Türkiye'de emeklilik mevzuatı yıllar içinde sık sık değişti. Bu nedenle sigortalı çalışmaya başlama tarihi bir gün önce ya da sonra olan kişiler arasında büyük hak farkları ortaya çıktı. 8 Eylül 1999'dan önce ilk kez SSK'lı olarak iş hayatına başlayanlar, prim günlerini tamamlamaları hâlinde EYT düzenlemesiyle yaş şartı aranmadan normal emeklilik hakkından yararlanabiliyor. Normal emeklilik için gereken prim günü ise sigorta başlangıcına göre 5000 ila 5975 gün arasında değişiyor.
Prim günü bu seviyeye ulaşamayan SSK'lılar için alternatif ise 3600 günle kısmi emeklilik. Bu haktan yararlanabilmek için yalnızca prim gününü tamamlamak yetmiyor; belirli bir yaş ve sigortalılık süresi koşulunun da birlikte sağlanması gerekiyor. Habertürk yazarı Ahmet Kıvanç'ın aktardığına göre, 3600 günle emeklilikte en çok kafa karışıklığı yaratan konu, kademeli yaş uygulamasının hangi tarihe göre belirlendiği.
3600 GÜNLE EMEKLİLİK KOŞULLARI NELER?
1999 yılında yapılan düzenlemeden önce SSK'lılar 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 prim günü ve kadın ise 50, erkek ise 55 yaş koşuluyla emekli olabiliyordu. 8 Eylül 1999 tarihli kanunla bu yaşlar kadınlarda 58'e, erkeklerde 60'a yükseltildi. Ancak kanun, 8 Eylül 1999'dan önce işe girenler için geçiş hükümleri getirdi.
Bu geçiş hükümlerine göre, 23 Mayıs 2002 tarihinde 15 yıl sigortalılık süresi, kadın ise 50 / erkek ise 55 yaş ve 3600 prim günü koşullarını birlikte yerine getirenlere doğrudan kısmi emekli aylığı bağlandı. O tarihte bu üç koşulu tamamlayamayanlar için emeklilik yaşı, koşulları hangi dönemde sağladıklarına göre kademeli olarak artırıldı.
KADEMELİ YAŞ TABLOSU NASIL UYGULANIYOR?
Kademeli geçişte belirleyici olan tarih, üç koşulun aynı anda yerine geldiği tarihtir. Ahmet Kıvanç'ın verdiği bilgiye göre tablo şöyle:
- Koşullar 24 Mayıs 2002 ile 23 Mayıs 2005 arasında yerine getirilirse kadın 52, erkek 56 yaşında,
- 24 Mayıs 2005 ile 23 Mayıs 2008 arasında getirilirse kadın 54, erkek 57 yaşında,
- 24 Mayıs 2008 ile 23 Mayıs 2011 arasında getirilirse kadın 56, erkek 58 yaşında,
- 24 Mayıs 2011'den sonra koşulları sağlayan kadınlar 58 yaşında,
- 24 Mayıs 2011 ile 23 Mayıs 2014 arasında sağlayan erkekler 59 yaşında,
- 24 Mayıs 2014'ten sonra sağlayan erkekler ise 60 yaşında emekli olabilir.
YAŞ HESABINDA ÜÇ KOŞUL BİRLİKTE Mİ DEĞERLENDİRİLİR?
Okurlardan gelen mesajlar, birçok kişinin yalnızca prim gününün tamamlandığı tarihe bakarak yaşının belirlendiğini düşündüğünü gösteriyor. Oysa kısmi emeklilikte hangi yaşın uygulanacağı, sigortalılık süresi, prim günü ve yaş koşullarının birlikte gerçekleştiği tarihe göre hesaplanıyor.
Ahmet Kıvanç bunu şu örnekle açıkladı: 1 Ocak 1970 doğumlu Ayşe Hanım, ilk kez 1 Ocak 1985'te SSK'lı çalışmaya başlasın ve 3600 prim gününü 2005 yılı Nisan ayında tamamlasın. Ayşe Hanım'ın 15 yıl sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurduğu 1988'de başladığı için 2003 yılında doluyor. Prim ve süre koşulları tamam olduğu hâlde 50 yaş koşulu ancak 2020 yılında gerçekleşiyor. Böylece üç koşul 2020'de birleştiği için Ayşe Hanım 3600 günle 58 yaşında emekliliğe hak kazanıyor.
EKSİK PRİM GÜNLERİ NASIL TAMAMLANIR?
Düzenli bir işi olmayan veya sigortasız çalıştırılan SSK'lılar için 3600 prim gününü tamamlamak zorlaşabiliyor. Bu durumda askerlik borçlanması ve doğum borçlanması devreye giriyor. Kadınların doğum borçlanması yapabilmesi için çocuğun, sigortalı çalışmaya başladıktan sonra doğması ve çocuğun yaşaması şartıyla doğumdan sonraki 2 yıllık sürede sigortasız geçen süreler borçlanılabiliyor.
Bununla birlikte borçlanmanın SSK'ya sayılabilmesi için belirli bir sıra şartı var. Askerlik veya doğum borçlanması, ya SSK'lı çalışırken ya da en son SSK'lı çalışmanın ardından yapılmalı. Araya isteğe bağlı sigorta girerse borçlanma SSK yerine BAĞ-KUR sürelerine ekleniyor ve 3600 günle SSK'dan emeklilik hakkı ortadan kalkıyor.
İSTEĞE BAĞLI SİGORTADA 1259 GÜN LİMİTİNİ AŞMAYIN
Askerlik ve doğum borçlanmasına rağmen kalan eksik günler isteğe bağlı sigorta ile tamamlanabilir. Ancak isteğe bağlı sigorta günlerinin 1259 günü kesinlikle aşmaması gerekiyor. İsteğe bağlı sigorta 4/b, yani BAĞ-KUR kapsamında sayıldığı için bu sınır aşıldığında sigortalı, SSK'dan emeklilik hakkını kaybediyor.
Benzer şekilde askerlik veya doğum borçlanması, isteğe bağlı sigorta sırasında ya da bu sigortanın ardından yapılırsa, borçlanılan süreler SSK'ya değil BAĞ-KUR sürelerine ekleniyor. Bu nedenle borçlanmanın SSK'lı çalışma döneminde ya da SSK'lı çalışma sona erdikten sonra yapılması, arada isteğe bağlı sigortanın bulunmaması büyük önem taşıyor.



