Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, dört yılı aşkın süredir devam eden Rusya savaşını diplomatik yollarla sona erdirmek ve Kiev'e yönelik Amerikan desteğini güvence altına almak amacıyla bugün Beyaz Saray'a gidiyor. Zelenski'nin ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşme, her iki tarafın da birbirlerinin topraklarına yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşiyor. Washington'ın yürüttüğü barış girişimleri yeniden çıkmaza girmiş durumda.
Zelenski'nin Öncelikleri: Hava Savunma ve Yaptırımlar
Zelenski'nin birincil hedefi, Trump'ı Ukrayna'ya siyasi, askeri ve istihbarat desteğini sürdürmeye ikna etmek. Görüşme öncesinde yaptığı açıklamada Zelenski, 'ABD Başkanı ve ekibiyle görüşmeye hazırlanıyoruz. Washington'ın Kiev'i desteklemeye devam etmesini ve savaşın adil bir barışla sona erdirilmesini umuyorum' dedi. Ukrayna yönetimi için masadaki en kritik başlıklar arasında hava savunma sistemleri, Patriot füzeleri, uzun menzilli saldırı kapasitesi ve Rusya üzerindeki ekonomik baskının artırılması yer alıyor.
Ziyaretin takvimi, Ukrayna'ya Amerikan desteğinin en güçlü savunucularından Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham için düzenlenen anma ve cenaze törenleriyle aynı güne denk geldi. 11 Temmuz'da 71 yaşında hayatını kaybeden Graham, Rusya'ya daha sert yaptırımlar ve Ukrayna'ya silah desteğinin genişletilmesi için yıllardır mücadele ediyordu. Zelenski'nin Washington ziyareti sırasında ABD Senatosu'nun 100 üyesiyle bir araya gelmesi ve Graham'ın hazırladığı Rusya yaptırımları tasarısının gündeme gelmesi bekleniyor.
Yaptırım Tasarısında İndirim
Söz konusu yaptırım tasarısı, Rus petrolü ve enerji ürünlerini satın alan ülkelere ağır gümrük vergileri uygulanmasını öngörüyor. İlk metinde yüzde 500'e kadar tarife seçeneği bulunurken, Kongre'de daha geniş destek sağlanması amacıyla bu oran yüzde 100'e çekildi. Tasarının temel hedefi, Rusya'nın savaş bütçesini finanse eden enerji gelirlerini azaltmak; ancak bazı senatörler düzenlemenin başkana dış ticaret konusunda olağanüstü geniş yetkiler verebileceği görüşünde.
Oval Ofis'teki Gerilim Hâlâ Hafızalarda
Trump ile Zelenski arasındaki ilişkiler, Amerikan-Ukrayna ittifakının en dalgalı dönemlerinden birini yaşadı. Şubat 2025'te Oval Ofis'te kameralar önünde yapılan görüşme, iki lider arasındaki sert tartışmayla diplomasi tarihine geçti. Trump, Zelenski'yi ABD'ye yeterince teşekkür etmemekle suçlamış ve izlediği politikanın üçüncü dünya savaşı riskini artırdığını söylemişti. Bu tartışma, Washington'ın Kiev'e verdiği desteğin geleceği konusunda Avrupa başkentlerinde ciddi kaygılara yol açmıştı.
Ekim 2025'te Washington'da yapılan bir başka görüşmede ise Zelenski, ABD'yi Ukrayna'ya uzun menzilli Tomahawk seyir füzeleri vermeye ikna edemedi. Kiev yönetimi, bu füzelerin Rusya'nın cephe gerisindeki hava üslerini, mühimmat depolarını ve lojistik merkezlerini hedef almak için gerekli olduğunu savunurken, Trump yönetimi saldırıların savaşı daha geniş bir çatışmaya dönüştürebileceği endişesiyle talebe mesafeli yaklaştı.
ABD Desteğinin Yeni Modeli: PURL Programı
Trump, yeniden iktidara gelmesinin ardından Ukrayna'ya doğrudan Amerikan silah sevkiyatlarını büyük ölçüde sınırlandırarak yükün daha fazla Avrupa ülkeleri tarafından üstlenilmesini istedi. Bunun yerine NATO bünyesinde oluşturulan PURL programı öne çıkarıldı. Bu sistemle Avrupa ülkeleri ABD yapımı silahları satın alarak Ukrayna'ya gönderiyor; böylece Washington askeri üretimi sürdürürken maliyetin önemli bir bölümünü Avrupalı müttefiklere bırakıyor.
Buna rağmen ABD, Ukrayna'nın savaş kapasitesi bakımından vazgeçilmez müttefiki olmayı sürdürüyor. Washington'ın sağladığı uydu görüntüleri, elektronik istihbarat, hedef belirleme bilgileri ve erken uyarı verileri Kiev açısından kritik önem taşıyor. Elon Musk'ın şirketi SpaceX tarafından işletilen Starlink ağı da cephe hatlarındaki Ukrayna birliklerinin haberleşmesini ve insansız hava aracı operasyonlarının koordinasyonunu mümkün kılan temel sistemlerden biri olarak görülüyor.
