Netanyahu Savunma Bütçesini 350 Milyar Şekel Artırdı
Netanyahu'dan savunma bütçesine büyük artış

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin savunma harcamalarında tarihi bir artışa imza attı. Netanyahu'nun aldığı karara göre, İsrail'in 10 yıllık savunma bütçesi 350 milyar yeni İsrail şekeli (107,5 milyar dolar) artırılacak.

Bütçe Artışının Detayları

İsrail devlet televizyonu KAN'ın aktardığı habere göre, bu artışın 2023 öncesi dönemle karşılaştırıldığında yüzde 70'lik bir yükseliş anlamına geldiği belirtildi. Karar, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in katılımıyla gerçekleştirilen bir toplantıda alındı.

Plan çerçevesinde, savunma bütçesinde yıllık bazda 35 milyar şekel (10,7 milyar dolar) artış öngörülüyor. Ancak planlanan savunma bütçesinin toplam tutarı hakkında resmi bir açıklama yapılmadı.

Hükümet İçinde Gerginlik

Netanyahu'nun bu kararı, Maliye Bakanı Smotrich ve ekonomi yönetimi tarafından tepkiyle karşılandı. Kararın açıklanmasının ardından Netanyahu ile Smotrich arasında tartışma yaşandığı bildirildi.

İsrail medyasına yansıyan bilgilere göre, Netanyahu'nun "Ben kararımı verdim" şeklindeki sözlerine Smotrich, "O zaman bütçeyi dengelemek için yapacağım vergi artışının sorumluluğunu üstleneceksin" yanıtını verdi.

Ekonomik Etkileri

Savunma bütçesindeki bu büyük artışın, İsrail ekonomisi üzerinde önemli etkileri olması bekleniyor. Yetkililer, bütçe açığını finanse etmek için vergilerde artış ve sivil hizmetlerde kesintiler yapılmasının gündeme geldiğini aktarıyor.

İsrail'in savunma harcamaları, 7 Ekim 2023 sonrasında önemli ölçüde artış göstermişti. 2023'te 27,5 milyar dolar olan savunma harcamaları, 2024'te 46,5 milyar dolara yükselmişti. Bu dönemde İsrail, Gazze, Lübnan, Yemen, Suriye ve İran'a yönelik operasyonlarını yoğunlaştırmış, Katar'ın başkenti Doha'daki Hamas heyetine de suikast girişiminde bulunmuştu.

Netanyahu yönetiminin bu kararı, İsrail'in bölgesel güvenlik tehditlerine verdiği yanıtın bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak bütçedeki bu büyük artışın, ülke ekonomisi ve sivil harcamalar üzerinde uzun vadeli etkileri olacağı öngörülüyor.