Erzurum'da 16 yıl dijital pazarlama, grafik ve video grafik alanlarında çalıştıktan sonra hayalini kurduğu çiftliği kuran Yunus Erçikli (36), eşi Nurseda Erçikli (33) ile birlikte süt sağıp tereyağı üretmeye başladı. Çift, kendi imkanlarıyla kurdukları çiftlikte hem üretim yapıyor hem de dijital pazarlama deneyimlerini kullanarak ürünlerini doğrudan tüketiciye ulaştırıyor.
Hayalden Gerçeğe: Çiftlik Kurma Süreci
İstanbul, Bursa ve Erzurum'da uzun yıllar masa başı işlerde çalışan Yunus Erçikli, yaklaşık 3 ay önce Erzurum'da jersey ve montofon ırkı 3 inekle çiftlik kurdu. Daha önce hiç hayvana dokunmadığını belirten Erçikli, eşinin desteğiyle bu yeni yaşama adım attı. Çift, kendi emekleriyle kurdukları çiftliğe prefabrik bir ev de yaparak bazı günler doğayla iç içe vakit geçiriyor.
Üretim ve Satışta Dijital Pazarlama Deneyimi
Dijital pazarlama alanındaki tecrübesini çiftliğin tanıtımı ve satışında kullanan Erçikli, sosyal medya ve farklı dijital platformlar üzerinden ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturuyor. Kendi YouTube kanallarını yöneten ve müşterilerle bizzat ilgilenen Erçikli, "Tamamen 2 kişilik dev bir kadroyuz biz burada" diyerek çiftlikteki üretim modelini anlattı.
Hedef: Erzurum'da Farklı Bir Üretim Modeli
Çiftlikte şu an 3 inek bulunduğunu ve özellikle farklı bir üretim modeli oluşturmak istediklerini ifade eden Erçikli, "Biz biraz daha farklı yapmaya çalışmak istediğimiz için ürünlerimizi Jersey ırkı ve Montofon ırkı olarak kurmaya çalıştık. Erzurum'da bu yok denecek kadar az diye biliyorum. Bizde bir farklılık olsun istedik" dedi.
Yunus Erçikli: 'Bu İş Hep Hayalimdi'
Uzun yıllardır çiftçilik yapmayı hayal ettiğini belirten Yunus Erçikli, "Belirli zamanlarında İstanbul'da, Bursa'da ve Erzurum'da hayatım geçti. Bu iş hep hayalimdi. Sadece tedirgin oluyordum, acaba yapabilir miyim, yapamaz mıyım diye düşünüyordum. Eşimin de desteğiyle yapabileceğimize karar verdik. Kendi bütçemizde, kendi imkanlarımızla yapmaya çalıştık. Hani bu görmüş olduğunuz çiftlik tamamen emek üzerine, maddiyat üzerine hiçbir şekilde olmayan, sadece emek üzerine kurulmuş bir çiftlik" diye konuştu.
Sabah 5'te kalkmanın zor olduğunu ancak bu işi sevdiğini ifade eden Erçikli, "Ben daha önce hiç hayvana dokunmamışken bugün süt sağabiliyorum, tereyağı yapabiliyorum. Müşterilere ürün götürebiliyorum. Hiç de gocunmuyorum, çok da sevdiğim bir iş, çok da memnunum" şeklinde konuştu.
İnek Sayısını Artırma Planları
Çiftlikteki hayvan sayısını artırmayı hedeflediklerini belirten Erçikli, "İnek sayısını yakın zamanda artırmayı düşünüyoruz. Tamamen Danimarka ve Amerikan ırkı Jersey ırkları gelecek yakın zamanda inşallah. Ve bu Erzurum'da tek olacak. İnşallah ondan sonra da Allah nasip ederse biz de devam etmeye, yürümeye devam edeceğiz" dedi.
Nurseda Erçikli: 'Eşimin Hayalini Destekliyorum'
Bilgisayar mühendisliği eğitiminin ardından sigortacılık yapan Nurseda Erçikli ise eşinin hayalini desteklemek için çiftçilik yolculuğuna dahil olduğunu belirterek, "Kocamın bana sunmuş olduğu tercih ve sonuçlar neticesinde bu işi yapmaya karar verdik. Ben aslında bu işten tamamen bağımsız, bilgisayar mühendisliği okudum. Aynı zamanda sigortacıyım. Evlendikten sonra bir çocuk sahibi oldum. Ev hanımı ve anneyim. Birçok meslekten sonra rol alıyorum. Şimdi de çiftçiliğe el attık. Eşimin istekleri doğrultusunda ona destek vermeye karar verdim" ifadelerini kullandı.
Süt ve süt ürünleri tüketmediğini ancak doğal yaşam ve çocuğuna güzel bir gelecek için ikna olduğunu söyleyen Nurseda Erçikli, "Böyle doğal hayat, çocuğuma güzel bir hayat, güzel bir gelecek namına ikna oldum diyelim" şeklinde konuştu.



