Türkiye'nin sigorta sektörü, yıllardır çözülemeyen koruma açığı sorununa karşı ilk kez ortak bir yol haritası belirledi. Hem çatı kuruluş Türkiye Sigorta Birliği (TSB) hem de sektörün en büyük oyuncusu Türkiye Sigorta, sigortaya erişimi artırmak ve ülkenin koruma açığını kapatmak için kararlı adımlar atıyor. Gömülü sigortacılık, mikro sigorta ve uygun maliyetli ürünlerle sigortanın lüks bir tercih olmaktan çıkması hedefleniyor.
Koruma açığı yüzde 90 seviyesinde
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, Türkiye'nin koruma açığını rakamlarla ortaya koydu. Dünya genelinde doğal afetlerde oluşan hasarın ortalama yüzde 40'ı sigorta sistemiyle karşılanırken, Türkiye'de bu oran yalnızca yüzde 5-6 seviyesinde. Bu fark sadece bir istatistik değil, aynı zamanda Türkiye'nin ekonomik dayanıklılığının bir göstergesi. Marmara Bölgesi gibi sigorta bilincinin nispeten yüksek olduğu bir bölgede bile büyük bir deprem senaryosunda sigortalılık oranının en fazla yüzde 10'a çıkabileceği hesaplanıyor. Yani depremde oluşacak ekonomik kaybın yaklaşık yüzde 90'ı sigorta sistemi dışında kalıyor.
Kahramanmaraş depremleri bu durumun en somut örneğini oluşturdu. Yaklaşık 106 milyar dolarlık ekonomik kaybın sadece 5 milyar doları sigorta tarafından karşılandı. Geriye kalan yükün büyük kısmı kamu kaynaklarına ve vatandaşın kendi imkanlarına kaldı.
Yeni hedef: 2030'da penetrasyon yüzde 4.7
Ahmet Yaşar, sigortalılık oranlarını artırmak için daha erişilebilir, esnek ve uygun maliyetli ürünler geliştirmek zorunda olduklarını belirterek, çalışmaların hızlandırıldığını söyledi. Bu kapsamda 2030 penetrasyon hedefi yüzde 2.6'dan yüzde 4.7'ye yükseltildi.
Dörtlü çözüm formülü
Koruma açığını kapatmak için dört ana araç belirlendi:
- Gömülü sigortacılık: Sigortanın satın alma anında otomatik olarak sunulması.
- Mikro sigortalar: Düşük primli, belirli risklere yönelik ürünler.
- Düşük primli ürünler: Geniş kitlelere hitap eden uygun fiyatlı poliçeler.
- Dijital dağıtım kanalları: Online platformlar ve mobil uygulamalar üzerinden erişim.
Asıl hedef ise sigortayı günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmek. Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, sigortaya erişilebilirliği kolaylaştırmak ve ihtiyaca yönelik ürünlerle sigortalı sayısını artırmak için taksit imkanları, fiyat istikrarı ve yeni ürün geliştirme çalışmaları yürüttüklerini belirtti.
Kaskoda araç yaşına göre büyük fark
Motorlu araç sigortalarında da önemli bir gelişim alanı bulunuyor. Türkiye'de her dört araçtan yalnızca birinin kasko sigortası var. 0-5 yaş aralığındaki araçlarda kaskoluluk oranı yüzde 80'lere yaklaşırken, araç yaşı arttıkça bu oran ciddi şekilde düşüyor. Yaşar, bu durumun sektörün yeni ürünler geliştirmesi gerektiğini gösterdiğini ifade etti.
Bireysel ve KOBİ'de sigortalılık sıfıra yakın
Küçük işyeri sigortalarında durum daha vahim. Büyük kuruluşlarda sigortalılık oranı yüzde 100'e yaklaşırken, küçük esnafta neredeyse sıfırlanıyor. Türkiye ortalaması ise yüzde 20 civarında. Bireysel sigortada da benzer bir tablo var. Emeklilik fonlarının milli gelire oranı gelişmiş ülkelerde yüzde 90'ın üzerindeyken, Türkiye'de yüzde 3 seviyesinde. Bu durum, sigortacılık sektörünün ötesinde Türkiye ekonomisinin finansman yapısını da ortaya koyuyor. Güçlü emeklilik fonları, uzun vadeli tasarruf ve sermaye piyasalarının derinleşmesi anlamına geliyor.
TSB, 30 milyar dolarlık sektör büyüklüğünü 50 milyar dolara çıkarma hedefi koydu. Bu hedef, finansal derinliğin artması, tasarrufların büyümesi ve afetler karşısında ekonomik dayanıklılığın güçlenmesi açısından kritik önem taşıyor.



