İsrail ordusu, Lübnan ile varılan ateşkes anlaşmasına rağmen, komşu ülkenin dört farklı beldesine yönelik hava saldırıları düzenleyeceğini açıkladı. Ordu sözcüsü tarafından yapılan tehdit, bölgedeki gerilimi yeniden tırmandırdı.
Ateşkes İhlali ve Hedef Beldeler
İsrail Ordusu Sözcüsü Avichay Adraee, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Lübnan'ın çeşitli bölgelerindeki dört beldeyi hedef alacaklarını duyurdu. Sözcü Adraee, Kefer Hatta, Ayn el Tinah, El-Manara ve Annan beldelerindeki bazı noktalara hava saldırıları düzenleneceğini bildirdi.
Adraee, saldırıların gerekçesini bu bölgelerdeki "Hizbullah ve Hamas'a ait hedefler" olarak gösterdi. Tehdit edilen bölgelere ait havadan çekilmiş fotoğrafları da paylaşan İsrail yetkilisi, söz konusu noktalara yakın yerlerde yaşayan Lübnanlı sivillerden, güvenlikleri için bölgeden uzaklaşmalarını istedi.
Arka Planda Süregelen Çatışma ve İhlaller
İsrail ile Lübnan arasındaki gerilim, Ekim 2023'te başlayan saldırılarla yükselmiş ve Eylül 2024'te geniş çaplı bir savaşa dönüşmüştü. Bu çatışmalarda 4 binden fazla kişi hayatını kaybederken, yaklaşık 17 bin kişi yaralandı.
Taraflar, 27 Kasım 2024 tarihinde bir ateşkes anlaşması imzalamasına rağmen, İsrail'in bu anlaşmayı binlerce kez ihlal ettiği rapor edilmişti. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, ateşkesin ilan edildiği 27 Kasım 2024 ile 20 Kasım 2025 tarihleri arasında İsrail saldırılarında 331 kişi öldü, 945 kişi yaralandı.
İsrail ayrıca, 8 Ekim 2023 sonrasında Lübnan topraklarında ele geçirdiği 5 tepeyi işgal altında tutmaya devam ediyor ve onlarca yıldır kontrolünde bulundurduğu bazı bölgelerdeki varlığını sürdürüyor.
Bölgesel Gerilimde Yeni Bir Aşama
Son açıklama, İsrail'in ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan'a yönelik askeri operasyonlarını sürdürme niyetini açıkça ortaya koyuyor. Hedef gösterilen beldelerin, Hizbullah'ın etkin olduğu bölgeler olması dikkat çekiyor.
Bu gelişme, bölgede nispeten kırılgan olan ateşkes düzenini riske atarken, yeni bir çatışma dalgasının başlangıcı olabileceği endişelerini de beraberinde getiriyor. Uluslararası toplumun, tarafları diyaloğa ve anlaşmaya uymaya çağıran açıklamalarına rağmen, sahada gerilimin tırmanma ihtimali yüksek görünüyor.