Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda önemli bir adım atıldı. Sıfır Atık Vakfı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı arasında İş Birliği Protokolü imzalandı. Bu protokol, ulaştırma ve altyapı sektörlerinde sıfır atık yaklaşımının yaygınlaştırılmasını, çevresel etkilerin azaltılmasını ve sürdürülebilir ulaşım modellerinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Stratejik adım, çok paydaşlı bir dönüşüm sürecini başlatacak.
Emine Erdoğan'ın Himayelerinde Önemli İş Birliği
Sıfır Atık Hareketi kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın himayelerinde ulusal ve uluslararası ölçekte çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı, kritik bir iş birliğine imza attı. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun katılımlarıyla imzalanan protokol, ulaştırma ve altyapı sektörlerinde sıfır atık yaklaşımının yaygınlaştırılması, sürdürülebilir ulaşım modellerinin teşvik edilmesi ve çevresel etkilerin minimize edilmesine yönelik çok boyutlu bir çerçeve sunuyor.
Kapsamlı İş Birliği Zemin
Protokol, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum arasında güçlü bir sinerji oluşturmayı hedefleyen kapsamlı bir iş birliği zemini tesis ediyor. Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, protokol töreninde Türkiye'nin bu yıl iki önemli uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapacağını belirtti. Bunlardan ilki, 5-7 Haziran'da gerçekleştirilecek Sıfır Atık Forumu. Foruma 150'den fazla ülkenin temsilcisi gelecek ve dünya genelinde 100'den fazla bakan ile 5 binden fazla katılımcı ağırlanacak. Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler gibi kuruluşlar ile Harvard, Cambridge gibi dünyanın en iyi üniversiteleri ve Türkiye'den üniversitelerin katılımıyla gerçekleşecek forum, dünyanın en büyük ve en kapsamlı sıfır atık iklim ve çevre toplantısı olma özelliğini taşıyor.
Ulaştırma Sektörünün Kritik Rolü
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, konuşmasında 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Hareketi'nin Türkiye'den doğarak bugün 193 ülkede karşılık bulan küresel bir marka ve dönüşüm modeli haline geldiğini ifade etti. Ulaşım sektörünün tarih boyunca medeniyetlerin gelişiminde ve insanlığın ilerleyişinde kritik bir rol üstlendiğine dikkat çeken Uraloğlu, sektörün günümüzde sera gazı emisyonları içindeki payına ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Günümüzde ulaşım sektörü, sera gazı emisyonuna neden olan sektörler arasında yaklaşık yüzde 21'lik payla dünyada üçüncü, yüzde 17,6'lık payla Türkiye'de ise ikinci sırada yer alıyor. Bu veriler, ulaşım sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede kritik rol üstlendiğini ya da üstlenmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.
Dönüşüm Zorunluluğu ve Sorumluluk
Küresel iklim değişikliği ve doğal kaynakların sınırlılığı gibi gerçeklerin sektörü dönüşüme zorladığını belirten Uraloğlu, bu dönüşümün yalnızca bir zorunluluk değil, aynı zamanda gelecek nesillere karşı yerine getirilmesi gereken bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Sıfır Atık Vakfı ile imzalanan iş birliği protokolü, bu sorumluluk anlayışının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Bakanlık olarak çevresel sürdürülebilirlik alanında önemli bir kurumsal birikim oluşturduklarını vurgulayan Uraloğlu, 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda çevresel sürdürülebilirliğin ekonomik kalkınmayla birlikte ele alındığını belirtti.
Protokolün Hedefleri ve Uygulamaları
Protokol, ulaştırma ve altyapı sektörlerinde sıfır atık yaklaşımının yaygınlaştırılması, kaynak verimliliğinin artırılması, atık oluşumunun önlenmesi, döngüsel ekonomi modelinin benimsenmesi ve yeşil altyapı uygulamalarının teşvik edilmesi amacıyla hazırlandı. Uraloğlu, protokolle ulaştırma projelerinde atık yönetiminin en üst seviyeye çıkarılacağını, inşaat ve bakım süreçlerinde geri dönüşümlü malzeme kullanımının artırılacağını, limanlar, havalimanları ve istasyonlarda sıfır atık uygulamalarının standart hale getirileceğini ve sürdürülebilir ulaşım bilincinin yolculara, çalışanlara ve paydaşlara yaygınlaştırılacağını ifade etti. Kurumsal karbon ayak izi hesabını Türkiye'de ilk gerçekleştiren bakanlık olmanın sorumluluğuyla, her projenin çevresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle şekillendirildiğini vurguladı.
COP31 Türkiye'nin Ev Sahipliğinde Gerçekleşecek
Sıfır Atık Vakfı tarafından 5-7 Haziran tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek Sıfır Atık Forumu ile 9-20 Kasım tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) gibi küresel platformlarda, Türkiye'nin öncü rolünü güçlendirecek ortak çalışmalar yürütülmesi öngörülüyor. Akademik araştırmaların desteklenmesi, veri paylaşımı, müfredat geliştirme ve teknik kapasite artırımı gibi alanlarda sağlanacak karşılıklı katkılar, sürdürülebilirlik ekosisteminin güçlenmesine önemli katkı sunacak. Böylece, yalnızca bugünün değil, geleceğin ulaşım ve altyapı sistemleri de çevreyle uyumlu bir anlayışla şekillendirilecek.



