EFES 2026 Tatbikatı: Türkiye'nin Savunma Gücü ve Stratejik Mesajları
EFES 2026: Türkiye'nin Savunma Gücü ve Stratejik Mesajları

AHMET ALEMDAR'ın değerlendirmesiyle, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen EFES 2026 Birleşik ve Müşterek Fiili Arazi Tatbikatı, önemli mesajların verildiği ve uluslararası basının yakından takip ettiği bir faaliyet olarak tamamlandı. Tatbikat, son dönemde yaşanan gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde çok daha anlamlı hale gelmektedir. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılan açıklamadaki önemli mesajlar, faaliyeti tamamlayıcı niteliktedir.

Türkiye'nin Dost ve Müttefiklerle Bağı

Türkiye'nin ev sahipliğinde iki yılda bir (çift yıllarda) fiili olarak arazide icra edilen EFES Tatbikatı, sadece NATO'nun değil, dünyanın en büyük ve önemli faaliyetleri arasında gösterilmektedir. Bu durumun birkaç sebebi bulunmakla birlikte, "birleşik ve müşterek" olarak icra edilmesi bu konumunu desteklemektedir. "Birleşik" ifadesiyle çok uluslu yani uluslararası boyut işaret edilirken, "müşterek" ifadesiyle farklı kuvvet unsurlarının (kara, deniz, hava vb.) birlikte görev icra etmesi vurgulanmaktadır. Dünyada çok uluslu ya da birleşik yapıda icra edilen tatbikatlar bulunmakla birlikte, EFES Tatbikatı gerek boyutu ve katılımcı ülke sayısı gerekse personel sayısı ve niteliği ile öne çıkmaktadır. EFES 2026 kapsamında dost ve müttefik ülkelerden Azerbaycan, Katar, Pakistan, Suriye, Libya, Birleşik Krallık dâhil 10'dan fazla ülke yer almıştır. Tatbikatın, sayılan ülkelerin ve bu ülkelerin farklı kuvvetlerinin dâhil olduğu bir senaryoda icra edilmesi, etkinliğin niteliğini katlamaktadır. Türkiye, sahip olduğu kabiliyetler sayesinde farklı ülkelerin farklı kuvvetlerinden personellerle ortak faaliyet icra edilmesini sağlayabilmektedir. Bu durum, olası harp durumunda Türkiye'nin dost ve müttefik ülkelerden unsurları kendi kuvvetleriyle birlikte yönetebileceğini göstermektedir. Bu kabiliyet, EFES gibi tatbikatlar ile her yıl sergilenmektedir. Günümüz konjonktüründe bu kabiliyet ve EFES Tatbikatı daha anlamlı bir hâl almaktadır. Katılımcı ülkeler ise bu bağlamda yine kıymetli olmaktadır.

