CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Suriye'deki son askeri gelişmelerin bölgedeki ateşkes sürecini daha da hassas bir noktaya taşıdığı uyarısında bulundu. Salıcı, sahada yaşanan hareketliliğin yeni bir çatışma dönemini tetikleyebileceğini ve bunun her iki ülke için de ağır sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Suriye Rejim Güçlerinin İlerleyişi ve SDG'nin Konumu
Oğuz Kaan Salıcı, katıldığı bir televizyon programında önemli açıklamalar yaptı. Suriye merkezi yönetimine bağlı askeri birliklerin Fırat Nehri'nin batısından harekete geçtiğini belirten Salıcı, bu güçlerin Rakka ve Deyrizor hattına doğru ilerlemekte olduğunu aktardı. Bu askeri hareketlilik neticesinde, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolü altında bulunan bölgelerin önemli ölçüde daraldığına dikkat çekti.
Ateşkes Süreci ve Olası Senaryolar
Salıcı, sahada yaşanan bu gelişmenin, dün imzalandığı duyurulan anlaşma ve ateşkes sürecini daha da kritik bir hale getirdiğinin altını çizdi. Ateşkesin bozulması durumunda bölgenin yeniden şiddetli çatışmalara sahne olabileceğini vurgulayan milletvekili, bu durumun hem Suriye'de yaşayan siviller hem de komşu Türkiye açısından en olumsuz senaryo olacağını söyledi.
Suriye'de patlak verebilecek yeni bir iç savaşın kazananı olmayacağını dile getiren Salıcı, sürecin çok ağır insani bedeller ortaya çıkarabileceği uyarısında bulundu. Farklı etnik ve mezhepsel yapıların bir arada yaşadığı Suriye'de güven ortamının zayıf olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin Rolü ve Öncelikleri
CHP'li vekil, Türkiye'nin olası bir askeri müdahalesinin çatışmaları farklı ve daha tehlikeli bir boyuta taşıyabileceği görüşünü paylaştı. Ankara'nın asıl önceliğinin, sınır güvenliğini sağlayacak istikrarlı bir Suriye yönetiminin oluşmasına katkı sunmak olması gerektiğini savundu.
Bu noktada Türkiye'ye düşen görevin, teşvik edici ve kolaylaştırıcı bir rol üstlenmek olduğunu belirten Salıcı, diyalog kanallarının açık tutulmasının ve barışçıl çözüm yollarının desteklenmesinin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi. Sürecin yakından takip edilmesi ve dengeli bir diplomasi izlenmesi gerektiğini vurguladı.