İmamoğlu davasında rüşvet itirafı: 500 bin dolar istendi
İmamoğlu davasında rüşvet itirafı: 500 bin dolar

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının 28. duruşmasında, tutuklu sanık Adem Soytekin'in savunması alındı. Duruşma, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapıldı. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp tahliye edilen ancak daha sonra yeniden tutuklanan Soytekin, duruşma salonunda baskı gördüğünü iddia ederek savunmasının öne alınmasını talep etmişti. Talebin kabul edilmesi üzerine savunma yapan Soytekin, önemli açıklamalarda bulundu.

Soytekin: Ben rüşvetçi değilim, müteahhidim

Soytekin savunmasında, "Ben rüşvet organizasyonu kuran, yöneten, aracılık eden birisi değilim. Ben iş yapan ve yaptığım işin karşılığını alan bir müteahhidim. İşimizi tamamladıktan sonra hak edişlerimizi kimi zaman nakit, kimi zaman çek olarak tahsil etmişiz" dedi. Belediyelerin tesisleri genellikle kendi kaynaklarıyla yapmadığını belirten Soytekin, bu tesislerin bağışlarla yapıldığını ve sürecin bu şekilde işlediğini ifade etti. Beylikdüzü Belediyesi'nden ihalesiz olarak aldığı işleri yaptığını söyleyen Soytekin, "Hak edişlerimizin kimi zaman daire, dükkan veya çek şeklinde alınacağı söylenirdi. Bu süreçte ben devreye girdiğimde, belediye ile ilgili kişi arasındaki adına rüşvet, bağış ya da pazarlık her ne denirse densin, süreç çoktan bitmiş, taraflar anlaşmış olurdu. Ben iş bu aşamaya gelene kadarki sürece dahil olmam" diye konuştu.

Çapraz sorguda rüşvet vurgusu

Belediye ile yaptığı işlerden hak edişlerini alamadığını ve talep ettiğinde kendisinden para istendiğini belirten Soytekin, "KİPTAŞ Yeşilpınar Projesi için Ali Kurt 500 bin dolar istemiştir. Söylediklerimin arkasındayım. Benim o dönem kasamda 100 bin dolar vardı. O dönem ortağım olan Erdal Tokmakçı'dan 400 bin dolar aldım" ifadelerini kullandı. Savunmasının ardından duruşmaya Soytekin'in çapraz sorgusuyla devam edildi. Mahkeme başkanının "1,5 milyon dolar olayı ne?" sorusunu Soytekin, "Ali Kurt'a verdiğimiz para" diye cevapladı. Mahkeme başkanı bu yanıt üzerine, "Şahsına istediği para mıydı?" diye sordu. Soytekin bu soruya yüksek sesle "Rüşvet başkanım rüşvet" yanıtını verdi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Etkin pişmanlık süreci nasıl başladı?

Soytekin, etkin pişmanlık sürecine nasıl girdiğini şöyle anlattı: "Bazı müteahhitler bana, belediyeye yaptığım işlerin hak edişleri olarak verdikleri çek ve taşınmazları rüşvet olarak verdiklerini söyledi. Bunun böyle olmadığını en iyi belediye vekillerinin bildiğini, bu konuda açıklama yapılması gerektiğini ilettim. Onur Büyükhatipoğlu belediye tarafıyla görüştü, böyle bir açıklamanın yapılmayacağını iletti. Bunun üzerine 'Madem öyle, bunları kendim açıklarım' dedim. İşte benim etkin pişmanlık sürecim böyle başladı. Deniz İstanbul'dan 3 bağımsız bölümün bana devri yapılmıştır. Bunun rüşvet olarak gösterilmesini kabul etmiyorum. Söz konusu daireler CHP binasının tadilatı karşılığında verilmiştir."

Mehmet Pehlivan yalanlandı

Soytekin, "YTT Hukuk Bürosu'nda toplantı yapıldığı, iş adamlarına avukatların atandığı ve kendisine de Onur Büyükhatipoğlu'nun atandığı" yönündeki sözlerini inkar eden tutuklu sanık avukat Mehmet Pehlivan'ı yalanladı. Pehlivan, "bu toplantının yapılmadığını, Büyükhatipoğlu ile Soytekin'in hukuki ilişkisinin 2014'e dayandığını" iddia etmişti. Soytekin savunmasında, "O toplantı bal gibi yapıldı. Üstelik kendi vekilleri 'Toplantı yapıldı' dedi ve benim organize ettiğimi söylediler. Örgüt yöneticisiymişim ya" ifadelerini kullandı. Pehlivan'ı belgelerle yalanlayan Soytekin, "Ortada yalan değil, sizin görmediğiniz bir gerçek var. Nuhoğlu'na tedbir geldiğini söyleyen de Pehlivan'ın kendisi" diye konuştu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması