İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması 2025 sonuçlarını değerlendirerek, Türk sanayisinin yüksek finansman maliyetleri, kârsızlık ve artan borç yükü altında faaliyet gösterdiğini söyledi. Bahçıvan, yüksek faizler ve artan finansman maliyetlerinin üretim şirketleri üzerindeki baskıyı ağırlaştırdığını vurguladı.
Finansman Giderleri Faaliyet Kârını Aşındırıyor
İSO 500 verilerine göre, finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı 2025 yılında yüzde 84,9 olarak gerçekleşti. Bu oran, şirketlerin elde ettiği kârın büyük bölümünün finansman giderlerine gittiğini gösteriyor. Bahçıvan, faaliyet kârlılığındaki gerilemenin ve finansman giderlerindeki yükselişin sanayicinin öz kaynaklarını aşındırdığını belirterek, üretim gücünün korunabilmesi için sanayinin finansmana erişiminin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Zarar Eden Şirket Sayısı Kritik Seviyede
Araştırmaya göre, vergi öncesi dönem kârı ve zararı bakımından zarar eden firma sayısı 152 ile yüksek seviyesini korudu. Net kambiyo zararı ise bir yılda yaklaşık beş kat artarak 172 milyar liraya ulaştı. Bahçıvan, sanayide uzun süredir dikkat çektikleri “kârsızlık” sorununun artık bilanço yapılarında da açık şekilde görüldüğünü ifade etti.
Borçlar Özkaynaklardan Daha Hızlı Arttı
2025 yılında İSO 500 şirketlerinin toplam borçları yüzde 30,8 artarken özkaynaklardaki artış yüzde 15,8’de kaldı. Özkaynakların toplam aktifler içindeki payı yüzde 49,1’e gerileyerek bilanço yapısının yeniden borç ağırlıklı hale geldiği görüldü. Mali borçların yüzde 41,6 oranında artması ve kısa vadeli borçların payının yükselmesi de dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.
Devreden KDV Yükü 120 Milyar Liranın Üzerinde
Bahçıvan, yıllardır gündeme taşıdıkları devreden KDV sorununun daha da ağırlaştığını belirterek, İSO 500 şirketlerinin devreden KDV tutarının yüzde 42,1 artışla 120 milyar liranın üzerine çıktığını açıkladı. Devreden KDV'nin sanayici açısından devlete sıfır faizli ve belirsiz vadeli finansman sağlamak anlamına geldiğini belirten Bahçıvan, sorunun çözümü için somut adımlar beklediklerini söyledi.
Ar-Ge ve Yüksek Teknolojide Olumlu Gelişmeler
Sanayide yaşanan tüm zorluklara rağmen Ar-Ge ve teknoloji alanında olumlu gelişmeler kaydedildi. Ar-Ge harcaması yapan firma sayısı 273'e yükselirken, toplam Ar-Ge harcamaları yüzde 31,4 artışla 79,7 milyar liraya çıktı. Yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerin yaratılan katma değerden aldığı payın yüzde 7,6’ya yükselmesi de geleceğe ilişkin umut veren göstergeler arasında yer aldı.
İhracat Arttı, İstihdam Geriledi
İSO 500 şirketlerinin ihracatı 2025 yılında yüzde 8,4 artarak 104,7 milyar dolara ulaştı. Buna karşılık istihdam yüzde 2,5 azalarak 804 bin kişiye geriledi. Aynı dönemde maaş ve ücret ödemeleri yüzde 39,3 artışla 1,1 trilyon liraya yükseldi.
Savunma Sanayiinden Tarihi Başarı
İSO 500 sıralamasında TÜPRAŞ birinci, Ford Otomotiv ikinci, Star Rafineri ise üçüncü sıradaki yerini korudu. 2025 yılının en dikkat çekici gelişmesi ise savunma sanayii şirketlerinin yükselişi oldu. İSO 500 tarihinde ilk kez iki savunma sanayii kuruluşu ilk 10'a girdi. TUSAŞ yedinci, ASELSAN ise dokuzuncu sırada yer aldı. Bahçıvan, bu gelişmenin savunma sanayiinin üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme yetkinliği, ihracat performansı ve küresel rekabet gücündeki yükselişi göstermesi açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.
“Sanayiye Sahip Çıkmak Türkiye'nin Geleceğine Sahip Çıkmaktır”
Konuşmasının sonunda sanayinin ekonomik büyümenin ötesinde istihdamın, ihracatın, teknolojik dönüşümün ve sürdürülebilir kalkınmanın temel taşı olduğunu ifade eden Bahçıvan, şu değerlendirmede bulundu: “Sanayiye sahip çıkmak; üretime sahip çıkmaktır. İstihdama sahip çıkmaktır. İhracata sahip çıkmaktır. Teknolojiye ve inovasyona sahip çıkmaktır. Ve en önemlisi Türkiye’nin geleceğine sahip çıkmaktır.”



