İsveç'in başkenti Stockholm'de, çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce kişi, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarına ve ABD'nin Venezuela'ya yönelik tehditlerine tepki gösterdi. 10 Ekim'de başlayan ateşkesi ihlal eden İsrail'in eylemleri, Odenplan Meydanı'nda düzenlenen gösterinin ana gündem maddesi oldu.
"Gazze'de Çocuklar Öldürülüyor" Pankartları Açıldı
Kalabalık grup, ellerinde Türkçe ve İsveççe yazılı dövizlerle iki ülkeye seslendi. "Gazze'de çocuklar öldürülüyor", "Filistin'de gıda kıtlığına son verilsin", "Venezuela'da savaşa hayır" ve "Venezuela petrolleri Venezuela'nındır" yazılı pankartlar taşıyan protestocular, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını durdurmasını ve ABD'nin Venezuela'ya yönelik müdahale tehdidinden vazgeçmesini talep etti.
Yahudi Aktivist Dror Feiler'den Sert Çıkış
Gösteriye katılan İsveçli Yahudi aktivist ve müzisyen Dror Feiler, yaptığı konuşmada hem İsrail'in hem de ABD'nin politikalarını şiddetle eleştirdi. Feiler, İsrail'in ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ni hedef almasını kınadıklarını ve ABD'nin Venezuela'ya yönelik saldırı hazırlıklarını durdurmasını istediklerini vurguladı.
Feiler, ABD'nin uluslararası politikalarına ilişkin çarpıcı ifadeler kullandı: "Amerikalılar her zamanki yaptıklarını yapıyor, kendilerini yönetmelerine izin vermeyen rejimleri devirmeye çalışıyorlar. Özgürlük isteyen insanlara saldırıyorlar çünkü onlara kendi ekonomilerini, kendi fikirlerini ve dünyanın nasıl görünmesi gerektiğine dair kendi vizyonlarını dayatmak istiyorlar."
"Filistin Davası Bizim Davamızdır"
Konuşmasında Filistin ve Venezuela mücadelelerini birleştiren Feiler, "Filistin davası bizim davamızdır, tıpkı Venezuela halkının davası gibi" dedi. Feiler, ABD emperyalizminin özgür ülkelerin başkanlarını kaçırma ve halklara saldırma girişimlerine sessiz kalınması halinde, dünyanın sadece kar ve güç peşinde koşanlar tarafından yönetileceği uyarısında bulundu.
Feiler, İsrail'in Gazze, Lübnan ve Suriye'nin Golan Tepeleri'ndeki varlığını "hukuksuz işgal" olarak nitelendirdi. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro örneğini vererek egemenlik haklarına dikkat çekti: "Maduro'nun politikalarını beğenip beğenmemeniz önemli değil, o bir ülkenin seçilmiş başkanıdır. Kimsenin bir ülkeye girip başkanını kaçırma hakkı yoktur. Tıpkı İsrail'in Gazze'yi veya Lübnan'ı kimin yöneteceğine karar verme hakkı olmadığı gibi. Uluslararası hukuku yeniden tesis etmek zorundayız."
Stockholm'deki protesto, uluslararası hukukun üstünlüğü çağrısı ve bölgesel çatışmalara karşı barış talebiyle sona erdi. Eylem, İskandinavya'da artan küresel adalet arayışının bir yansıması olarak kayıtlara geçti.