Sakarya Gaz Sahası'nda 2028 Hedefi: Günlük 40 Milyon Metreküp Üretim
Sakarya Gaz Sahası'nda 2028 Hedefi: 40 Milyon Metreküp

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Ahmet Berat Çonkar, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen İkinci Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde (INRES) önemli açıklamalarda bulundu. Çonkar, Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nda günlük 9 milyon metreküp seviyesinde gerçekleşen doğal gaz üretiminin, 2028 yılı itibarıyla 40 milyon metreküpe çıkarılmasının planlandığını duyurdu.

Zirve Geniş Katılımla Başladı

İkinci Doğal Kaynaklar Zirvesi, dokuz ülkeden yedi bakan ve üç bakan yardımcısının yanı sıra 45 ülkeden enerji ve maden sektörü temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, akademisyenler ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin katılımıyla başladı. Zirvede küresel enerji güvenliğinden stratejik yatırım modellerine, hidrokarbonlardan kritik minerallere kadar sektörün geleceği ele alındı.

Çonkar'dan Enerji Vizyonu Mesajları

Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Çonkar, küresel enerji sisteminin tarihi bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayarak, artan enerji talebi, jeopolitik gelişmeler, arz güvenliği riskleri, iklim hedefleri ve teknolojik dönüşümün enerji politikalarını her zamankinden daha önemli hale getirdiğini belirtti. Enerji güvenliğinin artık yalnızca kaynak çeşitliliğiyle sınırlı olmadığını ifade eden Çonkar, altyapı güvenliği, tedarik zinciri dayanıklılığı, kritik minerallere erişim, şebeke modernizasyonu ve teknolojik kapasitenin de bu kavramın ayrılmaz parçaları haline geldiğini kaydetti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Türkiye'nin Enerji Stratejisi

Çonkar, Türkiye'nin enerji güvenliğini çok boyutlu ve stratejik bir perspektifle ele aldığını belirterek, temel hedeflerinin kaynak çeşitliliğini artırmak, dışa bağımlılığı azaltmak, yerli kaynakları ekonomiye kazandırmak ve sürdürülebilir enerji dönüşümünü güçlü bir şekilde sürdürmek olduğunu dile getirdi. Son yıllarda özellikle yenilenebilir enerji alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Çonkar, Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün yaklaşık yüzde 60'ının yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu söyledi. Hidroelektrik, rüzgâr, güneş, jeotermal ve biyokütle alanlarında önemli kapasite artışları sağlandığını ifade eden Çonkar, önümüzdeki dönemde güneş ve rüzgâr enerjisinde 120 GW seviyesine ulaşma hedefi doğrultusunda yatırımların hızlandırılacağını belirtti.

Sakarya Gaz Sahası'nda Büyük Hedef

Petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çonkar, Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası keşfinin Türkiye enerji tarihi açısından bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Karadeniz'de keşfedilen doğal gazın üç yıl gibi kısa bir sürede üretime alınarak milyonlarca haneye ulaştırıldığını belirten Çonkar, günlük 9 milyon metreküp seviyesindeki üretimin 2028 itibarıyla 40 milyon metreküpe çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.

Yurt Dışı Arama Faaliyetleri

Türkiye'nin yalnızca kendi denizlerinde değil, yurt dışında da aktif bir enerji oyuncusu haline geldiğini belirten Çonkar, Somali'de devam eden derin deniz petrol ve gaz arama faaliyetlerinin bu vizyonun önemli örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Pakistan ve Libya deniz alanlarında da Türkiye'nin teknik kapasitesini ve operasyonel tecrübesini kullanmaya yönelik çalışmaların hız kazandığını belirtti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Kritik Minerallerin Stratejik Önemi

Enerji dönüşümünün başarısında kritik minerallerin stratejik önemine dikkat çeken Çonkar, temiz enerji teknolojilerinin güvenli ve sürdürülebilir mineral tedarikine bağlı olduğunu belirtti. Güneş panelleri, rüzgâr türbinleri, elektrikli araçlar ve batarya depolama sistemlerinin lityum, nikel, kobalt, bakır ve nadir toprak elementleri gibi kritik minerallere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Çonkar, enerji dönüşümü ile madencilik sektörünün artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. Türkiye'nin kritik mineraller alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Çonkar, hedeflerinin yalnızca kaynak üretmek değil; madencilikten işleme teknolojilerine, rafinajdan ileri sanayi uygulamalarına kadar uzanan entegre bir değer zinciri oluşturmak olduğunu söyledi. Geleceğin rekabetinin yalnızca kaynağa sahip olmakla sınırlı kalmayıp, o kaynağı teknolojiye, üretime ve yüksek katma değere dönüştürmekte olduğunu kaydetti.

Belirsizlik Ortamında Yol Haritası Paneli

Zirvenin ilk oturumu "Belirsizlik Ortamında Yol Almak: Hidrokarbonlar ve Mineraller İçin Yatırım Stratejileri" başlığıyla gerçekleşti. Panelin moderatörlüğünü Daily Sabah Gazetesi Kıdemli Ekonomi Editörü Alen Lepan üstlendi. Panelde konuşmacı olarak Suriye Enerji Bakanlığı Petrol İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ghiath Diab, Cezayir'in ulusal petrol ve doğal gaz şirketi Sonatrach CEO'su Noureddine Daoudi, Subsea 7 Kıdemli Başkan Yardımcısı Olivier Blaringhem ve TÜPRAG Metal Madencilik A.Ş. CEO'su Mehmet Yılmaz yer aldı.

