İran'da son dönemde yaşanan toplumsal olaylar ve küresel gerilim ortamı, Tahran yönetiminin askeri kapasitesini bir kez daha gündeme getirdi. Dünyada artan savaş ve gerilim havası, birçok ülkeyi silahlanmaya ve askeri yatırımlarını artırmaya yönlendirirken, İran'ın bu tablodaki yeri de merak konusu oldu. Peki, İran'ın askeri gücü ne durumda ve dünyanın en güçlü orduları sıralamasında kaçıncı sırada yer alıyor?
İran'ın Askeri Personel Gücü ve Dünya Sıralaması
İran, insan kaynağı açısından önemli bir askeri potansiyele sahip. Ülkenin yaklaşık 610.000 ila 650.000 arasında aktif asker personeli bulunuyor. Bu sayı, İran'ı dünya genelinde ilk 15 ülke arasına sokuyor. Ayrıca, 350.000 civarında yedek asker gücü de İran ordusunun insan kaynağı envanterini tamamlıyor.
Hava Kuvvetleri ve Savunma Sanayii: Eski Teknoloji ve Yerli Çözümler
İran'ın hava kuvvetleri, uzun yıllardır devam eden uluslararası ambargoların etkisiyle büyük ölçüde eski sistemlerle faaliyet gösteriyor. Envanterinde, 1979 öncesi edinilmiş ABD yapımı uçaklar (1970'lerden kalma F-14'ler gibi) ve çeşitli Sovyet/Çin modelleri ağırlıkta. Ancak Tahran yönetimi, bu teknolojik açığı kapatmak için yerli kaynaklara yöneldi.
Son yıllarda, dünyayı şaşırtan 'Şahid' serisi insansız hava araçları (İHA'lar) ve hipersonik füze iddialarıyla adından söz ettiren İran, savunma sanayiinde önemli mesafe kaydetti. Aynı zamanda, Rusya'dan Su-35 savaş uçağı alımı gibi modernizasyon adımları da gündemde. Bu gelişmeler, İran'ın havadaki yeteneklerini çeşitlendirme çabasının bir parçası olarak görülüyor.
Savunma Sanayiinin Dayanıklılığı ve Genel Değerlendirme
Peki, İran'ın yerli savunma sanayii bir çatışma durumunda ne kadar dayanıklı? Ambargo koşulları altında geliştirilen sistemler, ülkeyi belirli bir ölçüde kendine yeterli hale getirmiş durumda. Özellikle drone ve roket teknolojilerinde gösterdiği ilerleme, İran'ı bölgesel bir askeri aktör olarak öne çıkarıyor. Ancak, hava kuvvetlerindeki eski platformlar ve lojistik zorluklar, uzun soluklu bir konvansiyonel çatışmada ciddi sınamalar yaratabilir.
Sonuç olarak, İran askeri gücünü kalabalık personel sayısı, gelişmekte olan yerli savunma sanayii ve bölgesel caydırıcılık sağlayan füze/İHA programları üzerine inşa ediyor. Küresel ordular sıralamasında, sahip olduğu insan gücü ve asimetrik kabiliyetler sayesinde üst sıralarda yer almayı sürdürüyor. Orta Doğu'da ise geleneksel ordular arasında önemli bir güç olarak konumlanıyor. Yaşanan iç ve dış dinamikler, Tahran'ın askeri yatırımlarını ve modernizasyon çabalarını daha da hızlandırabilir.