Türk savunma sanayiindeki yerlileşme atağı, savunma sanayii firmalarının özverili çalışmasıyla her geçen gün yeni bir eşiği atlıyor. Türkiye'nin vizyon projelerine yerli motor tasarlayan TUSAŞ Motor Sanayii'nin (TEI) Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, milli muharip uçak KAAN'ın motoru olacak TF-35000 projesinde gecikme olmadığını ve sürecin planlandığı gibi ilerlediğini söyledi.
KAAN Motoru TF-35000'de Son Aşamaya Gelindi
Akşit, KAAN motorunun son kritik detayların eklenileceği noktaya geldiğini kaydetti. Akşit, Tasarım Gözden Geçirme aşamasının tasarım açısından bakıldığında motorun çalışmasından önceki son kritik tasarım aşaması olduğunu anlattı.
Dünya Klasmanında Zirve: TF-35000 Projesi
KAAN'ın motoru TF-35000 projesine ilişkin bilgi veren Akşit, Gecikme ya da süre sarkması yok. Süreç planlandığı gibi ilerliyor dedi. Motor geliştirme uzun bir süreç olduğunu vurgulayan Akşit, Eurofighter motorunun en az 17 yıl, Tornado motorunun yaklaşık 20 yıl sürdüğünü belirtti. Türkiye'de de sürecin doğal ilerlediğini ifade etti.
Örneğin; Gökbey helikopteri Platform imzası 2012'de, motor proje imzası 2017'de, ilk uçuş 2023'te gerçekleşti. 6 yıl 3 haftada uçmuşuz. Rakip motorlar 8.5 yılda uçuyor. Yani gecikme yok, aksine hızlıyız diye konuştu.
Akşit, beşinci nesil bir motor yaptıklarını ve bu motorun artyakıcı kullanmadan süpersonik hızlara ulaşabilen bir motor olduğunu söyledi. Bu işin nirvanası. TF-35000, dünya klasmanında zirve ifadelerini kullandı. Şu anda yalnızca tasarım ekibinin 1700 mühendisten oluştuğunu, üretim mühendisleriyle birlikte bu sayının binlerce kişiye ulaştığını ekledi.
PD-200 Motoru: Deniz Şartlarına Uygun Hale Getirildi
Akşit, Bayraktar TB3'ün motoru olarak planlanan PD 200'ün deniz şartlarına uygun hale getirilmesi için de hummalı bir çalışma yürütüldüğünü belirtti. PD-200'ü geçtiğimiz yıl geliştirdiklerini ve yeni bir motor olduğunu söyledi.
PD-170 ile PD-200 arasındaki farkın genelde 25 beygir artırıldı gibi algılandığını ancak mesele olmadığını vurguladı. 100'den fazla parça değiştirildiğini ve dişli kutusunun tamamen yeniden tasarlandığını açıkladı.
Bunu neden yaptıklarını açıklayan Akşit, Çünkü TB3 için 200 beygirlik bir motor talebi vardı. Biraz daha güçlü olursa gemiden daha fazla yükle kalkabilecekti dedi. İhtiyaca göre motorun gücünü artırdıklarını ve 200 beygir sınıfına çıkardıklarını belirtti.
Ancak burada ikinci önemli konunun motorun deniz ortamına uygun hale getirilmesi olduğunu söyledi. Deniz ortamının çok agresif olduğunu, kuvvetli rüzgârla birlikte denizden kopan tuzlu su zerreciklerinin her yere nüfuz ettiğini ifade etti. Marin motorların, karada kullanılan motorlardan bu nedenle farklı olduğunu vurguladı.
PD-200'ün ilk marin motor çalışmaları olduğunu belirten Akşit, motoru deniz ortamına uygun hale getirdiklerini söyledi. Bunun için 100'den fazla parçayı yeniden tasarlamak ve malzemelerini değiştirmek zorunda kaldıklarını açıkladı.
Hedeflerinin tuzlu ortama dayanıklı, uzun ömürlü bir motor elde etmek olduğunu belirtti. Bu kapsamda askeri standartlarda tuz testi yaptıklarını söyledi. Motorun 96 saat boyunca tuz test odasında kaldığını ve çıkardıklarında her tarafının tabaka tabaka tuzla kaplı olduğunu ifade etti.
Bu halde çalıştı. Şans olabilir dedik, ikinci kez aynı teste soktuk. Yine çalıştı diyen Akşit, bu durumun motorun normal deniz şartlarında sorunsuz çalışacağını gösterdiğini vurguladı. PD-200'ün TB3 ile birlikte envantere girmeye hazır hale geldiğini söyledi.
Yeni Motorlar Envantere Girdi
Akşit, AKSUNGUR ile PD170, Bayraktar TB3 ile PD200 olmak üzere iki yeni motorlarının geçen yıl envantere girdiğini aktardı. T700 motorunda da 100. teslimatı yaptıklarını belirtti. ATAK'ın motoru TS1400'de ise seri imalat aşamasına geldiklerini bildirdi.