BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki önemli isimlerinden Selçuk Bayraktar, sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımla uluslararası arenada yaşanan son gelişmelere ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar'ın eleştirilerinin odağında, ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu askeri bir operasyonla alıkoyma girişimi yer aldı.
Küresel Düzende Adaletsizlik Kural Haline Geldi
Selçuk Bayraktar, paylaşımında mevcut uluslararası sistemin işleyişine yönelik sert ve kapsamlı eleştirilerini dile getirdi. Son dönemde yaşanan olayların, yeni dünya düzeninde adaletsizlik ve hukuksuzluğun artık bir istisna değil, olağan bir durum haline geldiğini net bir şekilde gösterdiğini ifade etti. Bayraktar, "Böyle bir dünyada hiçbir ülke güvende olamaz" diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti.
"Güçlü olanın her istediğini yapabildiği, zayıf olanın ise ezildiği bir sistemin inşa edildiğini" vurgulayan Bayraktar, dünyanın farklı coğrafyalarından örnekler verdi. Bir tarafta şehirlerin füze saldırılarına hedef olduğunu, diğer tarafta ise uluslararası hukukun tamamen hiçe sayılarak bir ülke liderinin askeri operasyonla kaçırılabildiğini kaydetti.
Ayakta Kalmanın Tek Yolu: Bağımsızlık ve Milli Güç
Bayraktar, yaşananları yöntemler değişse de sonucun aynı kaldığı bir süreç olarak tanımladı. Bu süreci "egemenliğin gaspı, insan hayatının değersizleşmesi ve hukukun yok edilmesi" şeklinde özetledi. Böyle bir küresel ortamda ülkelerin varlığını sürdürebilmesinin tek yolunun, kendi güçlerini, caydırıcılıklarını ve bağımsızlıklarını inşa etmekten geçtiğinin altını çizdi.
Türkiye'ye yönelik doğrudan mesajlar da içeren açıklamalarında, küresel kaostan korunmanın yolunun milli birlik ve beraberlikten geçtiğini belirtti. Türkiye'nin, genç nesillerin geleceğini ancak güçlü, kararlı ve bağımsız bir duruşla bu adaletsiz dünya düzeninde garanti altına alabileceğini söyledi.
Milli Teknoloji Hamlesi Vazgeçilmezdir
Selçuk Bayraktar, konuşmasını Türkiye'nin savunma sanayii ve teknoloji alanındaki atılımlarına bağladı. Güçlü bir Türkiye hedefinin, yerli ve milli teknolojiye, üretime ve kendi imkânlarına dayanan stratejik bir atılımla mümkün olacağını vurguladı. Yaşanan son uluslararası gelişmelerin, Türkiye'nin sürdürdüğü Milli Teknoloji Hamlesi'nin neden vazgeçilmez olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti.
Bayraktar, bu hamlenin yalnızca Türkiye için değil, dost ve kardeş coğrafyalar için de bir umut kaynağı olduğunu sözlerine ekleyerek, bağımsız teknoloji ve savunma kapasitesinin önemine bir kez daha işaret etti.