Modern Jinekolojinin Babası Sims'in Anestezisiz Ameliyat Ettiği Köle Kadınlar
Sims'in Anestezisiz Ameliyat Ettiği Köle Kadınlar

J. Marion Sims, tıp tarihine 'modern jinekolojinin babası' olarak geçen tartışmalı bir isimdir. Geliştirdiği cerrahi teknikler sayesinde milyonlarca kadının hayatını kurtardığı düşünülse de, bu başarıların arkasında köleleştirilmiş siyahi kadınlar üzerinde anestezisiz yapılan deneysel ameliyatlar yatmaktadır. Bugün, Sims'in mirası etik tartışmalarla birlikte anılmaktadır.

Tıbbi Başarının Gölgesinde Kalan Kadınlar

1845 ile 1849 yılları arasında Alabama'da çalışan Sims, vesikovajinal fistül tedavisi için deneysel cerrahi operasyonlar gerçekleştirdi. Bu operasyonları, köleleştirilmiş siyahi kadınlar üzerinde yaptı. Tarihsel kayıtlarda en çok öne çıkan isimler Anarcha, Lucy ve Betsey oldu. Ancak kaynaklar, bu üç kadının dışında adı kayda geçmeyen başka köleleştirilmiş kadınların da bulunduğunu belirtiyor. Tıp tarihindeki başarı anlatıları uzun yıllar Sims'in ismini öne çıkarırken, bu kadınların yaşadıkları ise çoğu zaman arka planda kaldı.

Anestezisiz Ameliyatların Acı Dolu Hikâyesi

Sims'in deneysel ameliyatları, köleleştirilmiş siyahi kadınlar üzerinde anestezi kullanılmadan gerçekleştirildi. Bu kadınlar, cerrahi operasyonlar sırasında bilinçleri açık şekilde, ağır ve son derece acılı müdahalelere maruz kaldı. Özellikle Anarcha'nın, cerrahi yöntem başarıya ulaşmadan önce defalarca ameliyat edildiği kaydedilmiştir. Bu operasyonlar, tekniğin henüz kesinleşmediği, başarısızlıkların yaşandığı ve yeni yöntemlerin tekrar tekrar denendiği deneysel bir sürecin parçasıydı. Modern etik tartışmalarda Sims'e yöneltilen en sert eleştirilerden biri, tıbbi ilerlemenin köleleştirilmiş siyahi kadınların anestezisiz ve tekrar eden ameliyatları üzerinden inşa edilmiş olmasıdır.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Rıza Sorunu ve Etik Tartışmalar

Sims'in kendi kayıtlarında kadınların ameliyatı kabul ettiğine dair ifadeler bulunsa da, modern etik değerlendirmeler burada daha temel bir soruya dikkat çekiyor: Kölelik altında yaşayan bir insan gerçekten özgür bir şekilde 'hayır' diyebilir miydi? Bu nedenle bugün tartışma yalnızca ameliyatların sonucu üzerinden değil, bu kadınların gerçekten özgür bir iradeye sahip olup olmadığı sorusu üzerinden de değerlendiriliyor. Modern etik yorumlarda bu başlık, Sims tartışmasının en önemli kırılma noktalarından biri olarak gösteriliyor.

Adı Kayda Geçmeyen Kadınlar

Tarihsel kayıtlarda Anarcha, Lucy ve Betsey isimleri öne çıksa da, kaynaklar bu süreçte adı kayda geçmeyen başka köleleştirilmiş kadınların da bulunduğunu belirtiyor. Bu nedenle bugün tartışma yalnızca bilinen üç isim üzerinden değil, kayıtlarda görünmeyen kadınlar üzerinden de yürütülüyor. Tıp tarihinin gölgesinde kalan bu kadınların hikâyeleri, modern etik tartışmaların önemli parçalarından biri olarak yeniden gündeme geliyor.

Sims'in Heykeli Tartışma Konusu Oldu

J. Marion Sims'in mirası yalnızca akademik tartışmalarla sınırlı kalmadı. Yıllar boyunca New York'taki Central Park'ta bulunan heykeli, Sims'in köleleştirilmiş siyahi kadınlar üzerinde yaptığı deneysel ve anestezisiz ameliyatlar nedeniyle protestoların odağı haline geldi. Tartışmaların ardından New York City yönetimi, 2018 yılında heykelin kaldırılmasına karar verdi ve anıt bulunduğu yerden taşındı. Bu süreç, Sims'in adının artık yalnızca tıbbi başarılarla değil, etik tartışmalar ve tarihsel hesaplaşmayla birlikte anıldığının sembollerinden biri olarak yorumlandı.

Kaynak: NIH / PMC, PubMed, ACOG (American College of Obstetricians and Gynecologists), Harvard Gazette

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması