Kara Kuvvetleri'nde İhale Skandalı: 5 Tutuklama, 23.5 Milyon TL Zarar
Kara Kuvvetleri'nde İhale Soruşturması: 5 Tutuklama

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı bir soruşturma, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki askeri taşıma ihalelerinde ciddi usulsüzlükler ve yolsuzluk iddialarını ortaya çıkardı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheliden 5'i tutuklanırken, oluşan kamu zararının 23 milyon 578 bin Türk Lirası olduğu belirlendi.

İhale Sürecinde Tespit Edilen Usulsüzlükler

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Askeri Suçlar Soruşturma Bürosu'nun çalışmaları, 2019-2024 yılları arasında Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı'na bağlı birimler tarafından yürütülen askeri yük ve yolcu taşıma hizmet alımlarında düzensizlikler olduğunu gösterdi. Soruşturma, Lojistik Yönetim Başkanlığı Ulaştırma Yönetim Şube Müdürlüğü çalışanları ile firma yetkilileri arasında menfaat sağlamaya yönelik anlaşmalar yapıldığını ortaya koydu.

Yapılan incelemelerde, toplam 18 ayrı ihaleye ilişkin hak ediş belgelerinde, araç ve kilometre bilgilerinin kasıtlı olarak yanlış yazıldığı tespit edildi. Bu hileli işlemler neticesinde firmalara gereğinden fazla ödeme yapıldığı anlaşıldı. Milli Savunma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerinin hesaplamaları, söz konusu usulsüzlüklerin neden olduğu finansal kaybın boyutunu net bir şekilde gözler önüne serdi.

Gözaltılar ve Tutuklamalar Gerçekleşti

Başsavcılığın talimatı doğrultusunda harekete geçen kolluk kuvvetleri, 'Edimin ifasına fesat karıştırma' ve 'Rüşvet' suçlarından 21 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüpheliler arasında, ilgili birimde görev yapan 6 askeri personel ile firma sahibi, yetkilisi ve firma adına imza atan 15 kişi yer aldı.

Savcılık işlemlerinin tamamlanmasının ardından Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen şüphelilerden 16'sı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Hakim, 5 şüphelinin ise tutuklanmasına karar verdi. Tutuklamalar, soruşturmanın ciddiyetini ve delil durumunu gözler önüne serdi.

Kamu Zararı ve Soruşturmanın Önemi

Ortaya çıkan tablo, kamu kaynaklarının etkin ve şeffaf kullanımının ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. 23 milyon 578 bin liralık maddi zarar iddiası, denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması gerekliliğini de beraberinde getiriyor. Soruşturmanın, savunma harcamaları gibi hassas bir alanda yürütülüyor olması, olayın ayrı bir boyutunu oluşturuyor.

Yargı sürecinin, tüm detaylarıyla aydınlatılması ve adaletin tecelli etmesi bekleniyor. Bu tür operasyonlar, devlet kurumlarındaki olası düzensizliklere yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünün de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.