Yunanistan medyası, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına yeniden entegre edilme olasılığının başkent Atina'da ciddi bir endişe ve alarm durumuna neden olduğunu duyurdu. 12 Ocak 2026 tarihinde gündeme gelen haberler, Yunan yetkililerin bu ihtimale karşı bir "B planı" hazırlığı içinde olduğunu ortaya koydu.
Yunan Medyasından Endişe Dolu Haberler
Yunan haber kuruluşu Metrosport, "F-35'ler konusunda Türkiye'ye karşı B planı" başlıklı bir haber yayımladı. Haberde, Washington yönetiminin Ankara'ya F-35 savaş uçaklarını satma veya programla yeniden bütünleştirme ihtimalinin, Yunanistan'ın güvenlik çevrelerinde büyük kaygılara sebep olduğu aktarıldı. Yunan uzmanlar, böyle bir gelişmenin bölgesel dengeyi temelden etkileyebileceği görüşünde birleşiyor.
Ege ve Doğu Akdeniz'de Güç Dengeleri Sarsılabilir
Metrosport'un haberine göre, Türkiye'nin F-35 filosuna kavuşması, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'deki mevcut güç dengelerini önemli ölçüde sarsabilir. Yunan analistler, Atina yönetiminin zaman kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda, alternatif adımları içeren bir "B planı"nın hazırlanması ve Washington'a somut güvenlik garantileri verilmesi için diplomatik baskının artırılması öneriliyor.
Haberde, Türkiye'nin zaten yeterli teknolojik altyapı ve operasyonel kapasiteye sahip olduğu vurgulandı. Bu sayede Ankara'nın, F-35'lerin gelişmiş kabiliyetlerinden faydalanmanın yanı sıra, elde edeceği kritik teknik bilgi birikimini milli muharip uçak projesi KAAN gibi geleceğin yerli projelerine aktarabileceği ifade edildi. Bu durumun, Türkiye'ye uzun vadede ek bir stratejik derinlik kazandıracağı değerlendirmesi yapıldı.
İsrail ve Yunanistan İçin Endişe Kaynağı
Yunan medya organı, Türkiye'nin F-35 programına dönüşünün sadece Yunanistan için değil, aynı zamanda İsrail için de bir "baş ağrısı" oluşturacağını öne sürdü. Gerekçe olarak, bu gelişmenin her iki ülkenin de jeostratejik çıkarlarının kesiştiği Doğu Akdeniz'deki askeri dengeyi doğrudan etkileyecek olması gösterildi. Haberde, Atina'nın bu panik havası içinde alternatif senaryolara hazırlık yapmak için kolları sıvadığı belirtildi.
Sonuç olarak, Türkiye'nin savunma sanayindeki yükselişi ve Batılı müttefiklerle ilişkilerinde yaşanabilecek bir normalleşme, bölgedeki diğer aktörler tarafından yakından ve endişeyle takip ediliyor. F-35 meselesi, sadece bir silah sisteminin temininden öte, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirebilecek stratejik bir hamle olarak algılanıyor.