Savunma Sanayii Sergisinden İhracata

"Her ülke neden katılmak istiyor?" sorusu akıllara gelmektedir. Türkiye'nin çeşitli harp ortamlarında edindiği tecrübelerden istifade etmek ve birlikte çalışabilirliği geliştirmek iki önemli etken olarak öne çıkmaktadır. Türk savunma sanayiinin farklı harp ortamlarında rüştünü ispatlayan çözümlerini fiili olarak saha tatbik etmek isteyen ülkeler de olmaktadır. Özellikle tedarik edilmesi yönünde girişimlerin olduğu sistemleri EFES Tatbikatı vesilesiyle arazide gerçek koşullarda tecrübe edebilmek mümkündür. Bu noktada, EFES Tatbikatı'nda neden savunma sanayii sergisi olduğu sorusunun cevabı, arazide tecrübe edilen sistemlerin üreticileriyle birebir görüşme imkânı oluşturmaktır. "Kendi ihtiyaçlarına karşılık verebilir mi? Tedarikten sonra işletme süreci nasıl olacak?" gibi endişeler giderilmektedir. Böylelikle ihracat için gerekli koşullar oluşturulmaktadır. Millî Savunma Bakanlığı (MSB) ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonuyla yürütülen süreçte, Türkiye'nin gerek gücünü hissettirme gerekse kabiliyetlerini gösterme ortamı oluşmaktadır. Savunma sanayimiz açısından bakıldığında ise "test/demo sunmak ve görüşme başlatma" gibi süreçleri "harp koşullarında" sergileme imkânı sunulmasıdır. Süreç olumlu nihayetlendiği durumda Türk firmaların yeni projeleri için kaynak oluşturulmuş olmaktadır. Ayrıca ürünü geliştiren, üreten mühendislerin doğrudan kullanıcı ile etkileşimi sağlanmaktadır. Böylelikle araştırma ve üretim geliştirme süreçleri ve ayrılacak kaynaklar daha efektif yönetilebilmektedir.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması
Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Açıklamaları ile "Okumak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları, Tatbikat ile birlikte gerek dost ülkelere gerekse hasmane tutum içerisindeki aktörlere mesaj iletmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada, "Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir" dedi. Türkiye'nin muktedir olduğu kabiliyetin ve her yıl daha da etkin ve caydırıcı boyutlara ulaştığı çok nettir. EFES 2026 kapsamında ilk kez Tayfun balistik füzesi kullanılmıştır. TAYFUN Blok2 olduğu değerlendirilen balistik füzenin 700+ km menzildeki hedefleri yüksek hassasiyetle imha edebilmesi önemli bir detaydır. Ayrıca EFES 2026'da STM'nin geliştirdiği farklı nitelikte KARGU sürü kamikaze İHA'lar ilk kez kullanıldı. Ukrayna-Rusya Savaşı, ABD/İsrail-İran Savaşları hem FPV hem dolanan (uzun menzilli) kamikaze İHA'ların ne kadar tehlikeli olabileceğini gösterdi. Tam böyle bir konjonktürde Türkiye, ilk kez envanterine ne zaman kattığını açıklamadan bu sistemleri sürü olarak kullanabildiğini gösterdi. Baykar'ın 2000 km menzilli K2, 1000 km menzilli Sivrisinek kamikaze İHA'ları birlikte görev yaptı. Kısaca Tatbikat kapsamında gerek 20+ km menzilli FPV dronlar gerekse 1000 km menzilli kamikaze İHA'lar birlikte aynı senaryoda kullanıldı. TAYFUN ve kamikaze sistemlerle Türkiye'nin mevcut harp koşullarına hazırlığına vurgu yapılırken, karşı tedbirlerde de ileride olduğu gösterildi. Hava savunma mimarisi ÇELİKKUBBE bileşenleri, gerek FPV dronları önleme gerek "Şahid" tipi uzun menzilli İHA'ları etkisiz hale getirdi. Tüm bu faaliyetler yerli ve milli komuta kontrol sistemleriyle "bütünleşik" senaryolarda yapıldı.

Stratejik İletişim ve Uluslararası Basın

Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayii önemli gündem maddesi olarak yer alırken, bu durum hakkında "kendimiz çalıp oynuyoruz" bağlamında dezenformasyon faaliyetleri yapılmaktadır. Amaç ise Türk halkında savunma sanayiine yönelik "ilgisizlik" uyandırmaktır. Konunun politize edilmeye çalışılması benzer amaca hizmet etmektedir. Ancak çok fazla konuşulmayan üç ayaklı bir denklemden bahsetmek gerekmektedir: Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve İletişim Başkanlığı. EFES Tatbikatı özelinde MSB ve SSB koordinasyonunda yurt dışında farklı bölge ve ülkelerden önde gelen basın mensupları tatbikata davet edildi. Bu isimler sergi alanında savunma sanayii firmalarının, tatbikat alanında Türk Silahlı Kuvvetlerinin kabiliyetlerini birincil kaynaktan şahit oldu. Bahse konu basın mensuplarının yaptıkları haberler, gerek ülkelerinde gerekse ilgili dilde literatüre "referans içerik" olarak girmektedir. Ayrıca Türkiye'nin çözümlerine yönelik "karalama/yanıltıcı" içerik üreten yerli ve yabancı aktörlere karşı İletişim Başkanlığı (özellikle Dezenformasyonla Mücadele Merkezi) diğer ilgili kurumlarla koordineli "yalanlama" yapmaktadır. Özellikle Türk savunma sanayii firmaları ile uluslararası ihalelerde rakip olan ülkelerin "karalama operasyonları" yaptığı görülmektedir. Bu gibi durumları tespit etmek ve doğru bilgi akışını korumak için üç ayaklı bu iletişim stratejisi önemlidir. Günün sonunda "kendi çalıp, kendi oynama" ifadesinin aksine Türkiye, yurt içine ve dışına farklı iletişim yöntemleri uygularken bunu tıpkı EFES tatbikatında olduğu gibi müşterek/kurumlar arası koordinasyon ile etkin bir şekilde yapabilmektedir.