Gülistan Doku soruşturmasında, dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir'in silinen hastane kayıtlarına işaret ettiği bilgi işlem personeli Burçin Yerlikaya'nın neden tutuklanmadığı ve adli kontrol şartıyla serbest kaldığı merak konusu oldu. Habertürk'ten Ceylan Sever'in haberine göre, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından yazılan adli kontrol talepli sevk yazısında, Yerlikaya'nın durumu ve kayıtların silinmesiyle ilgili önemli detaylar yer aldı.
Sevk yazısında yer alan ifadeler
Sevk yazısına göre, Burçin Yerlikaya, Gülistan Doku'nun öldürüldüğü tarihte Tunceli Devlet Hastanesi'nde Sağlık Bilgi Sistemleri Yönetimi şirketi SİSOFT'un taşeronu olarak bilgi işlem personeli sıfatıyla görev yapıyordu. Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 7 Ocak 2020 tarihinde POLNET sistemi üzerinden yapılan araştırmada, Gülistan Doku'nun 31 Aralık 2019 tarihinde saat 09:09'da hastaneye giriş kaydı yaptırdığı tespit edildi. POLNET kayıtlarının resmi kayıt olduğu ve gerçeğe aykırılık bulunamayacağı belirtildi.
Kayıtların silindiği tespit edildi
Hastaneden istenen tedavi evrakları gönderilmedi. Bunun üzerine AKGÜN Bilgisayar Programı ve Hizmetleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi tarafından hazırlanan rapora göre, 31 Aralık 2019 tarihine ilişkin herhangi bir LOG ve VIZIT bilgisine rastlanılmadı. Sadece Gülistan Doku'nun değil, o gün hastaneye gelen hiç kimsenin kaydı bulunmuyordu. Kayıtların kasten ve yetkisiz bir şekilde silindiği net olarak ortaya konuldu. Gülistan Doku'ya ait hastane kayıtları, profesyonel ve detaylı bir çalışma ile kasıtlı olarak silinmişti.
Burçin Yerlikaya'nın ifadesi
Şüpheli Burçin Yerlikaya ifadesinde, yapılan işlemlerden haberi ve bilgisinin olmadığını, LOG kayıtlarını silme yetkisinin ve tecrübesinin bulunmadığını söyledi. O dönem Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talep edilen tüm tedavi evraklarını gönderdiğini, hatta bu evraklarda BETA HCG negatif şeklinde bir kayıt gördüğünü ancak hangi tarihe ilişkin olduğunu hatırlamadığını belirtti. Zaman zaman hastane serverinde çöküntü yaşandığını, böyle durumlarda veri yedeklemesi yapılamadığını ileri sürdü. Ancak SİSOFT şirketinde eş zamanlı olarak bu verilerin yine de yedeklendiğini, server çöküntüsüne ilişkin tüm tutanakların hastanede bir klasörde muhafaza edildiğini ve talep edilirse dosya içerisine alınabileceğini söyledi.
Dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir'in Yücel Erdem'e ve kendisine suçtan kurtulmak için iftira attığını iddia eden Yerlikaya, kendisinin ne Gülistan Doku'nun ne de başka hastaların hastane kayıtlarını silmediğini söyledi. Dışarıdan bir müdahaleyle veya hacker tarafından sisteme erişilerek kayıtların silinmiş olabileceğini belirten Yerlikaya, meme kanseri tedavisi gördüğünü ifade etti.
Bilgi işlem personelinin detaylı ifadesi
Tunceli Devlet Hastanesinde 2013 yılı Aralık ayından beri bilgi işlem personeli olarak çalıştığını söyleyen Burçin Yerlikaya, hastane kayıtlarının silinmesiyle ilgili herhangi bir bilgisinin ya da dahlinin olmadığını yineledi. 5 Ocak 2020 tarihinden yaklaşık bir ay sonra hastaneden Gülistan Doku'nun kayıtlarının istendiğini ve belgeleri teslim ettiğini belirtti. Bu belgeler arasında 31 Aralık 2019 tarihine ait bir şey olup olmadığını hatırlamadığını, ancak tedavi evraklarından BETA HCG negatif kısmını gördüğünü ancak tarihini hatırlayamadığını söyledi. Diğer bilgi işlem çalışanı Yücel Erdem'in 31 Aralık 2019 tarihli kaydı gördüğü iddiasının asılsız olduğunu ifade etti.
En üst sayfadaki evraka göz gezdirdiğini söyleyen Yerlikaya, "Hangi tarihe ilişkin olduğunu hatırlamadığım tedavi evrakında Gülistan Doku'nun acil girişine karın ağrısı şikayetiyle müracaat ettiğini ve tahlil sonucuna göre BETA HCG'nin negatif olduğunu da bu evrakta görmüştüm. LOG kayıtlarının silinebildiğini sizden öğrendim" dedi. O dönemde çalıştıkları birime veri silinmesi ile ilgili arayan, talimat veren herhangi bir kimse olmadığını belirten Yerlikaya, "İsnada konu hastane kayıtlarına ilişkin verilerin silinmesi ve hatta LOG kayıtlarının da yok edilmesi iki bilişim personelinin bir araya gelerek yapacağı bir işlem değildir. Bu husus, bizi aşan bir durumdur. Bizim bu şekilde bir kabiliyetimiz yoktur" ifadelerini kullandı.
"O dönemde hastanede herhangi bir tartışma olup olmadığını bilmiyorum" diyen Burçin Yerlikaya, "Ben kesinlikle ne Gülistan Doku'nun, ne de başka hastaların kayıtlarını silmedim. Böyle bir talep gelse dahi bunu asla kabul etmem. Kimse için kendi geleceğimi ve mesleğimi tehlikeye atmam. Biz yıllardır aynı hastanede işimizi alnımızın akıyla düzgün yapan insanlarız. Gücü ne olursa olsun kimse bana hukuka aykırı bir işlem yaptıramaz. Bir genç kızın hayatını bu şekilde etkileyebilecek bir durumda bulunmam" dedi. 9 Nisan 2026'da meme kanseri teşhisi konduğunu ve tedavi gördüğünü söyledi.
Kayıtların silinmesine ilişkin ise, "Zaman zaman hastane serverlerinin elektrik kesintisi veya sistemsel sebeple çöküntüye uğradığı olurdu. Böyle zamanlarda sistem yedek almaz, veriyi kaydetmez, bunlar da firmadan tekrar talep edilirdi. Yani eş zamanlı olarak bizde sistem çökse bile firmada bunun kaydı olurdu. Serverin çöktüğü dönemlere ait tüm tutanaklar hastanemizde bir klasörde muhafaza edilmektedir. Hastaneden talep edilirse dosya içerisine alınabilir. Siz bana LOG kayıtları dahi silinmiş dediğinizde çok şaşırdım. Ne benim ne de Yücel Beyin zaten LOG kayıtlarını silecek yeteneği ve tecrübesi yoktur. Gerçekten LOG kayıtları silindiyse dışarıdan bir müdahale ile veya hacker tarafından silinmiş olduğunu düşünüyorum. Gerek Yücel Bey, gerekse benim bilgi işlem konusundaki yetkimiz rutin hastane işlemleriyle sınırlıdır. Detaylı bilişim ve yazılım bilgimiz yoktur. Hasta kayıt, sekreter, acil, hangisi işlemi yapıyorsa biz de aynı işlemleri yapabiliyoruz" dedi.
Başhekim Çağdaş Özdemir'in kendisini kurtarmak için iftira attığını söyleyen Burçin Yerlikaya, süreç tamamlandığında başhekimden şikayetçi olacağını belirtti.



