Türkiye'de nisan ayında güneş ve rüzgar enerjisinden üretilen elektrik, ilk kez kömürden üretilen elektriği geride bırakarak tarihi bir eşiğin aşılmasını sağladı. Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) verilerine göre, rüzgar enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 9,7, güneş enerjisinin payı ise yüzde 13,1 olarak hesaplandı. Böylece iki kaynağın toplam payı yüzde 22,8'e ulaşarak kömür santrallerinin yüzde 21'lik payını aştı.
Yenilenebilir enerjide rekor
Nisanda toplam elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 71'e yükselerek son yılların en yüksek seviyesine çıktı. Bu gelişme, fosil yakıtların payının azaldığını ve yenilenebilir kaynakların ağırlık kazandığını gösteriyor. Hidroelektrik üretimi de mevsim normallerinin üzerindeki yağışlar sayesinde güçlü seyretti. Hidroelektrik santrallerinin üretimi, son 8 yıl ortalamasının yüzde 27, geçen yılın aynı döneminin ise yüzde 60 üzerinde gerçekleşti.
Doğal gaz ve ithal kömür geriledi
Nisanda doğal gazın toplam üretimdeki payı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,7'ye, ithal kömürün payı ise yüzde 8,6'ya düştü. İthal kömürün aylık bazda ulaştığı yüzde 8,6'lık seviye son 9 yılın en düşük oranı oldu. Bu durum, yenilenebilir enerjinin yükselişini ve fosil yakıtların azalan rolünü teyit ediyor.
Uzmanlardan uyarı: İvme korunmalı
Enerji düşünce kuruluşu Ember'de Enerji Analisti Çağlar Çeliköz, rüzgar ve güneş enerjisindeki büyümenin sürdürülmesinin önemli olduğunu belirtti. Çeliköz, “Bu gelişmenin arkasında, son beş yılda kurulu güçteki artışın yüzde 89'unu oluşturan rüzgar ve güneş enerjisinde yakalanan ivmenin yanı sıra mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışlar sayesinde son sekiz yılın ortalamasının yüzde 27 üzerinde gerçekleşen hidroelektrik üretimi de önemli bir rol oynamıştır.” dedi. Hidroelektrik üretimindeki artışın iklim koşullarına bağlı olduğunu vurgulayan Çeliköz, gelecek yıllar için belirsizlik oluşabileceğini ifade etti. Rüzgar ve güneş yatırımlarının kalıcılık açısından kritik olduğunu belirten Çeliköz, “Türkiye'nin, rüzgar ve güneş enerjisinde yakaladığı ivmeyi artırarak yenilenebilir elektrik üretiminde kaynak çeşitliliğini sağlaması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.



