CHP Kurultayı Soruşturmasında 13 Şüpheli Adliyede: Tutuklama Talebi
CHP Kurultayı Soruşturmasında 13 Şüpheli Adliyede

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 kişi adliyeye sevk edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, 11 şüpheli hakkında tutuklama talebinde bulunulurken, 2 isim için adli kontrol uygulanması istendi.

Sevk Edilen İsimler

Gülhan Aydın, Safi Karayalçın, Suat Dülger, Kalender Özdemir, Özkan Deniz, Halil İbrahim Şahin, Umut Mehmet Sapan, Mehmet Ayıp Demirbüken, Metin Kaya, Gaffar Çiçek ve Ayça Akpek Şenay tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Melda Tanışman Tutan ile Hayati Kaya'nın ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılması talep edildi. Soruşturma kapsamında hakimliğe sevk edilen isimler arasında CHP il ve ilçe yöneticileri, belediye meclis üyeleri ile delegeler de yer aldı. Tutuklama talebiyle sevk edilen şüpheliler arasında eski CHP Eyüpsultan İlçe Teşkilat Başkanı Safi Karayalçın, eski Erzurum CHP İl Başkanı Suat Dülger, İstanbul Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Kalender Özdemir ve CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısı Ayça Akpek Şenay da bulunuyor. Soruşturmaya ilişkin adli sürecin devam ettiği öğrenildi.

Şüphelilerin İfadeleri

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın CHP 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin yürüttüğü soruşturmada 13 şüphelinin ifadesi dosyaya girdi. Şüpheliler suçlamaları reddetse de ifadelerde; belediyelerde işe alımlar, kurultay delegeleriyle temaslar, belediye ihaleleri ve delegelerin çocuklarının işe sokulduğu yönündeki duyumlar dikkat çekti. Özellikle Gülhan Aydın'ın kızının iş arayışı, Melda Tutan'ın aile bireylerinin belediyelerde istihdam bağlantıları, Safi Karayalçın'ın CHP'li belediyelerden aldığı işler ve Metin Kaya'nın Kılıçdaroğlu'na yakınlık beyanına karşılık elde ettiği siyasi pozisyonları dosyanın en çarpıcı başlıkları arasında yer aldı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Ortak Savunma: Menfaat Almadım

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nca yürütülen 2026/64881 sayılı soruşturma kapsamında alınan ifadelerde şüphelilerin neredeyse tamamı aynı çizgide savunma yaptı. Şüpheliler, CHP 38. Olağan Kurultayı sürecinde oy tercihleri karşılığında para, iş, ihale ya da başka bir menfaat sağlanmadığını ileri sürdü. Ancak tutanaklara yansıyan beyanlar yan yana getirildiğinde soruşturmanın odağındaki tablo dikkat çekici hale geldi. Bazı isimler kurultay delegesi olduğunu kabul ederken, bazıları oy tercihini özgür irade ile yaptığını söyledi. Buna karşın aynı ifadelerde belediye istihdamları, belediye ihaleleri, yakın akrabaların işe başlaması, kurultay öncesi ve sonrası temaslar ile delegeler üzerinde etkili olabilecek siyasi ilişkiler ayrı ayrı dosyaya girdi.

Gülhan Aydın: Kızım İş İçin Görüşmüş Olabilir

Dosyanın en dikkat çeken ifadelerinden biri Gülhan Aydın'a ait oldu. Aydın, Özkan Yalım'ın kendisini arayarak kurultayda kimi desteklediğini sorduğunu, ardından çocuklarının çalışıp çalışmadığını öğrendiğini anlattı. Aydın, kızının daha sonra telefonunda Özkan Yalım'la görüşmesini gördüğünü, Yalım'ın kim olduğunu sorduğunu ve iş bulma konusunda yardımcı olabilir mi diye kendisine danıştığını söyledi. Aydın, kızının Özkan Yalım'a CV göndermiş olabileceğini kabul ederken, bunun kendi yönlendirmesiyle olmadığını savundu. Özkan Yalım'ın etkin pişmanlık kapsamında verdiği, çocuklarının CHP'li belediyelerde işe alınması şartıyla Özgür Özel'i destekleyeceği yönündeki iddiasını ise reddetti. Ancak soruşturma kapsamında Aydın, kurultay delegesi olduğunu, Özkan Yalım'la temas kurduğunu, çocuklarının işsiz olduğunun konuşulduğunu ve kızının daha sonra Yalım'la iş için temas kurmuş olabileceğini kabul etti. Bu diyalog zinciri, dosya kapsamındaki iş vaadi karşılığı oy tercihi iddiasını güçlendiren hususlardan biri olarak kayda geçti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Melda Tanişman Tutan: Ailecek Belediyede İstihdam

