Avrupa Orduları Büyük Eksikliklerle Karşı Karşıya: Rusya ve ABD Etkisi
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı ve ABD'nin Grönland talebi, Avrupa'da güvenlik algısını kökten değiştirdi. Bu gelişmeler, kıtadaki devletleri askeri açıdan ciddi bir yeniden yapılanma ihtiyacıyla karşı karşıya bıraktı. NATO'nun NATO Defence Planning Process (NDPP) çerçevesinde belirlediği kuvvet hedeflerine göre, Avrupa kıtasının 5 büyük ordusunun ciddi eksikleri olduğu gün yüzüne çıktı.
Avrupa Ordularının Karşılaştığı Temel Sorunlar
Avrupa orduları, çeşitli zorluklarla mücadele ediyor. Bu sorunlar şu şekilde sıralanabilir:
- Ciddi envanter açıkları: Silah ve teçhizat eksiklikleri, orduların hazırlık seviyelerini olumsuz etkiliyor.
- Yetersiz personel sayısı: Askeri personel sayısı, NATO standartlarının altında kalıyor.
- Zayıf hava savunma sistemleri: Hava savunma kapasiteleri, modern tehditlere karşı yetersiz görülüyor.
- Donanma eksiklikleri: Deniz kuvvetleri, güncel ihtiyaçları karşılamakta zorlanıyor.
Büyük savaş durumlarına hazırlık seviyeleri, bu eksiklikler nedeniyle tartışmalı bir durumda. Avrupa ülkeleri, askeri kapasitelerini artırmak için acil adımlar atmak zorunda.
Ülkelere Göre Askeri Eksiklikler ve Zorluklar
Avrupa'nın önde gelen ülkeleri, farklı alanlarda zorluklarla karşılaşıyor:
- Almanya: Modernizasyon ve bütçe sorunlarıyla mücadele ediyor. Avrupa'nın geleneksel olarak en büyük konvansiyonel ordusuna sahip olma hedefini resmen ortaya koydu, ancak mevcut durumda bir dizi yapısal eksiklikle karşı karşıya. Örneğin, Almanya'nın savaş uçağı aviyonik filosu için düşük sayılar, NATO'nun gelecekteki taarruz ve hava üstünlüğü görevleri için ideal seviyenin çok altında.
- Fransa: Almanya gibi modernizasyon ve bütçe sorunlarıyla boğuşuyor, askeri altyapısını güncellemek için çaba sarf ediyor.
- İtalya: Personel eksiklikleri ve katmanlı hava savunma sistemlerindeki yetersizliklerle mücadele ediyor.
- Polonya: İtalya'ya benzer şekilde, personel ve hava savunma eksiklikleriyle karşı karşıya, bölgesel güvenlik endişeleri nedeniyle hızlı çözümler arıyor.
Bu durum, Avrupa'nın güvenlik mimarisinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Rusya'nın saldırgan politikaları ve ABD'nin bölgesel talepleri, kıtayı askeri açıdan daha hazırlıklı olmaya zorluyor.