Arpa Üretimindeki Artış Yem Maliyetlerini Düşürecek, Mısır Açığı Endişe Yarattı
Arpa Artışı Yem Maliyetlerini Düşürecek, Mısır Açığı Endişe Yarattı

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEM-BİR) Başkanı Ülkü Karakuş, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2026 yılı Bitkisel Üretim 1. Tahmini'ni değerlendirdi. Karakuş, tahıl üretiminde geçen yıla kıyasla yüzde 21,7, buğdayda yüzde 26,7 ve arpada yüzde 50 artış beklendiğini belirtti.

Arpa Üretimindeki Artış Yem Maliyetlerini Rahatlatacak

Karakuş, 2025 sezonundaki olumsuz iklim koşullarının ardından sahada bir toparlanma yaşandığını ve bunun sektör tarafından memnuniyetle karşılandığını ifade etti. Arpa üretimindeki artışın yem maliyetlerine olumlu yansıyacağını vurgulayan Karakuş, Türkiye'nin 2025'teki toplam karma yem üretiminin 30,7 milyon ton olduğunu, kendi yemini yapanlar da dahil edildiğinde 8 milyon ton arpa, 2,3 milyon ton yemlik buğday, 287 bin ton yulaf ve 192 bin ton çavdarın yem amaçlı kullanıldığını tahmin ettiklerini söyledi.

TÜİK'in 2026 için öngördüğü 9 milyon ton arpa üretiminin sektörün yıllık ihtiyacını rahatlatacağını belirten Karakuş, özellikle büyük ve küçükbaş hayvancılıkta süt ve besi yemi maliyetleri üzerindeki baskıyı hafifleteceğini dile getirdi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Mısır Üretimindeki Azalış Telafi Edilmeli

Karakuş, mısır üretimindeki yüzde 5,9'luk azalışın telafi edilmesi gerektiğini vurguladı. Mısır üretimi tahmininin 8 milyon ton olarak açıklandığını hatırlatan Karakuş, yalnızca karma yem sektörünün yıllık mısır ihtiyacının 11,3 milyon ton olduğuna dikkat çekti. Kanatlı yemlerinde ortalama yüzde 60'a varan, büyük ve küçükbaş yemlerinde yüzde 25'e varan oranlarda kullanılan mısırda oluşacak yaklaşık 3,3 milyon tonluk açığın doğrudan ithalatla karşılanmak zorunda kalınacağını ifade etti.

Yağlı Tohumlarda Dışa Bağımlılık Sürüyor

Karakuş, yağlı tohumlardaki daralmanın dışa bağımlılığı artırdığına işaret ederek, 2026 soya üretim tahmininin geçen yıla göre yüzde 12,7 azalışla 129,9 bin ton olarak öngörüldüğünü kaydetti. Karma yem sektörünün yıllık soya ihtiyacının (küspe karşılığı dahil) yaklaşık 4,73 milyon ton olduğunun altını çizen Karakuş, bu ihtiyacın neredeyse tamamının ithalatla karşılandığını anlattı. Ayçiçeğindeki yüzde 16,2'lik üretim artışının sınırlı rahatlama sağlasa da yüksek proteinli yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın yapısal sorun olarak sürdüğünü dile getirdi.

Beyaz Et İhracat Yasağı ve Yumurta İhracat Kısıtlaması Kaldırılmalı

Yem sanayisinin gelecek dönem gündemini belirleyecek 4 kritik başlığın öne çıktığına değinen Karakuş, bunların mısır ve soyada devam eden açık, GDO onay süreçlerinden kaynaklanan ithalat kısıtları, beyaz et ve yumurtada uygulanan ihracat yasak-sınırlamalar ve un sanayinden gelen kepek arzının sürdürülebilirliği olduğunu söyledi.

Avrupa Birliği'nde yem ve gıda amaçlı kullanımı onaylanmış tüm GDO çeşitlerinin Türkiye'de de yem amacıyla onaylanmasının, yem sanayisinde sürdürülebilir üretimin sağlanması, fiyat istikrarı ve tedarik güvenliği bakımından zorunlu bir adım olduğunu vurguladı.

Karakuş, beyaz et ihracat yasağının ve yumurta ihracat kısıtlamasının ivedilikle kaldırılmasını talep ederek, Türkiye'nin yıllarca emek vererek kazandığı ihracat pazarlarını rakip ülkelere bırakma riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Üreticinin talep daralması nedeniyle kapasite kullanımını düşürdüğünü ve Türkiye'nin döviz gelirlerinin olumsuz etkilendiğini belirten Karakuş, iç piyasada fiyat istikrarının ihracat yasağı yerine üretim girdilerini ucuzlatan ve arzı artıran politikalarla sağlanması gerektiğini ifade etti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Un İhracatı İçin Tarihi Fırsat

Karakuş, Türkiye'nin 12 yıldır küresel buğday unu ihracatında lider konumda olduğunu, yaklaşık 12 milyon tonluk dünya pazarının yüzde 25'ini elinde tuttuğuna işaret ederek, buğday üretimindeki bu yılki güçlü tahminin un ihracatı için tarihi bir fırsat penceresi açtığını söyledi. Irak başta olmak üzere bazı pazarlardaki gayri resmi engellerin ikili devlet düzeyinde müzakere ve ticaret anlaşmalarıyla çözülmesinin, Rusya, Ukrayna, Mısır ve Hindistan karşısındaki rekabet gücünün korunmasında büyük önem taşıdığını vurguladı.

Karakuş, un ihracatının yalnızca buğday değerlendirme süreci değil, aynı zamanda yem sanayisinin kritik bir hammaddesi olan kepek arzının da motoru olduğunu belirterek, kepek arzının korunmasının hayvansal üretimde sürdürülebilirlik, et ve süt fiyatlarındaki istikrar ve gıda enflasyonuyla mücadelenin ön koşulu olduğunu kaydetti.