Melda Tanişman Tutan'ın ifadesi ise adeta belediye istihdamı üzerinden kurulan siyasi ilişki ağını gündeme taşıdı. Tutan, CHP İl Başkan Yardımcısı olduğunu, daha önce Çekmeköy İlçe Başkanlığı yaptığını, eşinin Çekmeköy Belediyesi'nde çalıştığını, erkek kardeşinin ise 2024 Aralık ayında Beşiktaş Belediyesi Fen İşleri biriminde işe başladığını kabul etti. Tutan, kardeşinin işe başlamasının kurultayla ilgisi olmadığını, kurultaydan yaklaşık bir yıl sonra gerçekleştiğini savundu. Ancak aynı ifadede eşinin İBB geçmişi, Çekmeköy Belediyesi özel kalem bağlantısı ve kardeşinin Beşiktaş Belediyesi'ndeki görevi bir araya geldiğinde dosyada dikkat çeken bir nepotizm tablosu ortaya çıktı. Savunma tarafı, kardeşin işe giriş tarihinin geç olmasını kurultay pazarlığı olsaydı bir yıl beklemezdi sözleriyle açıklamaya çalıştı. Fakat soruşturma bakımından mesele yalnızca tarih değil; siyasi görev, belediye kadroları ve aile bireylerinin kamu kaynaklı istihdam hatlarında kesişmesi olarak değerlendiriliyor.

Safi Karayalçın: İki Belediye, İhale ve Kurultay Gölgesi

Safi Karayalçın ifadesinde, 2023 Nisan ayında Beşiktaş Belediyesi'nden açık ihale usulüyle iş aldığını, halihazırda Küçükçekmece Belediyesi'nden de işler almış olduğunu söyledi. Karayalçın, Beşiktaş'tan aldığı ihalenin kurultaydan önce olduğunu, o tarihte kurultay gündeminin bulunmadığını savundu. Ancak dosyadaki dikkat çekici nokta, Karayalçın'ın hem kurultay delegesi olması hem de CHP'li belediyelerle ticari ilişkisinin bulunması ve işler almaya devam etmesi. Karayalçın'ın Beşiktaş Belediyesi'nden alacaklarını tahsil edemediği savunması ise ilişkinin ticari ihtilafa dönüştüğünü gösterdi.

Hayati Kaya'nın Duyumu: Bir Delegenin Oğlu Belediyede İşe Sokuldu

Hayati Kaya suçlamaları reddetti, kendisine herhangi bir menfaat teklif edilmediğini söyledi. Ancak ifadesindeki bir cümle dosyanın en çarpıcı yan notlarından biri oldu. Kaya, Ümraniye il delegelerinden Aydın isimli bir kişinin oğlunun belediyede işe sokulduğunu duyduğunu beyan etti. Kaya bu konuda doğrudan görgüsü olmadığını belirtse de bu beyan, soruşturmanın ana iddiasıyla örtüşen bir duyum olarak kayda geçti. Çünkü dosyanın merkezinde, kurultay sürecinde delegelerin veya yakınlarının belediyelerde işe alınması iddiası bulunuyor.

