kuruluşun bulunmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Köten, bürokratik engellerin aşılarak Türkiye'ye akredite bir motor test laboratuvarı ve onaylanmış kuruluş kazandırılması için yetkililere çağrıda bulundu.
Projeyi gerçekleştiren ekip, en büyük motivasyonlarının 'insanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır' prensibiyle ülkenin sosyoekonomik gücüne ve bağımsızlığına katkı sağlamak olduğunu belirtiyor.



