İsrail Basını Kabul Etti: Türkiye Artık Yükselen Değil, Yeni Bir Güç
İsrail Basını: Türkiye Yükselen Değil, Yeni Güç

İsrail merkezli önemli bir savunma yayını, Türkiye'nin savunma sanayisindeki konumunu yeniden tanımladı. Defense Update isimli internet sitesi, yayınladığı kapsamlı analizde, Ankara'nın artık bir "yükselen güç" olarak değil, tesis edilmiş "yeni bir güç" olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.

Derin Bir Dönüşümün Vitrini

Analiz, Türkiye'nin küresel savunma sahnesindeki yükselişinin sadece Bayraktar TB2 gibi insansız hava araçlarıyla sınırlı olmadığının altını çiziyor. Dağlık Karabağ, Suriye, Libya ve Ukrayna'daki çatışmalarda gösterdiği başarılar, Türk savunma ürünlerini dünya gündemine taşımış olsa da, İsrailli analistlere göre bu başarılar çok daha kapsamlı bir dönüşümün sadece görünen yüzü.

Haberde, Türkiye'nin uzun vadeli ve devlet destekli bir strateji izleyerek, sadece tek bir ürün grubunda değil, küresel ölçekte rekabet edebilen bütüncül bir savunma sanayii ekosistemi inşa ettiği belirtiliyor. Bu sistem, araştırma-geliştirmeden üretime, satış sonrası destekten uluslararası işbirliklerine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Hedef: En Büyük 30 Arasında Yer Almak

İsrail basını, Türk savunma sanayisinin somut hedeflerine de dikkat çekiyor. Analize göre, Türkiye'nin on yılın sonuna kadar dünyanın en büyük 30 savunma şirketi arasına en az bir Türk firmasını sokma hedefi artık teorik olmaktan çıkmış durumda.

Bu iddiayı destekler nitelikte, ASELSAN, TUSAŞ (TAI), ROKETSAN, MKE ve ASFAT gibi Türk savunma sanayii şirketlerinin, saygın yayın Defense News'in 2024 yılı "Top 100" listesinde yer alması gösteriliyor. Bu başarı, sektördeki küresel sıralamada kaydedilen ilerlemenin açık bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Beş Temel Gerçekle Güçlenen Strateji

Defense Update analizinde, Türkiye'nin savunma sanayisindeki hızlı yükselişini ve stratejik derinliğini ortaya koyan beş temel gerçeğin altı çiziliyor. Bu maddeler, ülkenin sadece bölgesel bir aktör olarak değil, aynı zamanda üst düzey küresel bir askeri teçhizat üreticisi olarak rolünü nasıl sistematik bir şekilde yeniden şekillendirdiğini açıklıyor.

Sonuç olarak, İsrail basınındaki bu değerlendirme, Türk savunma sanayisinin uluslararası algısındaki köklü değişimi gözler önüne seriyor. Yayın, Ankara'nın artık "yükselen" sıfatını geride bırakarak, dünya savunma dengesinde etkisi giderek artan yeni ve yerleşik bir güç merkezi haline geldiği yönündeki tespitiyle dikkat çekiyor.