New York Başsavcısı'ndan Betar US'a şok yaptırım! 50 bin dolar ceza riski
New York Başsavcısı Betar US'a yaptırım kararı açıkladı

ABD'nin New York eyaletinin Başsavcısı Letitia James, revizyonist siyonist organizasyon Betar US hakkında önemli bir yaptırım kararı duyurdu. James, örgütün Filistin'e destek veren kişilere yönelik faaliyetlerinin eyalet sivil haklar yasasını ihlal ettiğini belirterek, bir anlaşmaya varıldığını açıkladı.

Anlaşmanın Şartları ve Yaptırımlar

New York Başsavcılığı ile Betar US arasında varılan anlaşma, organizasyonun belirli faaliyetlerini sonlandırmasını zorunlu kılıyor. Letitia James, anlaşma kapsamında Betar'ın "şiddeti kışkırtması, fiziksel saldırıda bulunması, tehdit etmesi ve protestocuları taciz etmesi" gibi eylemlerinin yasaklandığını vurguladı.

Organizasyon ayrıca, 3 yılda bir başsavcılığa uyum raporu sunmakla yükümlü tutuldu. Anlaşma şartlarına uyulmaması durumunda Betar US'ın 50 bin dolarlık bir cezayla karşı karşıya kalacağı ifade edildi. James, "New York, özgür ifadeyi susturmak için korku, şiddet ve sindirmeyi kullanan ve insanları hedef alan organizasyonlara müsamaha göstermeyecektir." açıklamasını yaptı.

Betar US'ın Tartışmalı Faaliyetleri

Kendisini Ze'ev Jabotinsky'nin 1923'te kurduğu revizyonist siyonizmin "Kuzey Amerika kolu" olarak tanımlayan Betar US, daha önce birçok kez ABD'deki üniversitelerde Filistin'e destek veren veya protestolara katılan öğrencilerin isimlerini yetkililere bildirdiğini kabul etmişti.

Organizasyon, antisiyonist olarak tanımladığı kişilerin fotoğraflarını, iş yerlerini ve sosyal medya faaliyetlerini detaylı bir şekilde paylaşmakla suçlanıyor. Ayrıca, bu kişilerin isimlerini İsrail hükümetine ileterek ülkeye girişlerinin yasaklanmasını sağladığını da teyit etmişti. Betar'ın derlediği ve sürekli güncellenen listede ABD, Kanada, Latin Amerika, Fransa ve İngiltere'den Yahudilerin de adlarının yer aldığı belirtiliyor.

Organizasyonun Yapısı ve Tepkiler

Betar US'ın ana merkezinin Tel Aviv'deki "Bet Jabotinsky" merkezi olduğu, ABD, Avrupa ve İngiltere'de ofisleri bulunduğu biliniyor. New York Başsavcısı'nın bu hamlesi, özellikle kampüslerdeki ifade özgürlüğü ve öğrenci aktivizmi tartışmalarının ortasında geldi.

Karar, sivil haklar yasası ihlali iddialarına karşı eyalet yetkililerinin harekete geçebileceğinin önemli bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, bu tür izleme ve jurnalcilik faaliyetlerinin demokratik toplumlarda korku kültürü yarattığı konusunda uyarılarda bulunuyor.