Milli Savunma Bakanlığı'ndan Haftalık Kritik Gelişmeler Açıklaması
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), düzenlediği haftalık basın bilgilendirme toplantısında, bölgesel güvenlikten terörle mücadeleye, hudut güvenliğinden uluslararası tatbikatlara kadar gündemdeki birçok kritik konuya ilişkin detaylı açıklamalar yaptı. Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin beka ve güvenliğe yönelen tüm risk ve tehdit unsurları ile kararlılıkla mücadele etmeye devam ettiğini vurguladı.
Terörle Mücadelede Son Durum ve Tünel İmha Operasyonları
Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında, geçtiğimiz hafta içerisinde 4 PKK'lı teröristin daha teslim olduğu bildirildi. Ayrıca, sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcıların yanı sıra, mağara, sığınak ve barınak tespit ile imha çalışmalarının kesintisiz sürdürüldüğü açıklandı. Özellikle Suriye Harekât Alanları'nda gerçekleştirilen tünel imha operasyonlarında önemli bir başarıya dikkat çekildi. Son bir haftada imha edilen 3 kilometrelik tünel ile birlikte, Menbic'de tespit edilen tünel hatlarının yüzde 95'inin (462 km) başarıyla imha edildiği belirtildi. Bu gelişmeyle birlikte, Suriye Harekât Alanları'nda imha edilen toplam tünel uzunluğunun 764 kilometreye (Tel Rıfat: 302 km / Menbic: 462 km) ulaştığı ifade edildi.
İncirlik Üssü'nün Statüsü Netleştirildi
MSB, İncirlik Üssü ile ilgili yapılan açıklamada, "İncirlik bir Türk üssüdür" ifadesini kullanarak konuyu netleştirdi. Eskişehir'deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı'na bağlı olarak görev yapan 10'uncu Ana Jet Üs Komutanlığı'nın Adana İncirlik'te konuşlu olduğu hatırlatıldı. Bu üste, F-16 filosu, Tanker filosu ve İHA'ların bulunduğu belirtilirken, üzerindeki tüm tesislerle birlikte mülkiyetin Türkiye Cumhuriyeti'ne ait olduğu vurgulandı. Üs komutanının bir Türk Tuğgenerali olduğu ve orada bulunan Amerikan askerlerinin varlığının, üssün Amerikan üssü olduğu anlamına gelmediği açıklandı. Ayrıca, İncirlik'te İspanya, Polonya ve Katar askeri personelinin de bulunduğu bilgisi paylaşıldı.
Yunanistan'ın Adaları Silahlandırmasına Sert Tepki
Doğu Ege Adaları'nın, 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması ile gayri askeri statüde bulundurulma şartıyla Yunanistan'a devredildiği hatırlatıldı. Limni (Lozan) ve Kerpe Adaları (Paris) gibi adaların gayri askeri statüde olması gerektiği, bu statünün antlaşmaların esaslı şartı olarak düzenlendiği ifade edildi. MSB, "Yunanistan'ın usulüne uygun olarak akdedilmiş antlaşmalar hilafına adaların statülerini ihlal eden girişimleri hem hukuka aykırılık yaratmakta hem de komşuluk-müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir" açıklamasını yaptı. Coğrafyada süregelen güvenlik krizlerine karşı NATO müttefikleri arasında bu tarz durumların yaşanmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Yunanistan'ın gerçek amaca hizmet etmeyen ve bölgedeki krizleri fırsata çevirmeye yönelik girişimlerinin kabul edilmediği, bu doğrultuda gerekli tüm tedbirlerin alındığı bildirildi.
KKTC'nin Güvenliği İçin Alınan Tedbirler
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliği ile Doğu Akdeniz'de barış ve istikrarın muhafazasının, Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğu ve bu konudaki tutumun net ve değişmez olduğu belirtildi. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmalardan kaynaklanan füze ve drone tehdidi sonrası, KKTC'ye konuşlandırılan hava ve hava savunma unsurlarının; caydırıcılığı tahkim etmeye, hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetini güçlendirmeye yönelik olduğu açıklandı. Alınan bu ilave tedbirlerin sadece KKTC'nin değil, Ada'nın tamamının güvenliğine katkı sağlayacağı ifade edildi. Türkiye'nin Kıbrıs'ta Garantör ülke olduğu hatırlatılarak, garantör olmayan bazı ülkelerin Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz'e askeri unsur sevk ettiği bir ortamda, Türkiye'nin aldığı tedbirlerin son derece meşru, yerinde ve dengeli bir güvenlik yaklaşımının gereği olduğu vurgulandı. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne biz yeteriz" denilerek, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir hasmane tutuma ve oldubittiye izin verilmeyeceği, Garantörlüğün vermiş olduğu hak ve yetkilerin kullanılmaktan çekinilmeyeceği bildirildi.
Malatya'ya Konuşlandırılan Patriot Sistemi
ABD-İsrail ile İran arasında devam eden şiddetli çatışmalar kapsamında, ülkemize yönelik İran'dan farklı zamanlarda ateşlenen iki balistik mühimmatın, NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiği açıklandı. Yaşanan gelişmeler karşısında hava sahasının ve vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla, milli düzeyde alınan tedbirlere ilave olarak NATO müttefikleriyle yürütülen istişare mekanizmalarının etkin şekilde devreye alındığı belirtildi. Bu kapsamda, NATO Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya'dan görevlendirilen bir Patriot sisteminin, hava savunma mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak Malatya'ya konuşlandırıldığı bildirildi. NATO'nun müttefik ülkelerin hava sahalarını ve topraklarını koruma iradesine sahip bir güvenlik ittifakı olduğu, Türkiye'nin ise jeostratejik konumu, güçlü ordusu ve İttifak'ın güneydoğu kanadındaki kritik rolüyle bu yapının en önemli unsurlarından biri olduğu vurgulandı. Atılan bu adımların, hem Türkiye'nin hem NATO'nun savunma, caydırıcılık ve müttefik dayanışması anlayışıyla ortak güvenliğini tahkim etmeyi amaçladığı ifade edildi.
S-400 Sisteminin Kullanılmama Nedeni Açıklandı
Ülkenin hava ve füze savunma faaliyetlerinin, tehdit değerlendirmeleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda çok katmanlı bir yapı içinde yürütüldüğü belirtildi. Bu kapsamda en uygun savunma unsurunun, angajman kuralları ve mevcut operasyonel tablo dikkate alınarak belirlendiği açıklandı. Türkiye'nin NATO'nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçası olduğu, bu sistemin erken uyarı sensörleri, komuta kontrol sistemi ve önleme füzelerinden oluştuğu hatırlatıldı. Bir balistik füze tespit edildiğinde, müdahale süresinin çok kısa olması sebebiyle sistemin en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşlediği bildirildi. Ülkeye yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurlarının devreye alınarak söz konusu mühimmatın başarıyla imha edildiği ifade edildi.