Trump'ın Zelenski'ye Bakışında Yumuşama
Son haftalarda Trump'ın Zelenski'ye ve Ukrayna'nın savaş performansına ilişkin üslubunda belirgin bir yumuşama yaşandı. Trump, daha önce Kiev'in elinde yeterli pazarlık kozu bulunmadığını savunurken, Ukrayna'nın Rus hedeflerine karşı geliştirdiği insansız hava aracı kabiliyetinden ve cephede gösterdiği dirençten etkilendi. Amerikan basınında yer alan değerlendirmelere göre Ukrayna'nın Rusya ve İran bağlantılı hedeflere karşı gerçekleştirdiği başarılı dron operasyonları, Trump'ın Zelenski'ye bakışının değişmesinde etkili oldu.
İki liderin temmuz ayı başında Türkiye'de düzenlenen NATO Zirvesi sırasında gerçekleştirdiği son yüz yüze görüşmede Trump, Zelenski'nin 'harika bir iş çıkardığını' söyledi. Trump ayrıca Ukrayna'nın şiddetle ihtiyaç duyduğu Patriot hava savunma füzelerinin üretimine katılmasına ve Amerikan lisanslarıyla üretim yapılmasına izin vermeye hazır olduğunu açıkladı. Kiev yönetimi, Rusya'nın balistik füze ve yoğun dron saldırıları karşısında Patriot sistemlerini ülkenin şehirlerini koruyacak en etkili savunma aracı olarak görüyor.
Zelenski, Washington ziyareti öncesinde Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temas kurdu. Görüşmelerde, şubat ayının sonlarında Orta Doğu'da başlayan savaşın ardından geri plana itilen Ukrayna diplomasisinin yeniden canlandırılması ele alındı. Zelenski, ülkesinin 'onurlu bir barışa' hazır olduğunu belirtirken, ABD'nin liderliğinde daha yoğun bir diplomatik sürecin başlatılmasını istedi.
Barış Masasının En Sert Dosyası: Topraklar
Washington'ın daha önce Moskova ile Kiev arasında yürüttüğü arabuluculuk girişimleri somut bir sonuç vermedi. Anlaşmazlığın merkezinde, Rusya'nın ilhak ettiğini açıkladığı Ukrayna topraklarının geleceği bulunuyor. Moskova, Kırım'ın yanı sıra Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerindeki kazanımlarının tanınmasını talep ederken, Kiev uluslararası hukuk çerçevesinde toprak bütünlüğünden vazgeçmeyeceğini bildiriyor.
Kremlin, Zelenski-Trump görüşmesi öncesinde kendisine iletilmiş yeni ve somut bir barış önerisi bulunmadığını açıkladı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, pazartesi günü yaptığı açıklamada hava sahasında sınırlı bir ateşkes ilan edilmesine ilişkin görüşmeler yürütüldüğü iddialarını reddetti. Peskov, temmuz ayı başında Ukrayna'nın Rus topraklarının derinliklerine yönelik saldırılarının savaşı sona erdirmeyeceğini, aksine çatışmaların daha uzun sürmesine neden olacağını savunmuştu.
Moskova yönetimi, Ukrayna'nın uzun menzilli saldırılarının Batılı ülkelerden gelen istihbarat ve teknoloji desteği olmadan gerçekleştirilemeyeceğini ileri sürüyor. Ukrayna ise son haftalarda Rusya'daki petrol rafinerileri, yakıt depoları ve enerji tesislerine yönelik saldırılarını önemli ölçüde artırdı. Kiev'in insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği operasyonların bazı bölgelerde yakıt sıkıntısına yol açtığı ve Rus ordusunun lojistik hatları üzerinde baskı oluşturduğu belirtiliyor. Ukrayna ayrıca Azak Denizi'ndeki yük gemilerini ve Rusya'nın en büyük elektronik ticaret şirketlerinden Wildberries'e ait bazı depoları da hedef aldı. Kiev yönetimi, bu tesislerin Rus savaş ekonomisine ve askeri tedarik zincirine hizmet ettiğini savunuyor.
Rusya da buna karşılık Ukrayna'nın enerji, liman ve ulaştırma altyapısına yönelik yoğun bombardımanını sürdürüyor. Özellikle Odesa Limanı ile burayı kullanan ticari gemilerin tekrar tekrar hedef alınması, Ukrayna'nın deniz yoluyla gerçekleştirdiği tarım ürünleri ihracatını büyük ölçüde durma noktasına getirdi. Rus füze ve İHA saldırılarının yalnızca cephe hattındaki askeri noktaları değil, kent merkezlerini, elektrik şebekelerini ve sivil altyapıyı da hedef alması Kiev'in yeni hava savunma sistemi taleplerini daha acil hale getiriyor.
Zelenski'nin Beyaz Saray'daki görüşmeden Patriot sistemleri, insansız hava aracı üretimi, istihbarat paylaşımı ve Rusya'ya yeni yaptırımlar konusunda somut kazanımlarla ayrılmaya çalışacağı belirtiliyor. Trump ise bir yandan savaşın kısa sürede sona ermesini istediğini söylerken, diğer yandan Amerikan desteğinin maliyetini Avrupa'ya yüklemeye çalışıyor. Böylece Washington'da bir kez daha barış planları, silah listeleri ve yaptırım dosyaları aynı masaya konulacak. Ancak Moskova ile Kiev'in uzun menzilli saldırıları sürerken, Beyaz Saray'daki görüşmenin önündeki temel çelişki değişmiyor: Herkes barıştan söz ediyor, fakat hiç kimse savaş alanındaki hesabını kapatmaya hazır görünmüyor.



