Çırağa 35 bin lira maaş krizi çözmüyor: Aileler ve gençler sanayi değil masabaşı istiyor
Çırağa 35 bin lira maaş krizi çözmüyor: Aileler masabaşı istiyor

Sanayi başta olmak üzere emek yoğun sektörlerde nitelikli eleman sıkıntısı giderek derinleşiyor. Geleceğin ustalarını yetiştirmek isteyen bazı işletmeler, çırak bulabilmek için asgari ücretin üzerinde maaş teklif ediyor. Çırak ücretlerinin 35 bin liraya kadar yükselmesi, sektördeki açığın boyutunu ortaya koyarken, gençlerin ve ailelerin masa başı işlere yönelmesi sanayideki eleman sorununu daha da büyütüyor.

Çırak maaşları asgari ücretin üzerinde

Türkiye'de uzun süredir devam eden nitelikli eleman ve usta açığı, çıraklık piyasasında dengeleri tamamen değiştirdi. Geçmişte sadece meslek öğrenmesi maksadıyla ücretsiz veya çok düşük harçlıklarla çalıştırılan çıraklar, bugün sanayinin en çok aranan elemanları hâline geldi. İnternet ilanlarında “yetiştirilmek üzere çırak” arayan işletmelerin teklif ettiği ücretler 35 bin liraya kadar çıkıyor. 2026 yılı net asgari ücretinin 28 bin 75 lira olduğu düşünüldüğünde, teklif edilen rakamlar asgari ücretin oldukça üzerinde kalıyor. Hatta Kartal'da bir kuaför, sadece bir yıl deneyimi olan bir çırak için 50 bin lira maaş teklifiyle ilana çıkıyor.

Ustanın hesabı başka

Türkiye Gazetesi'nin haberine göre piyasada çırak maaşlarının bu kadar yükselmesinin temelinde artan usta maliyetleri yatıyor. Dışarıdan hazır, yetişmiş bir usta transfer etmenin maliyeti bugün 100 bin liranın üzerine çıkıyor. İşverenler, bu yüksek maliyetin altına girmek yerine, genç birini alıp kendi kültürüne göre yetiştirmeyi mantıklı buluyor. Bir iki yıl boyunca asgari ücretin üzerinde maaş verilse bile, işi öğrenen çırak gelecekte işletmenin sadık ve kalifiye elemanı oluyor. İşveren bu maliyeti, geleceğe yapılan bir yatırım olarak değerlendiriyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

MESEM'le gençler meslek öğreniyor

Çırak yetiştirmede devletin sunduğu Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) sistemi 400 binin üzerindeki kayıtlı öğrencisiyle oldukça başarılı bir şekilde işliyor. Ancak bazı işletmelerin beklentileri bu sistemle tam olarak uyuşmuyor. MESEM modelinde çıraklar haftanın bir günü okula gidip dört günü işletmede geçiriyor ve belirli mesai saatleri içinde, devlet güvencesiyle çalışıyor. Bazı ustalar ise tam zamanlı, gerektiğinde altıncı gün de çalışıp mesai yapacak eski usul çıraklar arıyor. Devletin kuralları çerçevesinde çırağa esnek mesai yaptıramayacağını bilen ustalar, keseyi açıp aylık 30-35 bin lira maaş, yol ve yemek imkânı sunarak işi sıfırdan kendi kurallarına göre öğreteceği elemanlar arıyor.

Herkes masa başı iş istiyor

Yüksek maaşlara rağmen sanayide çırak bulmak neredeyse imkânsız bir hâl aldı. Eskiden yaz tatillerinde meslek öğrensin diye sanayiye gönderilen çocukların yerinde yeller esiyor. Hem ailelerin hem de gençlerin emek yoğun işlere bakış açısı değişti. Aileler çocuklarının sanayide ezilmesini veya kirlenmesini istemiyor. “Masabaşı bir işi olsun, temiz giyinsin, gerekirse muhasebeci olsun” mantığı ağır basıyor. Ancak gelecekte yapay zekânın daha da gelişmesiyle masabaşı işlerin büyük bir kısmının tehlikeye gireceği, bedensel beceri isteyen zanaatkârların ise çok daha değerli hâle geleceği göz ardı ediliyor.

Gelen 2 güne kaçıyor

Esenyurt'ta otomobil motor mekanik ustası olarak yıllardır hizmet veren Mahmut Karahan konuyla ilgili “Bugün dışarıdan bir usta getirsem 100 bin liradan aşağı kapıyı açmıyor. Ben de hâliyle kendi çırağımı kendim yetiştirmek istiyorum. Aylık 30-35 bin lira para teklif ediyorum ama yine de gelen yok. Sanayiye heves edip gelen genç de işe odaklanmıyor, elinden telefonu düşürmüyor. Sosyal medyaya bakmaktan işi takip edemiyor. İki gün sonra da biraz yorulunca ‘bana göre değil’ deyip kaçıyor. Aileler çocuklarını pamuklara sararak büyütüyor. Artık kimse elini yağa, pasa bulamak istemiyor” diyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Okullar kapandığında bile kapımızı çalan yok

Hadımköy'de mobilya üretimi yapan marangoz Nazım Solakoğlu ise MESEM ile eski usul çıraklık arasındaki farka dikkat çekiyor: “MESEM çok güzel bir uygulama, çevremde kullanan çok arkadaşım var ve hepsi memnun. Ama bana o sistem uymuyor, bana eski usul, tam zamanlı çırak lazım. Ben çocuğa 35 bin lira maaş, yol, yemek her şeyini veririm. Yeter ki gelsin, haftanın 6 günü benim yanımda kalsın, mesleği çekirdekten, usta-çırak ilişkisiyle öğrensin. Okul günleri veya katı mesai saati kısıtlamaları bizim işleyişimize uymuyor. İşi gerçekten öğrenmek isteyen bir gence altın bileziği koluna takarım. Ama gelin görün ki okulların kapandığı yaz tatilinde bile kapımızı çalan bir tane çırak adayı yok.”