İsrail Bakanı Katz'tan Lübnan'a Tehdit: 'Beyrut'ta Huzur Olmayacak'
İsrail'den Lübnan'a: 'Beyrut'ta huzur olmayacak'

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İsrail Meclisi'nde yaptığı sert açıklamada, ülkesinin güvenliği tam olarak sağlanana kadar Beyrut'ta huzur ve Lübnan'da düzen olmayacağı tehdidinde bulundu. Katz'ın bu sözleri, 27 Kasım 2024'te varılan ateşkes anlaşmasına rağmen bölgedeki gerilimin tırmandığını gözler önüne serdi.

Ateşkese Rağmen Tehditler Devam Ediyor

Bakan Katz, konuşmasında İsrail'in Lübnan'a düzenlediği saldırıları savunurken, "Azami yaptırımlar devam edecek, hatta yoğunlaşacak" ifadelerini kullandı. Saldırıların temel hedefinin Hizbullah'ı etkisiz hale getirmek olduğunu öne süren Katz, İsrail'in güvenlik endişeleri giderilmediği sürece bu politikadan vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi.

İsrail ordusunun 24 Kasım'da Beyrut'un Dahiye bölgesine düzenlediği hava saldırısı ise bu söylemleri somutlaştırdı. Saldırıda 5 kişi hayatını kaybederken, 28 kişi yaralandı. Hizbullah, ölenler arasında askeri kanadın önemli isimlerinden Heysem Ali Tabatabai'nin de bulunduğunu duyurdu.

Çatışmaların Kronolojisi ve Ağır Bedeli

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları Ekim 2023'te başlamış, Eylül 2024'te ise geniş çaplı bir savaşa dönüşmüştü. Bu savaş sürecinde 4 binden fazla kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 17 bin kişi yaralandı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı son verilere göre, 27 Kasım 2024 ile 20 Kasım 2025 tarihleri arasında İsrail'in ateşkes ihlali niteliğindeki saldırılarında 331 kişi öldü, 945 kişi yaralandı. İsrail'in, 8 Ekim 2023'ten sonra ele geçirdiği 5 tepeyi hala işgal altında tuttuğu ve onlarca yıldır kontrol ettiği bazı bölgelerdeki varlığını sürdürdüğü belirtiliyor.

Bölgesel İstikrar İçin Endişeler Büyüyor

İsrail Savunma Bakanı'nın son açıklamaları, resmi olarak yürürlükte olan ateşkese rağmen bölgede kalıcı bir barışın ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koydu. Taraflar arasındaki güven eksikliği ve devam eden askeri hareketlilik, Lübnan-İsrail sınır hattında yeni bir çatışma dalgasının kapıda olduğu endişelerini artırıyor. Uluslararası toplumun, tansiyonu düşürecek adımlar atması beklenirken, bölge halkı ise şiddet sarmalından çıkış yolu arıyor.