Panelde enerji güvenliği ile düşük karbonlu dönüşüm arasında dengeli bir yaklaşım kurulmasının önemine dikkat çekildi. Katılımcılar, doğal gazın geçiş sürecindeki rolü, yeşil hidrojen yatırımları, kritik mineral tedariki, yerelleşme stratejileri ve tedarik zinciri güvenliği gibi başlıklarda görüşlerini paylaştı. Enerji sektöründe uluslararası iş birliklerinin, yerel kapasite geliştirilmesinin ve sürdürülebilir yatırım modellerinin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağı vurgulandı.

Suriye'den Enerji Sektöründe Yeniden Yapılanma Vurgusu

Panelde ilk sözü alan Suriye Enerji Bakanlığı Petrol İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ghiath Diab, enerji güvenliğini güçlü bir şekilde artırmanın yolunun siyasi ve ekonomik değişimlere uyum sağlama yeteneğine bağlı hale geldiğini vurguladı. Suriye açısından enerji sektörünün yeniden inşasının sadece teknik bir mesele olmadığını, aksine kurumsal ve ekonomik bir mesele haline geldiğine işaret etti. Diab, "Yatırımcılar ancak netlik, şeffaflık ve istikrar ortamında gelecektir. Bu doğrultuda, enerji sektörünü inşa etmedeki önceliğimiz, devletin sektör üzerindeki düzenleme ve denetleme rolünü, yatırımcı ve şirketlerin ise işletme ve geliştirme rolünü belirleyen net bir düzenleyici ortam sağlamaktır. Ayrıca fiyatlandırma, piyasa düzenlemesi ve lisanslama konularında net mevzuat oluşturulması için çalışıyoruz. Böylece yatırımcının, yatırımlarında karşılaşabileceği riskler ve fırsatlar karşısındaki vizyonu netleşecek. Neticede devlet ile özel sektör arasındaki ilişkinin daha istikrarlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir hale gelmesini amaçlıyoruz" dedi.

Sonatrach CEO'su Daoudi: Doğalgaz Avrupa İçin Kritik

Sonatrach CEO'su Noureddine Daoudi ise enerji sektöründe uzun vadeli yatırım stratejilerinin temelinde dayanıklılık, stratejik önem ve uyarlanabilirlik olduğunu söyledi. Enerji güvenliği ile enerji dönüşümünün birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirten Daoudi, doğalgazın önümüzdeki dönemde özellikle Avrupa enerji güvenliği açısından kritik önem taşımaya devam edeceğini ifade etti. Sonatrach'ın yalnızca hidrokarbon üretimine değil, aynı zamanda düşük karbonlu enerji yatırımlarına da odaklandığını vurgulayan Daoudi, doğal gaz, rafineri, petrokimya, güneş enerjisi, yeşil hidrojen ve dijital dönüşüm alanlarında yatırımlarını sürdürdüklerini belirtti. Şirketin aynı zamanda metan emisyonlarının azaltılması ve karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda önemli projeler yürüttüğünü kaydetti.

Subsea 7'den Çeviklik Vurgusu

Subsea 7 Kıdemli Başkan Yardımcısı Olivier Blaringhem, offshore enerji projelerinde belirsizlik ortamına karşı en önemli unsurun "çeviklik" olduğunu belirtti. Şirketin dünya genelinde yaklaşık 12 bin çalışanı ve 40 gemiyle faaliyet gösterdiğini ifade eden Blaringhem, müşteriler için en önemli kriterin projelerin zamanında teslim edilmesi olduğunu belirtti. Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların enerji projelerini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Blaringhem, bu nedenle müşteriler ve tedarikçilerle mümkün olan en erken aşamada iş birliği kurduklarını belirtti. Yerel tedarik zinciri ve yerel insan kaynağı oluşturmanın enerji projelerinde dayanıklılığı artırdığını belirten Blaringhem, Türkiye'de yürütülen Sakarya Gaz Sahası projelerinin bu yaklaşımın başarılı örneklerinden biri olduğunu ifade etti.

TÜPRAG CEO'su Yılmaz: Madencilik Enerji Dönüşümünün Temeli

TÜPRAG CEO'su Mehmet Yılmaz ise madencilik sektörünün enerji dönüşümünün görünmeyen ancak vazgeçilmez altyapısını oluşturduğunu söyledi. Kritik minerallere yönelik talebin küresel ölçekte hızla arttığını belirten Yılmaz, madencilik olmadan yenilenebilir enerji, savunma sanayi, elektrikli araçlar ve teknoloji dönüşümünün mümkün olmayacağını ifade etti. Madencilik yatırımlarının kısa vadeli değil, uzun soluklu bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, yatırım kararlarında yalnızca finansal kriterlerin değil, sürdürülebilirlik, çevresel hassasiyetler, iş güvenliği ve sosyal etkilerin de belirleyici hale geldiğini söyledi.

Güçlü Sponsor Desteği

Sektörün üst düzeylerini ağırlayan zirve güçlü sponsor desteği ile gerçekleşti. Platin Sponsorlar; Borsa İstanbul, Cengiz Enerji, Demirören, Emlak Katılım, EPİAŞ, Fiba Yenilenebilir Enerji, Halkbank, Kalyon, Limak, SOCAR, ŞA-RA Enerji, Tekfen Holding, Tera, Turkcell, Türk Hava Yolları, Türk Altın, Türkiye Sigorta, Türk Telekom, Vakıfbank, Ziraat Bankası olurken, Altın Sponsorlar Çalık Holding, Esan, Girişim Elektrik, GOE, Kromder, Mig Malaklar, Miryıldız Madencilik ve Gümüş Sponsorlar ise BORDRILL, Dentaş, Etimet, Hasyılsan, Subsea 7, Tuğran Enerji, Şişecam ve Tüprag oldu.