Metin Kaya'nın Çelişkili Çizgisi: İl Kongresi Sonrası Belediye ve İBB Meclis Üyeliği Görevleri Geldi

Metin Kaya ifadesinde, Kemal Kılıçdaroğlu ile hemşehrilik ve uzaktan akrabalık bağı bulunduğunu, kurultayda oy kullanma hakkı olsaydı Kılıçdaroğlu'nu destekleyeceğini söyledi. İstanbul İl Kongresi'nde de Cemal Canpolat'ın listesinde yer aldığını, ancak listeyi görünce tarafsız kaldığını beyan etti. İşte tam bu noktada Kaya'nın siyasi çizgideki dönüşüm dikkat çekti. Kaya, kurultay sürecinde Özgür Özel lehine delegelere para dağıttığı iddiasını reddetse de sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ümraniye Belediyesi Meclis üyeliği göreve getirildiğini beyan etti.

Kalender Özdemir ve Turgut Koç Hattı: Kahramanmaraş'ta Tesadüfen Özgür Ekibiyle Karşılaştık

Kalender Özdemir, kurultay döneminde aktif görev almadığını, delegelere para dağıtmadığını, Turgut Koç'u ise Ataşehir Belediyesi döneminden tanıdığını söyledi. Gizli tanık ve Turgut Koç beyanlarını reddeden Özdemir, Kahramanmaraş'ta Özgür Özel'in ziyareti sırasında parti binası önünde bulunduğunu ancak bunun tesadüfi olduğunu savundu. Özdemir'in savunması, oradaydım ama organizasyonun parçası değildim şeklinde oldu. Buna karşın Suat Özçağdaş, Turgut Koç bağlantısı ve Kahramanmaraş ziyareti, soruşturmanın delege temasları bakımından dikkat çekici başlıkları arasında yer aldı.

Para Taşıma İddiası ve Gaffar Çiçek'in Savunması

Gaffar Çiçek, Veli Ağbaba'nın yanında çalıştığını, para taşıdığına ilişkin iddiaları reddettiğini söyledi. Gökhan Böcek'in beyanlarında geçen kişi olmadığını savunan Çiçek, Malatya'da yaşadığını, Ankara'ya nadiren gittiğini ve mali profilinin incelenmesi halinde iddiaların doğru olmadığının görüleceğini ileri sürdü. Ancak Çiçek'in, Turgut Koç'u tanıdığını, Gökhan Cumalı'nın Veli Ağbaba İstanbul'a geldiğinde şoförlük yaptığını ve Koç'un çalışanı olduğunu söylemesi dosyadaki kişilerin ilişkiler ağını gösteren detaylar arasında yer aldı.

Ayça Akpek Şenay: Veli Ağbaba'nın Talebi ile Cumali'yi Savundum

Ayça Akpek Şenay, kurultay delegesi olmadığını, Yüksek Disiplin Kurulu üyesi olduğunu ve delegelere menfaat sağlandığına ilişkin bilgi ya da görgüsünün bulunmadığını söyledi. Ancak Gökhan Cumalı'nın sulh ceza sorgusunda müdafiliğini üstlendiğini, bunu kendisinden Veli Ağbaba'nın istediğini kabul etti. Bu beyan, soruşturmanın siyasi ve hukuki destek ağının nasıl işlediğine ilişkin dikkat çekici bir unsur olarak kayda geçti.

Mutlak Butlana Konu CHP 38. Olağan Kurultayı Üzerindeki Şaibeler Büyüyor

13 ifade birlikte değerlendirildiğinde soruşturmanın yalnızca kim kime oy verdi meselesi olmadığı görülüyor. Dosyada belediye kadroları, yakın akrabaların işe girişleri, CHP'li belediyelerden alınan ihaleler, kurultay delegeleriyle temaslar ve para/menfaat iddiaları aynı zeminde birleşiyor. Şüphelilerin tamamına yakını suçlamaları reddetse de ifadelerdeki kesişen başlıklar soruşturmanın seyrini daha da kritik hale getirdi. Özellikle iş vaadi, belediye istihdamı, ihale ilişkisi ve delege iradesinin etkilenmesi iddiaları, CHP 38. Olağan Kurultayı üzerindeki şaibe tartışmasını büyütecek nitelikte görünüyor.